WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2779 E.  ,  2024/5236 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1567 Esas, 2023/435 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/806 E. 2022/425 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin müteveffa ...'ın oğlu ve mirasçısı olduğunu, davalı tarafından müteveffanın en büyük hissedarı olduğu ... Ltd. Şti. hakkında 22.09.2008 tanzim ve 03.11.2008 vade tarihli 700.000,00 TL bedelli bonodan dolayı İzmir 22. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6281 E. sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibe konu bonoda borçlu görünen müteveffanın hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, senedin geçersiz olduğunu, müteveffaya vasi atandığını, davalının müteveffanın damadı olduğu ve kötü niyetli olarak senedi takibe koyduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.İzmir 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/593 E. sayılı dosyasında; tereke temsilcisinin atanması ve bu temsilcinin davada tarafları temsil etmesi için 17.04.2018 tarihinde Av. ...'in temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın davacı dışında başkaca mirasçıları daha bulunduğunu, davanın senedin düzenlenme tarihinden 8 yıl sonra açıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının takip dosyası kapsamında borçtan hissesine düşen miktarı kabul ettiğini, bononun 22.09.2008 tarihli protokole istinaden müteveffanın birikmiş borçları nedeniyle senedi düzenlediğini, davalının müteveffadan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesinden alınan 22.02.2019 tarihli 1023 sayılı raporla muris ...'ın 22.09.2008 tarihinde hukuki ehliyetine haiz olmadığının bildirildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 77 ile 82 nci maddeleri arasında düzenlenen sebepsiz iktisap hükümlerine göre hacir altına alınan kişinin karşı tarafın aleyhine olacak şekilde kendi mal varlığında meydana gelen sebepsiz zenginleşme oranında sorumlu olacağı, senedin düzenlendiği tarih olan 22.09.2008 tarihinde borçlu keşideci ... ve Avukatı ....’ın da katılımıyla 22.09.2008 tarihli protokolün düzenlendiği, protokole konu edilen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/135 E. sayılı dosyasıyla davalı ... yönünden davanın reddine karar verilip, bu kararın kesinleştiği, böylece davalı ...'ın bu dosya yönünden sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edildiği, taraflar arasında düzenlenen 22.09.2008 tarihli protokoldeki 6. madde hükümlerine göre ...’ın almış olduğu 250.000,00 TL borç dışında başkaca borcun bulunmadığı, 700.000,00 TL'lik senedin 250.000,00 TL dışındaki kalan kısmının belirtilen Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyasındaki borcun teminatı olduğu, davanın ret ile sonuçlanmış olması nedeni ile davalıdan talep edilebilecek her hangi bir borç bulunmadığı, dolayısıyla davacıların murisinin bononun 250.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu, davacıların şirket yetkilisi temsilcisi olduğuna dair herhangi bir belge ve şirket adına bir vekâletname sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 700.000,00 TL'lik bononun 450.000,00 TL'lik kısmından dolayı ... mirasçısı sıfatıyla borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin kısmına dair talebin reddine, davacının ... Ltd. Şti. adına açmış olduğu davada davacıların şirket yetkilisi temsilcisi olduğuna dair herhangi bir belge ve şirket adına bir vekâletname sunulmadığından bu konudaki talebinin reddine, kötü niyet tazminat şartları gerçekleşmediğinden bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 250.000,00 TL'sının davalı tarafından murise ödendiğine dair banka dekontu ya da yazılı bir belge bulunmadığını, muruisin imza tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı kesin olan protokol hükmünün bu hususta delil teşkil etmeyeceğini, vekilinin imza atmasının protokolü geçerli hale getirmeyeceğini, davalının protokole konu dosyalar yönünden ve başkaca hiçbir ödeme yapmadığından, yine protokol gereği muris mirasçılarına senedi iade yükümlülüğü söz konusu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçe hakkının ihlal edildiğini, menfi tespit davasının konusunu oluşturan bononun 22.09.2008 tarihli protokole istinaden düzenlendiğini, davalının protokolde belirtilen dava dosyası sebebiyle murise 450.000,00 TL ödeme yaptığını ve 250.000,00 TL önceden borç verdiğini, protokolün 3. maddesinde de belirtildiği üzere ... yüklenici .... ile olan inşaat sözleşmesinin feshi gereğince kendi payına düşen dört adet dairenin iki adetini ...'ın istediği kişilere devredildiğini, bedelinin ... tarafından alındığını, ...'ın tasarrufi işlem yapma ehliyeti bulunmadığı iddiasının dürüstlük kuralına, yasaya ve hukuka aykırı olup hakkın açıkça kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, senedin dayanağı protokolün vekiller tarafından da imzalandığını, davacı ...'ın aslı icra dosyası içinde bulunan 14.01.2013 tarihli dilekçesi ile İzmir 22. İcra Müdürlüğünün 2008/6281 E. sayılı dosyasındaki borçtan hissesine düşen miktarı kabul ve bu borca bir itirazı olmadığını açıkça beyan ettiğini, bu beyanın dikkate alınmadığını, dava konusu senedin sebepten mücerret olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu bononun taraflar arasındaki protokolün 6.d. maddesine göre düzenlendiği, protokole konu davanın davalı lehine sonuçlanması nedeni ile davalının ödemesi gereken bir borç bulunmadığı, davacının takip dosyası kapsamındaki borcu kabul beyanı ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının murisi olan dava dışı ...'ın düzenlediği bononun, düzenlenmesi tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi ve devamı hükümleri, 114 üncü maddenin atfıyla 65 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 ve 15 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.