11. Hukuk Dairesi 2023/2771 E. , 2024/5260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/689 Esas, 2023/325 Karar
HÜKÜM/KARAR : Yeniden esas hakkında hükümle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/15 E., 2020/380 K.
Taraflar arasındaki fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan yayınevinin davacının eserlerine ilişkin tanıtım faaliyetlerini yerine getirmemesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu sözleşmelerin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) dayanmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı Kanun) 487 inci maddesinde yer alan yayım sözleşmesi niteliğinde olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili ile davalı Yakamoz Kitap Yay. Hiz. Tic. Ltd. Şti. arasında ilk olarak "Bayan Süper Kahraman" isimli kitap için 18.06.2016 tarihinde beş yıllık bir sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeye göre davalı tarafıdan yapılacak ödemenin " kitabın dağıtım yapılan adedi üzerinden satılan her bir kitap başına %5 telif ücreti" şeklide kararlaştırıldığını, ilk baskı için 26.01.2016 'da 3.150,00 TL'nin davalı tarafından müvekkiline ödendiğini, akabinde Bursa Kitap Fuarı'nda 19.03.2017 tarihinde kitabın imza gününün gerçekleştirildiğini, kitabın ilk kararlaştırılan şekilde değil de farklı bir şekilde basıldığının müvekkili tarafından tespit edildiğini bu durumun da 6098 sayılı Kanun'un 493 ncü maddesinin ikinci fıkrası "Yayımcı, eser sahibine eserini iyileştirme, haleflerine de güncelleştirme imkanı vermeden yeni bir basım yapamaz ve onu çoğaltamaz" hükmünü açıkça ihlal ettiğini, müvekkilinin 06.09.2017 tarihinde ve son kez 15.11.2017 tarihinde davalıya telif ücreti ödemesi gerektiğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı 17.11.2017 tarihinde müvekkiline Bayan Süper Kahraman'ın ikinci baskısı için 2.631,00 TL ödediğini, bununla birlikte bahsedilen kitabın devamı niteliğinde Bay Süper Kahraman'ın yazıldığını, bu kitap için de 12.01.2017 tarihinde taraflar arasında yine beş yıllık bir sözleşme daha imzalandığını, bu sözleşmeye göre 5000 adet kitap basıldığını ve telif ücretinin kitabın dağıtım yapılan adeti üzerinden satılan her bir kitap başına 1 TL şeklinde olarak ve ödemenin dağıtımdan 6 ay sonra gerçekleştirilmesinin kararlaştırıldığını ve bu kitap için de davalının müvekkiline 17.11.2018 tarihinde 4.000,00 TL ödediğini, davalı tarafından 15.11.2017 tarihinde sözleşmenin tek taraflı haksız bir şekilde fesh edildiğini, bu nedenle 5 yıl devam edecek olan sözleşmelerden müvekkilinin kazanması gereken bedeli temin edemediğini ileri sürerek sözleşmenin süresinden önce davalı tarafından haksız feshedilmesinden kaynaklanan maddi ve manevi kayıpları için 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı yanın fesih tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı yanın fesih tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müvekkilinin kitapları ile özdeşleşen kitap görsellerine ilişkin kullanım hakkının müvekkili üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Yakamoz Kitap Yay. Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin, 2005 yılında ticaret siciline tescil ile yayın dünyasında faaliyetlerine başladığını ve 12 yıl boyunca başarılı atılımlar gerçekleştirerek yayıncılık piyasasında saygın bir konum edinmiş bir tüzel kişilik olduğunu, 12 yıllık faaliyet dönemi boyunca dünya klasiklerinden çağdaş yazarlara kadar geniş bir yelpazede başarılı bir yayıncılık hayatı sürdürdüğünü, davacı ... ile müvekkili arasında 18.08.2016 tarihinde “Bayan Süper Kahraman”, 12.01.2017 tarihinde ise “Bay Süper Kahraman” eserlerini konu alan, tarafların aralarında “Eser Sahibi Telif Sözleşmesi” olarak adlandırdığı süresi beş yıl olan sözleşmeler akdedildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde davacı tarafından bahsi geçen sözleşmelerin 6098 sayılı Kanun uyarınca birer “yayım sözleşmesi” niteliğinde olduğu iddia edilse de, sözleşmelerin 5846 sayılı Kanun’da zikredilen mali hak çeşitlerinin tamamını kapsar şekilde işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve yayınlama haklarının yayıncı müvekkile devrini öngörmesi taraflar arasındaki sözleşmelerin hukuki niteliğinin mali hak devir sözleşmesi olduğunu göstermekte olduğunu, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan ihtilaflara 6098 sayılı Kanun'da öngörülen yayım sözleşmesi hükümleri değil, 5846 sayılı Kanun’da öngörülen mali hakların devri hükümleri uygulanması gerektiğini, bu nedenle görevli Mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürerek davanın görev nedeni ile reddine, ayrıca davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin geçerliliğini koruduğu, fesih sözleşmesi içeriğinin tek taraflı bir irade beyanı şeklinde olmadığı, sektörel uygulamalar ve FSEK hükümleri uyarınca davalı yayınevinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, kanun ve sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle davacının uğramış olduğu bir zararın tespit edilemediği, taraf iddia ve savunmaları, tüm dosya kapsamında sunulan deliller, denetim ve hüküm kurmaya elverişli 04.03.2020 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında subut bulmayan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davanın yayım sözleşmelerinin davalı yanın haksız olarak feshetmesinden ve davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesinden kaynaklandığını, iki raporun da detaylı incelemeye dayanmadığını, bilirkişilerin Hakim gibi değerlendirmelerde bulunamayacağını, raporlardaki değerlendirmelerin özel veya teknik herhangi bir bilgi içermediğini, davalı şirketçe düzenlenmiş olan fesih protokolünün tek taraflı olarak imzalanmasının geçerlilik doğurmadığı kanaatine varılmış olsa da, davalı şirket tarafından gönderilmiş olan mesaj metinlerinde sözleşmenin feshedileceğinin belirtildiğini, “Bu hale gelindikten sonra uzatmaya hiç gerek olmadığı, muhasebe ile görüşüldüğü, yolun açık olması,” söylendiğini, davalı yanın fesih iradesini açıkça ortaya koyduğunu, 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi dikkate alınması gerektiğini, protokolün ortak irade ile düzenlenmediğini, ancak davalı tarafın iradesini açıkça göstermesi sebebi ile fesih iradesini gösteren bir belge olduğunu ve haksız fesihten kaynaklı hükümlerin uygulanması gerektiğini, sözleşmelerin süreli yayım sözleşmeleri olduğunu, baskı adedi ile sınırlı olmadıklarını, fesih protokolünün geçerli olmadığı ve yayım sözleşmelerinin geçerliliğinin devam ettiğinin kabulü halinde, sözleşmelerde belirlenen sürelerin sonuna dek yayıncı eserleri basmakla yükümlü olduğunu, davalı yayınevinin sözleşmenin devam ettiğini ileri sürdüğünü, ancak gerekli dağıtım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, tükenmiş stok durumlarına ilişkin ekran görüntülerinin sunulduğunu, davaya konu olan Bayan Süper Kahraman isimli eserin baskısı üç yılı aşkın süredir hiçbir kitap mağazasında, hiçbir kitap sitesinde bulunmadığını ve kitap fuarlarında Yakamoz Yayınları standını ziyaret eden okurlara kitabın baskısının bittiği bilgisi verildiğini, yargılama süresince ne kadar telif kazanılacağına ilişkin bir inceleme ve tespit yapılmış olması gerekliliğine rağmen, bilirkişilerce bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadığını, delillerin değerlendirilmediğini, 25.12.2017 tarihinde işbu davanın açıldığını, o tarihe değin ve sonrasında ne Bayan Süper kahraman için ne de Bay Süper Kahraman için hiçbir yeni baskı yapılmadığını, davalının dürüstlük ilkesine aykırı hareket ettiğini, davaya konu olan iki kitabın da stoklarda tükenmesine rağmen yeni baskının yapılmamasının, davalının kötü niyetini gösterdiğini, yeni bir yayıneviyle anlaşamadığı için mağdur olduğunu, bu süreçte kaç baskı daha yapılmış olabileceğinden emin olamadığı için, kitaplarından kazanabileceği yeni telif ücretlerinden de yoksun kaldığını, davalının, eserlerin tanıtımı konusunda ayrıca bir yükümlülük altına girmediğini ancak 6098 sayılı Kanun'un 492 nci açık hükmüne göre, “Yayıncı satışın artırılması için gerekli tanıtım ve dağıtımı yapmak ve bu konuda her türlü önlemi almak zorundadır.” hükmü olduğunu, davalı yayınevi söz konusu kitapların tanıtımını, hiçbir sorun yokken sosyal medya hesaplarından, basılı diğer kitapları için yaptığı gibi sık aralıklarla yapmaktayken; arada telif ödemesi nedeniyle bir husumet doğduğu tarihten itibaren tanıtım ve görsel paylaşmayı kesin olarak kestiğini, 2017 yılının sonundan bu zamana dek dava konusu olan kitaplar için yayıncı tarafından yeni baskı yapılmamış olduğunu okuyucuların ilgisini kaybettiğini, manevi olarak da zarara uğradığını, davaya konu olan Bayan Süper Kahraman isimli kitap için yayım sözleşmesi 18.06.2016 tarihinde imzalandığını, kitabın 5000 adetlik birinci baskısı 31.08.2016 tarihinde yapıldığını, 3050 adetlik ikinci baskısının 20.01.2017 tarihinde yapıldığını, ancak 2.baskıdan haberdar edilmediğini, kendi şüphe ve ısrarları sonucu davalı taraf editörlerinden ... tarafından 31.03.2017 tarihinde bir whatsapp mesajı ile ; “Fuar öncesi depoda kitap olmaması sebebiyle 3000 adetlik ek baskı yapılmış,” bilgisi verildiğini, aradaki mesajlaşmadan açıkça anlaşıldığı üzere bahsi geçen fuar 18 - 26 03. 2017 tarihleri arasında gerçekleşen Bursa 15. Kitap Fuarı olduğunu, İkinci baskının yapıldığı Ocak ayı ile fuarın gerçekleştiği Mart ayı arasındaki yaklaşık iki aylık süreç, telif ücretinin ödenme tarihi hususunda “fuar öncesi ek baskı yapılmış,” gibi yuvarlak bir ifadeyle geçiştirilemeyecek kadar önemli bir süre farkı olduğunu, davalı yanın kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerinin açıkça ihlal ettiğini, Bilirkişi raporunda da, davalı tarafça da değinildiği üzere, dava tarihine dek yapılmış olan tüm kitap baskılarının telif ödemeleri tarafıma eksiksiz yapıldığını, kendisinin de ödemelerin yapılmadığı yönünde bir iddia bulunmadığını, ancak tarihi bildirilmeyen ve aslında 20.01.2017 tarihinde yapılan Bayan Süper Kahraman’ın ikinci baskısının telif ücretinin, 17.11.2017 tarihinde basım tarihinden yaklaşık 10 ay sonra tarafına ödendiğini ve Yayım sözleşmesinin 7 nci maddesindeki “dağıtımdan 6 ay sonra telif ödenir” hükmüne açıkça aykırılık oluştuğunu, telif ödemesini whatsapp mesajları ve e-posta yoluyla sık sık hatırlatılıp, 15.11.2017 tarihinde “Size son kez hatırlatıyorum, artık doğrudan icra yoluyla tahsil edeceğim,” mesajımdan sonra yapıldığını, mesajdan sonra ödemenin tamamının yapıldığını ve aynı gün hiçbir haklı sebepleri yokken tarafıma bir fesih sözleşmesi gönderildiğini, Bayan Süper Kahraman isimli kitabın resmi kayıtlara göre o güne dek toplam 8069 adet basılmış olduğu ve depoda yalnızca 630 adet kitap kaldığı bilgisi; 06.10.2017 tarihinde davalı tarafa iletilen talep neticesinde kendisine bildirildiğini, aynı tarihte yine yayıncının Bay Süper Kahraman isimli kitaptan da depoda yalnızca 1650 adet kaldığı bildirildiğini, 25.11.2017'de dava açıldığını, dava sonrasında iki kitap için de yeni baskı yapılmadığını, en çok mağduriyete uğrattığı kitabın "Bayan Süper Kahraman" olduğunu, bu kitabının satışının olduğuna ilişkin bilirkişilerce ısrarla "satış linki" paylaşılmış olsa da, linki paylaşılan kitabın bir diğer kitap olan "Bay Süper Kahraman" olduğunu, kendisinin stok tükendiğine ilişkin görsel sunduğunu, kararın yerinde olmadığını belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu her iki sözleşme incelendiğinde; sözleşmelerde yeni baskıların eser sahibine yazılı olarak bildirilmesinin düzenlenmediği, ödemenin dağıtımdan altı ay sonra yapılacağının ve eser sahibinin basımdan itibaren 6 aylık sürelerde stok durumu hakkında bilgi isteyebileceğinin düzenlendiği, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre sözleşmelere konu kitapların baskıları yönünden dava tarihinden önce davalı tarafça tüm ödemeler yapılmış olup davacının da bu yönden bir itirazının olmadığı, sözleşmede davalı tarafın kitabın tanıtım faaliyetleri yönünden yükümlülükleri bulunmadığı gibi davalının kitabın basımına devam etme yükümlülüğün de bulunmadığı, sözleşmede baskı sayısı kararlaştırılmadığı, sözleşmenin 9 uncu maddesinde baskının tükenmesi halinde yayıncının eseri aynı şartlarla yayınlama hakkına haiz olduğunun düzenlendiği dikkate alındığında; davacının maddi zarar iddiası ve buna bağlı manevi zarar iddiası ispatlanamadığı, davanın reddine ilişkin kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yayın evinin, davacının eserlerine ilişkin tanıtım faaliyetlerini yerine getirmediği, bu nedenle davacının zarar görüp görmediği, davacının baskısı tükenen kitabının basma zorunluluğu olup olmadığı ve davacının bu nedenle zararının bulunup bulunmadığı tespiti noktasında toplanmıştır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun'un 19 ve 487 inci maddeleri.
3.5846 sayılı Kanun'un 52 ve 58 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!