11. Hukuk Dairesi 2023/2710 E. , 2024/4438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/427 Esas, 2022/1471 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/868 E., 2020/660 K.
Taraflar arasındaki gayrinakdi kredi borcunun depo edilmesi davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ... Şubesi ile ... Müh. Taah. Turizm. San. ve Tİc. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kredi açılıp kullandırıldığını, diğer davalıların da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamak sureti ile borcun ödenmemesinden doğan sorumluluğu üstlendiklerini, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden davalı asıl borçlu şirket lehine; TOKİ Başkanlığı'na hitaben 31.05.2016 tarihli 7100111216 numaralı 1.000.000,00 TL bedelli, TOKİ Başkanlığı'na hitaben 18.04.2017 tarihli 7100172917 numaralı 40.000,00 TL bedelli, Ankara 6. icra Müdürlüğüne hitaben 13.12.2016 tarihli 7100149024 numaralı 135.986,85 TL bedelli kesin teminat mektupları düzenlendiğini ve çek karneleri verildiğini, davalı asıl borçlu şirketin sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi ve ödemelerini aksatması üzerine kredi hesabının kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin davalılara tebliğine rağmen verilen sürede talebin yerine getirilmediğini ileri sürerek davalılar tarafından toplam 1.175.986,85 TL teminat mektubu bedeli ve iade edilmeyen 14 adet çek yaprağı banka sorumluluk bedeli olan 22.400,00 TL’nin teminat mektuplarının ve çek sorumluluk bedellerinin dava sırasında nakde dönüşmesi halinde tazmin tarihinden itibaren bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden gecikme faizi yürütülerek %5 BSMV ile birlikte tahsil edilmesi kaydıyla depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını ve bu kapsamda kredi kullanıldığını, davalılar ... ve ...’in ise bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını ve şirketin tüm risklerini üstlenmekten imtina etmediklerini, bununla birlikte müvekkil ...’in sahibi ve yetkilisi olduğu ... Müh. Taah. Tur. San. ve Tic. A.Ş.'nin yükleniminde bulunan işlerle ilgili olarak hak ediş bedellerinin gecikmiş olduğunu, piyasaya olan borçlarının ise oluşan vade uyumsuzluğu nedeni ile oluşan kaynak sıkıntısı sonucunda ödeme problemleri meydana geldiğini, bu sorunların çözülmesi amacıyla hazırlanan konkordato iyileştirme projesi kapsamında 01.06.2018 tarihinde Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/406 E. sayılı karar ile konkordato mühleti alınıp, konkordato komiser kurulu atandığını. 03.09.2018 tarihinde de konkordato geçici mühlet kararının uzatılması kararı alındığını ve akabinde 31.10.2018 tarihine ise 15.10.2018 tarihinden itibaren bir yıl süreyle konkordato kesin mühleti alınmış olduğunu, bu kapsamda 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 285 vd. maddeleri ile ilgili diğer kanun hükümleri gereğince icra takiplerinin durdurulması, açılan davaların durdurulması gerektiğini, dava konusu olayda davacının risk altında olmadığını, davacı bankanın nakdi alacağının bulunmadığını, teminat mektupları ve 14 adet çekin garanti tutarı için risk gerçekleşmeden ve ödeme yapılmadan müvekkillerinden bedellerinin nakdi teminat olarak depo edilmesinin istenemeyeceğini, zaten nakde çevrilmemiş teminat mektuplarının teminatsız kalma riskinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesi (GKS) kapsamında kullandırılan gayri nakdi kredilerin depo edilmesi talebi ile hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiği, davalı şirket hakkında verilen konkordato geçici mühlet tarihinden önce davalı şirketin genel kredi sözleşmesine aykırılığının bulunmadığı, geçici mühlet tarihinden sonra hesabın kat edilmesinin genel kredi sözleşmesi ve 2004 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğu, hesabın haksız olarak kat edildiği, davacı bankanın kullandırılan gayri nakdi kredilerin depo edilmesini isteyemeyeceği, davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların bankaya olan borçlarının likit ve muaccel olduğunu, taraflar arasında imzalanan kredi genel sözleşmeleri hükümleri ve kredi genel sözleşmesinin 11/3 maddesinde yer alan kefiller hakkında da teminat mektubunun iadesi veya depo edilmesine yönelik olarak dava açılabileceğini, davalılar vekili tarafından davalı şirket hakkında konkordato kesin mühleti kararı verildiğini, komiser heyetinin atandığını, açılan davaların durdurulması gerektiğini, depo kararının tedbir kararı kapsamında olduğu ileri sürülerek davanın görülemeyeceği iddia edilse de bu hususun gerçekleri yansıtmadığını, 2004 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesi ile konkordatonun takiplere etkisinden söz edildiğini, maddede takip yapılamayacağı, evvelce yapılan takiplerin duracağı, ihtiyati haciz uygulanamayacağı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğini, dava açılmasının bir takip işlemi olmadığından, konkordato süresi içerisinde dahi dava açılabileceğini veya açılmış davalara devam edilebileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 07.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacı banka ile davalı şirket arasında yapılan genel kredi sözleşmesi uyarınca, davalı şirketin konkordato başvurusunda önce sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, sözleşmeye aykırı bir eyleminin bulunmadığının belirtildiği, buna göre konkordato başvurusundan itibaren sırf bu nedenle feshedilemeyecek sözleşmelerin ayakta olacağı, borçlu şirketin ödemelerinin konkordato komiseri kurulunun denetiminde bulunduğu, konkordato nedeniyle alınan tedbirlerin alacaklı bankaya da genel kredi sözleşmesini sonlandırma yetkisi vermeyeceği gibi, borçlu şirketin alacaklı bankadan kullanmış olduğu kredilerin ödenmesinde de herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığı anlaşıldığından, bu sözleşmelerin yürürlüğünü akamete uğratacak sonuç doğurucu mahiyette hesabın kat edilerek, teminat mektuplarının ve çek sorumluluk bedellerinin depo edilmesi talebinin konkordato kurumunun amacına uygun olmayacağı, geçici mühlet kararından sonra hesabın kat edilmesinin 2004 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı hakkında verilen konkordato geçici mühlet kararından sonra hesabın kat edilerek dava açılıp açılamayacağı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı banka harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı bankaya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!