11. Hukuk Dairesi 2023/2716 E. , 2024/5256 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/653 Esas, 2023/240 Karar
HÜKÜM/KARAR : Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/161 E., 2021/46 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasında geçerli bir icra takibinin bulunmasının zorunlu olduğunu, müvekkilleri hakkında asliye ticaret mahkemesince verilen kesin mühlet süresi içerisinde davacı tarafın müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, geçerli takip olmadığından dava şartının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Yargıtay uygulamaları da nazara alınarak fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına göre faiz oranının tespit edilmesi gerektiği, %22,50 oranında temerrüt faiz işletilebileceği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında itirazlarının 832.452,16 TL asıl alacak, 61.393,35 TL işlemiş faiz, 3.069,67 TL BSMV ve 944,79 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 897.859,97 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %22,50 oranında faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 179.572,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin alacağı hesaplanırken asıl alacak, ana para hesaplamalarının eksik ve hatalı yapıldığını, temerrüt faizinin sözleşme uyarınca eksik tespit edildiğini, müvekkilinin faiz genelgeleri uyarınca temerrüt faiz oranının tespiti gerektiğini, borçlu ve kefillerin bankadan kullandıkları kredilere uygulanmakta olan faiz oranlarının daha önceden ihbarı bulunma zorunluluğu olmaksızın müvekkilinin tek taraflı olarak artırmaya yetkili bulunduğunu, kat tarihinden temerrüt tarihine kadar cari %30, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise %39 oranında temerrüt faiz oranının işletilerek alacağın tespit edilmesi gerektiğini, işlemiş akdi faizin ana paraya eklenerek temerrüt faizi işletme hakları bulunmakla birlikte bu meblağa işleyecek faizin tamamen hesaplama dışı bırakılmış olduğunu, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri gereğince firma risklerinin kat edildiği tarihten itibaren işletilmesi gereken akdi ve temerrüt faiz tutarı ve fer'ilerinin eksik hesaplandığını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen reddi ile reddedilen kısım yönünden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleştiği, karar tarihinden sonra ise dava konusu Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/9423 sayılı takip dosyasında davalıların 11.04.2022 tarihli dilekçesi ile icra takibine itirazından vazgeçtiği, istinaf aşamasında itirazın iptali davasının koşulu olan borçluların ödeme emrine süresinde itiraz etmesine ilişkin dava şartı da ortadan kalkmış ise de, geçerli icra takibi başlatılmış olmasına ilişkin itirazın iptali dava şartının öncelikle gözetilmesi gerektiğinden açılan itirazın iptali davasının itirazdan vazgeçilmesi nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına değil, geçerli icra takibi başlatılmasına ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek incelenmesine yer olmadığına, davanın usulüne uygun icra takibi başlatılmış olmasına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankanın her türlü ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinde teminat şartı aranmaz.” şeklinde ifade edildiğini, bu sebeple müvekkili bankanın temyiz başvuru harcından muaf olduğunu, borçlular tarafından, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/9423 E. sayılı dosyasına sunmuş oldukları 11.04.2022 tarihli dilekçe ile dosyaya yapmış oldukları itirazdan vazgeçtiklerini, bunun sebebi müvekkili banka ile borçların ödenmesi konusunda yapılmış olan protokol olduğunu, banka ile borçluların anlaşma yapması neticesinde borçlular tarafından itirazdan vazgeçildiğini, itirazdan vazgeçilmesi ile müvekkili bankanın alacak kalemleri ve icra takip dosyası kesinleştiğini, borçluların buradaki saiki, takip dosyasının ve borcun kesinleşmesini istemesi olduğunu, Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/9423 E. sayılı dosyası, Ankara BAM. 21 Hukuk Dairesinin kararının kesinleşmesi halinde, hükümsüz kalacağını, borçlu/davalı taraflar takibe konu borcu kabul etmişken, takibin hükümsüz kalması neticesinde, müvekkili banka tarafından, yeniden icra takibi açılmak zorunda kalınacağını, icra dosyasında konulan tüm hacizler kalkacağından, yeni takiple yeniden haciz konulmak zorunda kalınacak olmasını, bu dosyadan konulan hacizlerin kaldırılması ile, müvekkili bankanın haciz sıraları değişecek ve alt sıralara düşeceğini, bu duurmun da bankanın hak kaybına sebebiyet vereceğini, borçluların/ davalıların, takibin kesinleşmesine yönelik iradesi, Ankara BAM. 21 Hukuk Dairesi tarafından verilen karar ile engellendiğini, bu sebeple yukarıda belirtilen karar usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!