WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2734 E.  ,  2024/5827 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/569 Esas, 2023/318 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/204 E., 2021/18 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2010 yılından bu yana bayan giysileri ve tesettür alanında yoğun faaliyet gösterdiğini, sektöründe öncü olduğunu, müvekkilinin www.sefamerve.com ve www.elbise.com web adresleri üzerinden "Modaca" markası ile uzun yıllarca satış yaptığını, "Modaca" ibareli ve 2012/103184 tescil numaralı markanın, ilk defa 11.12.2012 tarihinde müvekkili tarafından

tescil başvurusuna konu edildiğini, ancak harcın zamanında yatırılmaması sonucu müddet kaldığını, müvekkiline ait "Modaca" markasının ilgili olduğu sektörde tanınmış marka olduğunu, davalı yanın 2017/26762 tescil numaralı “Modaca” ibareli marka tescilinin haksız olduğunu, iş bu tescile dayanarak müvekkilinin satışlarını engellemeye çalıştığını, davalı tarafın "Modaca" markasını 07.08.2018 tarihinde tescil ettirdiğini, davalının 2019 tarihinden önce kullanımının olmadığını, müvekkilinin "Modaca" markasının gerçek hak sahibi olduğunu, aynı ibareli markanın davalı adına tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı kullanımlarının müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markası ile karışıklığa yol açtığını, iltibas tehlikesinin olduğunu, davalının "Modaca" markasını kendi adına tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu ve davalının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını iddia ederek davalıya ait 2017/26762 tescil numaralı "modaca" ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve tescilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Modaca Mağazacılık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti ve "Modaca" markasının tescil sahibi olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda modaca.com ve modaca.com.tr isimli internet sitelerinin de sahibi olduğunu, davacı yanın gerçek hak sahibi olduğuna ilişkin olarak beyan ettiği tüm belge ve evraklarda ... isminin yer aldığını, ilgili evrakların davacı yana davacı sıfatı kazandırmayacağını ve bu nedenle öncelikle davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili adına tescilli markalarına tecavüz ettiğini, davacının haksız kullanımlarının Mahkeme tarafından da tespit edildiğini, davacıya karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını ve ayrıca davacı aleyhine savcılık nezdinde şikayette bulunduklarını, davacının "Modaca" markasını tanınmış hale getirdiği iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin kendi adına tescilli "Modaca" markasını yüksek yatırımlarla ekonomik değer katarak koruduğunu ve kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin ticari alanda "Modaca" markasını tanınır hale getirdiğini ve kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için dahi davacı müvekkilinden önce markayı kullanmış olsa bile, davacı yanın sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının delil olarak dayandığı önceki tescilsiz kullanıma dair belgelerin dava dışı ... adına olduğu, davacı kullanımının söz konusu olmadığı, davacının bu kişiden işletmeyi devraldığı iddia edilmiş ise de, getirtilen vergi dairesi evraklarına göre ... tarafından işletmenin kapatıldığı, bilahare ... tarafından açıldığının görüldüğü, buna göre davacının gerçek hak sahipliğine dayanak olabilecek tescilsiz kullanımlarını, davalının ilgili markasının ilk tescil başvuru tarihi olan 13.10.2014 tarihinden önce olduğu hususunu ispatlayamadığı gibi kötü niyete dayalı tescil iddialarının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerçek hak sahibinin ... olduğunu, ...'nin usulüne uygun olarak ticari işletmesini ...'ye devrettiğini, bu nedenle sunulan tüm evrak ve belgelerin ...'nin dolayısıyla da ...'nin gerçek hak sahibi olduğu hususunu ispatladığını, müvekkili şirketin 2010 yılında kurulduğunu, ... ve ... tarafından işletildiğini, markanın başvurusunun ... tarafından yapıldığını, Türkiye’de namaz kıyafetleri ve bayan giysileri satan, perakendeci ve toptancılara üretim yapan, yurt dışına ihracat yapan, Bursa’da ticari faaliyet gösteren tedarikçi bir firma olduğunu, 2010 yılından beri markalarını her türlü ticari evrakında, tüm ürünlerinde, tabelalarında, faturalarında, etiketlerinde kullandığını, müvekkilinin
www.sefamerve.com, www.elbise.com gibi online satış yapan çeşitli internet sitelerinde Modaca markası ile uzun yıllardır satış yaptığını ve markayı bilinir hale getirdiğini, davalı markasının tescil tarihinin 07.08.2018 tarihi olduğunu, davalı şirketin 02.02.2019 tarihinde kurulduğunu ve www.modaca.com isimli alışveriş sitesinin 05.02.2019 tarihinde aktif hale getirildiğini, davalının 2019 tarihinden önce kullanımının bulunmadığını, davalı tarafça yaptırılan Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/19 D. İş sayılı dosyasında alınan rapordan, internet sitesinin 05.02.2019 tarihinden önce boş olduğunun görüldüğünü, müvekkili şirketin 2010 yılından beri faaliyet gösteren bir şirket olmasının yanı sıra iştigal ettiği konularda Modaca markasını tanınır hale getirdiğini, müvekkilinin Modaca markasının gerçek hak sahibi olduğunu, markanın aynısının davalı adına tescil ettirilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının Modaca markasını kendi adına haksız olarak tescil ettirdiği için kötü niyetli olduğunu, dava konusu marka ile müvekkili şirkete ait modaca markasının birbirinin aynısı olduğunu, müvekkili şirketin tanınmış markasının üstelik aynı iştigal sınıfında (25. ve 35. sınıf) tescilinin tesadüfü aşan bir durum olduğunu, davalının dava konusu bu markayı tesadüfen seçtiğinin kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, faaliyet gösterdikleri sektör gözönünde bulundurulduğunda müvekkili şirkete ait modaca markasının tanınmışlığı karşısında, davalının söz konusu markadan haberinin olmadığını söylemenin mümkün olmadığını, müvekkilinin modaca markasının kopyalandığını ve tesadüf ile açıklanamayacağını belirterek Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalının kötü niyetli olduğuna ve davacı markasının tanınmış olduğuna yönelik istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak davacının giyim markası olarak faaliyet gösteren işyerini ...'den devraldığı, işyeri kapatma ve açma tarihlerinin aynı olduğu, ...'nin MODACA isimli işyerini aynı isimle işletmeye devam ederek tescilsiz marka üzerinde hak sahipliğini kesintisiz devam ettirdiği, önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasını davalıya karşı ileri sürebileceği, davacı tarafça sunulan belgeler ve faturalardan, ...'nin 2011 yılı Eylül ayından itibaren giysi emtialarının satışına ilişkin faturalarda MODACA ibaresini markasal olarak kullandığı, 06.11.2013 tarihli iş bırakma bildirimi ile işyerini davacıya devrettiği, davacının 06.11.2013 tarihli işe başlama bildirimini "MODACA ..." ibaresini taşıyan kaşe ile imzaladığı, davacının ...'nin marka üzerinde eklenen hak sahipliği ile birlikte 2011 yılından itibaren marka üzerindeki hak sahipliğini ispatladığı, 35. sınıfta "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt sınıfı ve bu sınıf ile bağlantılı 25. sınıfta "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. " alt sınıfında, davalı markasının kısmen hükümsüzlüğünü talep edebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı adına tescilli, 2017/26762 sayılı, "MODACA+Şekil" ibareli markanın, 25. sınıfta, "Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. " alt sınıfında ve 35. sınıfta, "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için; Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler.Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" alt sınıfında kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; marka hükümsüzlüğü davasını, tescil başvurusu sırasında itiraz etmiş olan ve itiraz etmemiş olsalar dahi marka hakkı doğrudan ihlal edilen kişilerin açabileceğini, 2010 ve sonrası tarihli tüm belge ve evrakta ...'nin adının yer aldığını, davacı tarafından iş yerinin devralınmadığını, yeni bir iş yeri açıldığını, geçerli bir iş yeri devri bulunmadığını, bu sebeple öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin ilk olarak markasını 2014 yılında tescil ettirdiğini, iyi niyetli olduğunu, alınan bilirkişi raporlarında da iyi niyetli olduğunun belirlendiğini, davacının markayı bilinir hale getirmediğini, davacının marka başvurusunu bile neticelendirmediğini, sessiz kaldığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığının ispat edildiğini, ancak talep ve iddianın aşıldığını, kötü niyete dayalı marka hükümsüzlüğü davasının reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde marka adını yanlış yazdığını, dava dilekçesini ıslah etmediğini, buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince kısmen kabul kararı verildiğini, davacının markayı tanınır hale getirdiğine ilişkin araştırma yapılması gerektiğini, markayı tanınır hale getirenin müvekkili olduğunu, marka tescilinin alındığı tarihten itibaren kesintisiz faaliyet gösterenin müvekkili olduğunu, sadece faturalar dikkate alınarak verilen kararın yerinde olmadığını, müvekkilinin davacıdan önce markayı kullandığını, bilinir hale getirdiğini, ekonomik değer kattığını, müvekkil firma tarafından, davacının satış yapmış olduğu internet sitelerine ihtar çekilmesi ve davacının satışlarının durudurulması sonrasında huzurdaki davanın, haksız kazanç sağlamaya devam etmek amacı ile açıldığını, davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, verilen kararın hukuk devleti ilkesi ve hakkaniyet ile bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.