WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2778 E.  ,  2024/5312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/557 Esas, 2023/206 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/460 E., 2020/242 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014/83997 numaralı "... SİGORTA" markasını 36.sınıfta 01.10.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, markayı aktif bir biçimde kullandığını ve bu marka ile ticari faaliyetine devam ettiğini, www.ekosigorta.com.tr alan adlı internet sitesinin de müvekkiline ait olduğunu, davalının da müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, yürüttüğü ticari faaliyetler kapsamında "... SİGORTA" ibaresini kullandığını, ancak davalının bu kapsamda sahip olduğu tescilli bir marka hakkı bulunmadığını, davalının bu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, nitekim müvekkili tarafından davalıya Kadıköy 25.Noterliğinin 05.07.2018 tarih ve 3083 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek kullanıma son vermesi istenmiş ise de, davalının haksız eylemlerine devam ettiğini, davalının aynı zamanda www.ekosigorta.com alan adlı internet sitesini de kullandığını, bu konuda e-tespit yaptırdıklarını belirterek, davalının davacıya ait marka haklarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, www.ekosigorta.com alan adının kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalıya ait evrak, tabela, broşür, etiket, ambalaj, fiş, fatura ve benzeri malzemelerde yer alan davacıya ait markanın çıkartılmasına ve silinmesine, bu mümkün değilse davacının markasını içerir, ticari amaç taşıyan her türlü belgenin imhasına, verilecek kararın günlük bir gazete veya benzer vasıta ile ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, 01.12.2020 tarihli duruşmada; bilirkişi raporu ile davacının davasını ispatlayamadığının sabit olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanı ve internet sitesi alan adı kullanımının davacıdan çok daha eski tarihe dayandığını, tecavüzün söz konusu olmadığını belirterek, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli marka hakkı sahibinin bu işareti önceden beri marka veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi bu işareti kullanmaktan men etmesinin mümkün olmadığı, aynı hususun Türkiye'nin de taraf olduğu TRIPS Anlaşması 16/1. maddesi son cümlesinde "tescilli marka hakkının önceden tanınmış haklara zarar veremeyeceği" şeklinde düzenlemenin de mevcut bulunduğu, bu nedenle davalının önceye dayalı hak sahibi olduğunu derdest işbu davada def’i olarak ileri sürebileceği, alınan bilirkişi raporu, davalı şirketin tescil tarihinin, alan adının tahsis ve kullanma tarihlerinin davacının marka tescil başvurusundan çok önceye dayandığı anlaşılmakla, davalının eylemleri davacının marka haklarına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince alınan rapor ve ek raporda iltibas tehlikesinin bulunmadığı şeklinde görüş beyan edilmişse de, ticaret unvanını aşar derecede markasal kullanım bulunup bulunmadığının incelenmediğini, davalı tarafın unvanını markasal kullandığından kullanımının müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğini, bilirkişilerce davalının tescilsiz kullanımı ile müvekkiline ait marka arasındaki benzerlik ve unvansal kullanımı aşan markasal kullanım tespiti yapmak gerekirken sadece alan adlarına ilişkin inceleme yapıldığını, markaların benzerliği nedeniyle iltibas incelemesi yapılmadığını, bu yönde emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, davalının ticaret unvanını mal ve hizmetlerinde kullandığını, internet sitesine koyduğunu, unvansal kullanımı aşacak şekilde markasal kullandığını, davalının Ticaret unvanında ... Sigorta ibaresi yer alsa da, bu husus tüzel kişiliği ayırt etmekte kullanıldığını, marka olarak kullanım hakkı tanımadığını, eksik değerlendirme ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile karar verildiğini beyanla, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların sigortacılık ile iştigal ettiği, davacı adına 36.sınıfta "sigorta hizmetleri" için 17.10.2014 başvuru tarihli, ... numaralı "... SİGORTA" ibareli marksının tescilli olduğu anlaşılıyorsa da; mahkemece alınan bilirkişi rapor ve ek raporundan, davalının www.ekosigorta.com alan adlı alan adının 28.01.2004 tarihinde davacının alan adından önce tahsis edildiği, internet sitesi içeriği ve arşiv kayıtlarının incelenmesinde 28.01.2011 tarihli arşiv kaydında internet sitesi başlık ve logo kısmında "... Sigorta" kelimelerinin kullanıldığı ve davalının 36. sınıf yönünden ... SİGORTA markasının kullanım suretiyle öncelik hakkına sahip olduğu anlaşılmakla, davacı tarafça davalının kullanımının önlenmesi ve refi talep edilemeyeceğinden, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.