11. Hukuk Dairesi 2023/2721 E. , 2024/4632 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/100 Esas, 2022/1717 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sürmene Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2015/3 E., 2021/30 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl ve birleşen davada davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 2002 yılından itibaren Sürmene'de beyaz eşya ve mobilya ticaretiyle iştigal ettiğini, 2005 yılında hidrosefali hastalığı nedeniyle beyin ameliyatı geçirdiğini, hastalık ve ameliyat sürecinde yanında çalışması, iş yerinin basit günlük işlerini yapması için kardeşi ...'ı işe aldığını, müvekkilinin ...'a iş yerinin basit işlemlerinin idaresi dışında yetki vermediğini, bununla birlikte müvekkilinin hastalık ve tedavi sürecinde 2007-2008 yılları arasında davalı banka tarafından müvekkilinin ticari hesabı üzerinden ...'a boş çek karneleri verildiğini, ...'ın boş çek karnelerini gerek kendi adına gerekse müvekkilinin imzasını taklit etmek suretiyle doldurup üçüncü şahıslara verdiğini, bu çekler nedeniyle oluşan borçların müvekkilince ödenmek durumunda kalındığını, tüm bu olayların müvekkilini iflasa sürüklediğini, davalı bankanın müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında ...'a çek karnesi vermiş olması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminatın çek koçanlarının teslim tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davacı vekili 23.09.2020 havale tarihli bedel artırım dilekçesiyle asıl davada maddi tazminat talebini toplamda 112.173,00 TL'ye çıkartarak bu bedelin 04.06.2008 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
3.Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davalı bankanın Sürmene Şubesinde müvekkiline ait olan 43598 nolu hesaptan dava dışı ...'ın haksız ve usulsüz şekilde paralar çektiğini, davalı bankanın bu duruma müsade etmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek müvekkiline ait hesaptan ... tarafından yapılan nakit çekimleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarara binaen ve belirsiz alacak davası babında 5.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; zarar ile müvekkilinin eylemleri arasında illiyet bağının bulunmadığını, uğranıldığı ileri sürülen zararın ispatının gerektiğini, çek koçanlarına ait çeklerin davacı tarafından imzalandığını, davacının çeklerden haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının rahatsızlığı nedeniyle 2005 yılında geçirdiği ameliyat sonrası işleri ile kardeşi ...'ın ilgilendiği, dava konusu çek koçanlarının ise davacının işinin başına dönmesinden sonra 2007 ila 2008 yılları arasında verildiği, bu tarihler arasında verilen çek koçanlarının bir kısmının davacının imzasına taşıdığı ve davacı tarafından bizzat keşide edilip imzalandığı, imzalanan çeklerin davacının işlerinde kullanıldığı, davacının dava dışı kardeşi ...'ın almış olduğu çek karnelerinden haberdar olduğu, rahatsızlığı döneminde işlerini yürüten kardeşi ... tarafından keşide edilen çeklerle ilgili işlerinin başına döndüğünde ödeme yasağı koydurmadığı, kardeşi tarafından yapılan işlemlere bu şekilde zımni muvafakat gösterdiği, bu doğrultuda davacının dava dışı ...'ın ticari mümessil gibi hareket etmesine izin verdiği, bu durumun dinlenen tanık beyanları ile de sabit olduğu, bu nedenle uğranıldığı iddia edilen zararın da bu şekilde işlem yapmasına müsaade edilen ...'ın ticari hayattaki deneyimsizliğinden kaynaklandığı, davacı tarafından var olduğu iddia edilen zarar ile davalının eylemi arasındaki illiyet bağının ortadan kalktığı, davacının basiretli davranma yükümlülüğüne uygun davranmayarak kendi kusuruyla uğramış olduğu zarar uyarınca davalı bankanın sorumluluğuna gidemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, davacının geçirdiği rahatsızlık nedeniyle 2009 yılına kadar tedavi gördüğünü, işinin başında olamadığını, kardeşi tarafından bu süreçte işlerinin batırıldığını, bilgi ve rızası dışında çeklerin alındığını, sahte imza ile çek koçanı verilmesinde bankanın kusurlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve davacının kendi kusurlu eylemleriyle zararın doğuşuna sebebiyet vermiş olmasına göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarihli, 2021/2254 E., 2022/6898 K. sayılı ilamı.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!