WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2768 E.  ,  2024/5306 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1174 Esas, 2023/88 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/1299 E., 2021/252 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından Malatya İcra Dairesi'nin 2016/47793 E. sayılı takip dosyasında 780.000,00 TL miktarlı bonoya dayalı takip başlatıldığını, davalı tarafından müvekkilin yanı sıra eşi Hacı Mehmet Atayık hakkında da 1.300.000,00 TL miktarlı takip yapıldığını, müvekkili ile eşi hakkında yapılan takipler neticesinde ferileri ile birlikte cem'an 3.100.000,00 TL haciz yapıldığını, alacaklının müvekkilininin kayın biraderi olduğunu, müvekkili aleyhine icraya konan senedin kanunun suç saydığı bir şekilde mental ve psikolojik altyapısı oluşturulmuş şekilde işleme konulduğunu, yine müvekkilinin eşi için de aynı şekilde senet düzenlendiğini, davacı ile eşinin mal varlığını ölümlerinden sonra Malatya Mili Eğitim Kurumuna Malatya merkezde okul yapılması için verilmesi yada Malatya Müftülüğüne Malatya merkezde cami yapılması için verilmesi şeklinde noterden vasiyette bulunduklarını davacının buna karşı çıktığını, bono 15.04.2011 keşide tarihliyse de bono üzerinde 2003 yılında kaldırılan pul bulunduğundan eski tarihli olduğunu, ayrıca ev hanımı olan müvekkilinin davalıya anılan miktar kadar borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aralarında ticari ilişki olmadığını, bononun yıllar önce müvekkilinden hile ile alındığını belirterek dava konusu 780.000,00 TL tutarlı 15.04.2011 tarihli Malatya İcra Dairesi'nin 2016/47793 E. sayılı takibine konu bono nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının eksik harcı tamamlamaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, iddiaların hukuki mahiyet taşımayan ve kurgudan ibaret iddialar olduğunu, esasen davacı ve eşinin, müvekkilinin alacaklarının tahsilini engellemek amacıyla, başkaca hukuki yollara da başvurduğunu ve her seferinde farklı farklı kurgular ve asılsız iddialarla yargı makamlarını meşgul ettiklerini, bu sefer ise, davacı tarafın savunma sınırlarını aşarak ve cezai açıdan müvekkiline hakaret ve iftira niteliğinde asılsız iddialarda bulunduğunu, iddiaları kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkilinin vasiyetnameden haberdar olmadığını, kambiyo senetleri illetten soyut olup senede karşı senetle ispat zorunluluğu uyarınca davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senede ilişkin olarak dolandırıcılık suçu yönünden Malatya 4. ACM 2019/418 E. sayılı dava dosyasından beraat kararı verilmişse de ceza dosyasındaki maddi olguların eldeki davayı bağlamayacağı, zira eldeki davada baştan itibaren seneden zaten davalının eline nasıl geçtiğinin davacılar tarafından da bilinmediğinin dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarda belirtildiği, cezai yönden suç unsurlarının gerçekleşmemesinin eldeki davaya konu senedin bedelsizliğine etki etmeyeceği, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının unsurlarının oluşmadığı ve tespit edilen bu maddi vakıalara bağlı kalınarak verilen beraat kararının mahkemeyi bağlamayacağı, ceza dosyasının sonucunun beklenilmesinin de eldeki dava açısından bir önem arz etmeyeceği, davalının birden fazla kişiye karşı aynı şekilde senet oluşturması, bu kişilerin yakın akraba olması ve davacının, yaşı ve sosyal ekonomik durumu itibari ile bu kadar yüksek miktarlı bir borç ilişkisine girmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, olağan bir duruma dayanan tarafın, bu iddiasını kanıtlama yükümlülüğü altında olmadığı, davalının da iddiasını somut olarak ispat edemediğinin anlaşıldığı, 05.04.2011 tanzim tarihli 780.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın kambiyo hukuku ile ispat hukukuna yönelik neredeyse tüm ilkeleri hiçe sayar nitelikte olduğunu, davacının hile iddiasını ispatlayamadığı gibi bedelsizliğin de yazılı delille ispatı gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk yargıcını bağlamaz ise de, ceza mahkemesince tespit olunan ve varlığı artık ihtilafsız hale gelen maddi vakıaların bağlayıcı olduğunu, bu bağlamda mahkemece yüklü miktar borç paranın davacıya verilmesinin ve davacının sosyal ekonomik durumunun buna elverişli olmadığı belirtilerek ispat yükünün davalı senet alacaklısı üzerinde olduğu belirtilmişse de, ceza mahkemesince beraat hükmüne dayanak yapılan uzman raporundan da görüleceği göre davalının anılan borç verme işlemlerini yapabilecek maddi güce sahip olduğu açıklandığı gibi, ...'ın bonodaki imzasını kabul ettiği, yağma hırsızlık dolandırılık iddiasının da olmadığı gerekçelerine göre beraat kararı verildiği, istinaf merciince de başvurunun esastan reddine karar verildiği, hukuk yargılamasında dinlenen tanıkların da irade fesadına özellikle hile ve dolandırıcılığa ilişkin somut beyanlarda bulunmadığı, bonoda bulunan eski tarihli pulun da senede karşı senetle ispat kuralını tek başına bertaraf edici nitelikte olmadığı, ileri tarihli açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ancak aynı kuvvetteki yazılı delillerle ispatının gerektiği, hal böyleyken mahkemece, veriliş sebebi (nakten) davalı tarafından talil edilmeyen, illetten mücerret, zorunlu unsurları tam olan bono bakımından, tanık dinlenmek ve temel ilişki irdelenmek suretiyle, hatalı şekilde ispat yükü de davalıya ait kabul edilerek yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerek hukuk davasına gerekse ceza davasına esas olan uzman görüşünün bulunduğu raporun uydurma olduğunu, senedin talil edildiğini, sanığın akrabalık bağı olan birçok kişiye senet imzalatmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu senedin ve tüm senetlerin hile ile imzalatıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davalı alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği ispat yükü davacı borçlu tarafa geçmektedir. Dolayısıyla ispat yükü kendisine düşen davacının davaya konu kambiyo senedi sebebiyle davalıya borçlu olmadığını ispat edemediği nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı hakkında ceza mahkemesince verilen beraat hükmünün gerekçelerine ilişkin değerlendirmelerinin sonuca herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.