11. Hukuk Dairesi 2023/2773 E. , 2024/5574 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/426 Esas, 2023/82 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/585 E., 2020/189 K.
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, men-i ve ref-i ile tazminat talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin konut ve iş yeri zemin dekorasyonu alanında faaliyet gösterdiğini, özellikle halı konusunda uzmanlaştığını, 19.02.2002 tarihinde ZEN markasını 2002/32563 numara ile tescil ettirdiğini, iş yerinde reklam panolarında tabela ve vasıtalarında kullandığını, hizmet kalitesinin haklı bir üne kavuştuğunu, davalıların da halı sektöründe faaliyet gösterdiğini, sundukları belgelerden de görüldüğü üzere ZEN ibaresini tescilli markaymış gibi sattıkları ürünlerde maliye damgalı satış fişlerinde kullandıklarını, bu suretle haksız rekabete yol açtıklarını, Zen Halı ...-... Ortaklığı isimli ticari işletme sahipleri olan davalıların Zen Halı ibaresini özellikle Zen Halı İstanbul şeklinde ürünlerinde kullanmalarının müvekkili şirketin markasına açık tecavüz oluşturduğunu bu suretle haksız rekabete yol açtığını, davalıların hem Sultangazi'de, hem İstanbul Kağıthane’de yer alan ticari işletmelerinde müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiklerini, müvekkiline ait tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi müvekkilin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinin piyasaya arzı sırasında kullandıklarını, müvekkilinin tescilli markasına son derece benzeyen ZEN ibaresini bilerek iltibas yaratmak amacıyla kullandıklarını bu hususun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 29 ve 30 uncu maddelerine aykırı olduğunu, müvekkilinin tescilli markasının izin olmadan işletme adı ve ticari unvan olarak kullanılmasının haksız rekabet nedeni ile markaya tecavüz oluşturduğunu, bu durumun değişik iş dosyası ile tespit edildiğini, bu nedenlerden ötürü markaya tecavüzün önlenmesi ve meni, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesini, reklam vasıtası basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, hükmün ilanını, şimdilik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 66/c maddesi uyarınca hesaplanacak 1.000,00 TL maddi tazminatın, 25.000,00 TL manevi tazminatın ticari faizi ile tahsilini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili; maddi tazminat talebini ıslah ederek 37.709,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; Artemis halı ibaresi altında ticari faaliyet gösterdiğini, ZEN ibaresinin genel bir ibare olduğunu, kartvizit ve siparişlerde markasal olarak kullanmadığını, iyi niyetli olarak tespit yapıldığında da ZEN ibaresi içeren tüm kullanımları internet kullanımı dahil kaldırdığını, karşı tarafla sulh olmaya da hazır olduğunu beyan etmiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; diğer davalının beyanlarına katıldığını, herhangi bir markasal kullanım olmadığını, sulh olmak istediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 19.12.2002 başvuru tarih ve 2002/32563 numarası ile 27, 41 ve 43. sınıflarda tescilli ZEN markasının maliki olduğu, davacı şirketin elinde tescilli marka bulunduğu sürece markasına vaki tecavüzün önlenmesini isteme hakkına sahip bulunduğu, Sınai Mülkiyet Hukukunda bir kişinin elinde marka tescil belgesi ve tescilli ticaret unvanının bulunması halinde marka hakkına dayalı, TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümlerine ve TTK’nın ticaret unvanının korunmasına ilişkin hükümlerine göre talepte bulunmasının mümkün olduğu, davalıların iş yerinde halılar, kilimler, basılı evraklarda, kartvizit, fatura ve sipariş formlarında “zenhalı" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, tabelalarda kullanıma rastlanmadığı ancak davalıların kendilerine ait olduğunu beyan ettikleri sosyal medya hesapları üzerinde ürün görselleri ile birlikte kullanılan “zenhalı” ibaresinin markasal kullanım olduğu, davalıların bu kullanımlarının esas unsuru olan Zen ibaresi ile davacı şirketin tescilli Zen+şekil markasının esas unsurunun birebir aynı olduğu, markalar bütün olarak değerlendirildiğinde tüketici nezdinde karıştırmaya ve/veya iki markanın tek bir işletmeye ait seri marka olduğu ve/veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağ bulunduğunu düşünmeye yol açabileceği ve iltibas oluşturmaya müsait olduğu, bu yönüyle de marka hakkına tecavüz-fiillerinin gerçekleştiği yine davalıların bu kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiği ödenmesi gereken lisans ücretinin 37.709,14 TL hesaplandığı davalılarının bu miktardan yarı yarıya sorumlu bulundukları, davalılar için ayrı ayrı taktiren 5.000,00 TL olmak üzere manevi tazminat talebi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ARTEMİS HALI ibaresi altında ticari faaliyet gösterdiğini, halıların ve tabelaların hiçbirinde ZEN ibaresi bulunmadığını, instagram hesabının müvekkillerine ait olduğunun resmi şekilde tespit edilemediğini, Zen ibaresinin genel ibare olduğunu ve bu ibarenin siparişlerde kullanılmadığını, markasal kullanım ve hak ihlali olmadığını, iki marka arasında ortak olan unsurun iltibasa yol açacak şekilde bir benzerlik yaratmadığını, raporun Yargıtay kararları ile çeliştiğini, maddi ve manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığını, davacının markayı ciddi kullanıp kullanmadığı, davayı açmakta kötü niyetli olup olmadığı hususlarının araştırılmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır markayı kendi belirttiği şekilde kullandığını, davacının sessiz kaldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde netice-i talebinde haksız rekabetin tespiti ve meni talebi bulunmadığı ve fakat mahkemenin taleple bağlılık ilkesi gereğince değerlendirme yapması gerekirken talep aşılarak haksız rekabete hükmolunması doğru görülmemiş, davalıların ihlal süresine göre (bir aylık) tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken 2018 yılı cirosunun tamamına hükmolunması yerinde görülmemiş, hükmolunan toplam 10.000,00 TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğu dikkate alınarak manevi tazminata ilişkin istinafın da kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili taktir edilmiş, davacının dava dilekçesinde davalıların Zen Halı ...-... Ortaklığı isimli ticari işletme sahipleri olduğu belirtilerek tazminat miktarının davalılardan birlikte tahsilini talep ettiği, davalıların "... ... Ortaklığı" olarak adi ortaklık şeklinde faaliyet sürdürdükleri, maddi ve manevi tazminattan birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği gerekçesi ile istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalıların ZEN ibaresini izinsiz ve yetkisiz şekilde markasal olarak kullandıkları, bu eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, men'ine, davalılara ait ZEN ibaresinin bulunduğu basılı evraklar, kartvizitler, irsaliye, fatura ve sipariş formlarının masrafı davalılardan alınmak suretiyle toplatılmasına ve imhasına, 3.159,09 TL maddi tazminatın; 1.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 26.12.2018 tarihinden, kalanının ıslah tarihi olan 24.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 26.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bölge adliye mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalılara ait Zen Halı İstanbul ibareli markanın, davacıya ait 2002/32563 tescil numaralı ZEN+şekil markasına yönelik markaya ihlal ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi-manevi tazminatın davalılardan tahsili ve hükmün ilanına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun 29 ve 30 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 34.550,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminat talebi olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,00 TL’nin altında kalmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!