11. Hukuk Dairesi 2023/2706 E. , 2024/5808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2014 Esas, 2022/2066 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/377 E., 2022/554 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mülkiyeti kendisine ait olan özel halk otobüsü ile Kayseri sınırları içerisinde yolcu taşımacılığı yaptığını, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma Yönetmeliği 34 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince davalı şirkete devredilen yetki ile aynı Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince taşıma sözleşmesi yapmak üzere müvekkilini temsil için vekâletname çıkartılarak vekil sıfatıyla Kayseri Otobüsçüler Esnaf Odası Başkanını yetkilendirdiğini, Oda ile davalı arasında 10.05.2017 tarihli yolcu taşımacılığı hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile özel halk otobüsü sahiplerinin hak edişlerinin nasıl hesaplanıp ne şekilde ödeneceğinin düzenlendiğini, akabinde birçok ek sözleşme ile hesaba esas bedellerin yeniden değerlendirilerek düzenlemeler yapıldığını, ancak Oda Yönetimi ile davalı şirket arasında 07.01.2020 tarihli ek sözleşme imzalandığını, imzalanan bu sözleşme ile davacının ciddi zarara uğradığını, Oda Yönetimine 07.01.2020 tarihli ek sözleşmeyi yapması için vekâletname verilmediğini, davalı şirketin bu durumu bile bile Oda yönetimi ile sözleşme imzaladığını, sözleşmenin mücbir sebebe dayanarak revize edildiği hususunun gerçeği yansıtmadığını, 10.05.2017 tarihli sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken bazı kalemlerin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik toplam 350,00 TL alacağının vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunmuş, sözleşmelerin Oda ile imzalandığını, imzalanan sözleşmelerden 01.08.2017 tarihli sözleşmenin maddelerine göre sözleşmenin bağlayıcılığı için üyelik yahut vekâletname ilişkisinin arandığını, Oda Yönetimince davacıdan vekalet alınmadan sözleşme yapıldığı yönündeki iddianın tarafların iç ilişkisine ait bir husus olduğunu, usulsüzlük var ise davanın Odaya yönetilmesi gerektiğini, davacının Oda Yönetimini azlettiği yahut vekâleten bağlı olmadığına ilişkin bir beyanı taraflarına sunmadığını, yapılan ek protokolün 01.08.2017 tarihli ek protokole uygun olduğunu, davacı tarafın faydalandığı 27.08.2019 tarihli ek sözleşmenin de davacı tarafından yetkilendirilmediği iddia olunan kişi tarafından imzalandığını, davacının istememesi halinde dava konusu protokolden de faydalanmamasının mümkün olduğunu, davacının itiraz etmeksizin bu protokole dayalı ödemeleri aldığını, davacı beyanlarının asılsız olduğunu, dava konusu protokolün oda üyelerinin mağdur olmaması için yapıldığını, müvekkilinin oda ile davacı arasında aradığı tek vekâletin ödemelere ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ilk sözleşme sırasında, Oda yönetimine vekalet vermiş olduğunu, daha sonrasında Oda yönetiminin değiştiğini ve yeni yönetime vekalet vermemiş olduğunu, Oda yönetiminin vekaletsiz iş görerek davalı şirket ile ek sözleşme yapmış olduğunu, 07.01.2020 tarihli sözleşmenin tarafını bağlayıcı nitelikte olmadığını beyan etmiş ise de Oda ve Şirket arasında akdedilmiş olan ana sözleşmenin 20 inci maddesine bakıldığında, vekalet şartının sadece ilk hak ediş öncesine kadar verilmesi halinde taşımacıların bu sözleşme kapsamında çalışmasının mümkün olacağının belirtildiği ve birinci hak edişten sonraki dönemde bu uygulamanın bir daha yapılmayacağının belirtildiği, yani vekalet şartının bir kereye mahsus arandığı, hatta ana sözleşmenin 8.2 nci maddesinde Oda üyesi olanların vekalet verme zorunluluğunun da bulunmadığı, ana sözleşmeye bakıldığında, Oda'nın üyeleri veya vekalet veren taşımacılar adına davalı şirket ile sözleşme ve ek sözleşmeler akdedilmiş olduğu, Oda'nın burada taşımacıların (otobüs işletmecilerinin) temsilcisi olduğu, Oda'nın Şirket ile yapmış olduğu sözleşme ve ek sözleşmelerin taşımacıları da bağlayıcı nitelikte olduğu, davacı tarafın 07.01.2020 tarihli ek sözleşme ile bir kısım hakların elinden alındığından bahisle ödenmeyen alacak talebinde bulunmasının mümkün olmayacağı, davacının, bağlı olmadığını iddia ettiği sözleşme kapsamında fatura tanzim ederek hak edişlerini davalı şirketten tahsil etmiş olduğu, tahsil edilen bedeller yönünden herhangi bir ihtirazı kaydın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir tüzel kişinin değil gerçek kişinin temsilci olarak atandığını, atanan kişinin ise işbu ek protokolü yapma yetkisi bulunmadığını, zira bu sözleşmenin artış için yapılmadığını, davalı şirketin Belediyenin kendilerine verdikleri yetkiyi herkese karşı eşit şekilde kullanmadıklarını, yapılan kesintilerin usule uygun olup olmadığının denetlenmediğini, rapora itirazlarının karşılanmadığını, müvekkillerinin pandemi döneminde faturaya itiraz gibi ekonomik güçlerinin bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu vekâletnameleri getirtmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya davacının dava dışı oda yönetimine verdiği temsil yetkisini geri aldığı ve sınırlandırdığına ilişkin şirkete yöneltilmiş bir beyanı olduğuna dair bir delil sunulmadığı, davacının faturalar tanzim ederek tahsilat yaptığı, tahsilat belgelerinde ve faturalarda herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği, davacının somut olayda zarar uğradığını bu zararın yetkisiz temsilci ile temsilcinin yetkisiz olduğunu bilerek işlem yapan davalının kusurlu eylemleri ile neden olduğunu ispat külfeti altında olup davacının dosyaya bu yönde deliller sunmadığı, istinaf talepleri arasında açıkça yemin delilinin hatırlatılmadığı yönünde bir istinafının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yetkisiz temsilci tarafından imzalanan sözleşmenin geçersizliği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 42 ve 47 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!