WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2687 E.  ,  2024/2743 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/750 Esas, 2022/1581 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/382 E., 2019/1245 K.

Taraflar arasındaki tazminat ve sigorta rücu istemli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ...Ş. vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.04.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ...Ş. vekili Av. ... ve davalı ... Japan Sigorta A.Ş. vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davadışı Finans Finansal Kiralama Şirketi'nden Lıebherr marka vincin kiralama suretiyle satın alındığını ve ....'ye kiralandığını, ....'nin mülkiyeti diğer davalı... Elektrik A.Ş.ye ait olan Devecikonağı Hidrolik Santralinin imalatında alt yüklenici olarak çalıştığını, ana yüklenici firmasının ... Holding olduğunu, kiralanan vincin Hes Santralinde çalışırken 27.05.2012 tarihinde derivasyon kanalına ait bentin yıkılması sonucunda tamamen su içerisinde kalarak zarar görüdğünü, vincin demonte edilip, tamiratının yapılarak tekrar montajının yapılması ve makineleri için Almanya'daki üretici firmaya gönderilmesi gerektiğini, hasar bedelinin 404.121,00 euro tuttuğu, yine nakliye ve çıkarma masraflarının toplam 40.617,75 TL olduğu, bu zarar nedeni ile ekonomik durumlarının kötüleştiğini, bundan dolayı tamir masraflarını ödeyemediklerini bu sebeple vinci geç teslim almak zorunda olduklarını, bu sürede vincin çalışmamasından ötürü 456.000,00 TL kazanç kayıpları olduğunu, diğer davalı şirketin ise vincin sigortasını yapan şirket olduğunu, meydana gelen bu zararlarından 404.121,00 euro, onarım masrafı 40.617,75 TL nakliye hasar tesbit masrafları ile 456.000,00 TL kazanç kaybından davalı... Elektrik A.Ş.nin yapı malikinin kusursuz sorumluluğu nedeni ile sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin ise %10 muafiyetin düşülmesiyle 363.709,00 euro tamir masrafı ile 40.617,75 TL nakliye ve hasar tespit masraflarından sorumlu olduğunu ileri sürerek sorumlu oldukları miktarların 27.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. (Eski Ünvanı: MCK Elektrik Üretim A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 30.11.2011 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığı gibi meydana gelen zararda bir kusurunun da bulunmadığını belirterek husumet itirazında bulunduklarını, kira sözleşmesine göre davacı kiralayanın sigorta yaparak poliçesini kiracıya vermesi gerekirken bunu yapmadığını, kira sözleşmesine göre masraflardan sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; kira sözleşmesinde kiracının sorumluğu kaldırıldığından müvekkilinin de rücu hakkının ortadan kaldırıldığını, bu hususun ekspertiz raporunda da belirtildiğini, kira sözleşmesinin sigorta poliçesinden sonra düzenlendiğini, sigorta şirketine herhangi bir bildirimin yapılmadığını, talep edilen zararın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işverenin ... Elektrik Üretim A.Ş. olduğu, leasing firması tarafından davacıya dava açılması yönünde muvafakat verildiğinden davalı ... şirketinin aktif husumete yönelik itirazının yerinde olmadığı, kira sözleşmesindeki sorumsuzluk kaydının kiracının ağır kusuru nedeni ile davalı ... şirketine karşı ileri sürülemeyeceği gibi bildirim yükümlülüğüne aykırı davranıldığı iddiasının doğru olmadığı, ... Elektrik Üretim A.Ş. %20 oranında kusurlu olduğundan 80.824,20 euro kadar sorumlu olduğu, davalı ... şirketinin ise 363.708,90 eurodan sorumlu olduğu, 40.617,75 TL hasar tespit masraflarının tamamından davalıların sorumlu olduğu, 51.680,00 TL kazanç kaybından ise davalı ...Ş.'nin sorumlu olduğu gerekçesiyle bu miktarların davalı şirketlerden işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olmadığını, davalıların iç ilişkideki kusurlarının müvekkilini ilgilendirmediğini, davalı ...Ş.'nin hasar bedelinin tümünden sorumlu olduğu gibi onarım ve kazanç kaybının tamamından da sorumlu olması gerektiğini, bu sorumluluğun da müteselsilen olduğunu, red edilen miktar yönünden karar doğru olmadığı gibi red edilen miktar nedeni ile aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, davalıların kusur oranları belirlenerek rücu imkanı saklı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile onarım bedeli ile kazanç kaybının tamamından sorumlu tutularak, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin de davalıya yüklenilmesini, kazanç kaybı miktarının ise yanlış hesaplandığını, 27.05.2012 ile 24.05.2013 tarihleri arasında toplam 456.000,00 TL kazanç kaybı talep ettiklerini, bilirkişi raporunda ise vinç tamirinin tamamlandığı 28.01.2013 tarihinin esas alındığını, aylık 38.000,00 TL kazanç kaybı belirlenmesinde bir sorun bulunmadığını ancak zararın artmasına davacının sebebiyet vermediğini, kazanç kaydı miktarı doğru olmadığı gibi indirim oranın da fahiş olduğunu, vinçin hasar görmesine rağmen operatörlerin işten çıkarılmadığını, sigorta şirketi yönünden ise, meydana gelen hasarın hemen sigorta şirketine ihbar edildiğini, onarım ve hasar tespit masrafları yönünden dava tarihinden itibaren faize karar verildiğini, faiz başlangıç tarihinin de yanlış belirlendiğini, davalıların iç ilişkilerindeki sorumluluk halleri göz önüne alınarak aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davalı ... şirketi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından düzenlenen sigorta poliçesinde Finans Finansal Kiralama A.Ş.'nin sigortalı davacının ise sigorta ettiren olduğunu, sigorta konusu vincin ise Finansal kiralama şirketinin mülkiyetinde olduğunu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, muvafakatname düzenlenmesinin aktif husumet hakkı vermeyeceğini bu sebeple sigorta şirketi yönünden davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalılar yönünden kira ilişkisi nedeni ile dosyanın tefrik edilerek Sulh Hukuk mahkemesine gönderildiği, kira sözleşmesinde rücu hakkını engelleyici maddeler bulunması nedeni ile bu dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının alt yüklenici ile kira sözleşmesi yaparak riziko durumunu ağırlaştırdığını, indirim yapılması gerektiğini, ayrıca eksik sigorta bulunduğunu, bunun da %19,51807 oranında olduğu ancak herhangi bir indirim yapılmadığını, talebin aşıldığını, hükmün tahsilde tekerrür oluşturulmaması üzerine kurulması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ile .... arasında anahtar teslimi olarak eser sözleşmesi yapılarak inşaatın yaptırıldığını, inşaatın denetim işini yapması mümkün olmadığından kendilerine kusur yüklenemeyeceğini, kendilerine kusur yüklenen 02.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda inşaat bilirkişisinin bulunmadığı, bu nedenle %20 kusurlu sayılmalarının doğru olmadığını, ayrıca tefrik edilen dava dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, kendilerine kusur izafe edilebilmesi için... Mühendislik A.Ş.'ye de kusur yüklenilmiş olması gerektiği ancak ortada böyle bir kararın bulunmadığını, finansal kiralama sözleşmesine göre tazminat davasının kiracı ve sigorta şirketine karşı açılabileceğini, kendilerine dava yöneltilemeyeceğini, davacının kazanç kaybı yönünden finansal kiralama şirketinden muvafakat almamış olduğu, alınan bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, bu çelişkiler giderilmediği gibi talebi aşar şekilde hüküm kurulduğunu, onarım bedelinin ise 135.000,00 euroluk kısmının davacı tarafından ödenmiş olup başka bir ödeminin de mevcut olmadığını, henüz ödemesi yapılmayan 175.000,00 euronun da tahsilinin talep edildiğini, kazanç kaybı yönünden ise; vincin davacının kusuru ile Almanya'ya geç gönderildiğini, %15'lik indirimin yeterli olmadığı gibi denetime de elverişli olmadığını, Finansal Kiralama Kanununun 15 inci maddesine de aykırı davranıldığı, faiz başlangıcı tarihinin doğru olmadığı, yargılama gideri ile vekâlet ücreti yönünden sorumluluklarının kısmen kabul kararına göre belirlenmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...Ş.'nin eser sahibi olması nedeniyle vincin uğramış olduğu hasar, hasar tespit masrafları ve nakliye giderleri ile davacının vinci kullanamadığından dolayı uğramış olduğu kâr mahrumiyetinden sorumlu olduğu, davacının, sigorta ettiren olarak Finansal Kiralama Şirketinde zilyetliğini aldığı vincin makine kırılma sigortasını davalı ... şirketine yaptırdığı, davacı, sigorta şirketinden almış olduğu muvafakat belgesi ile mevcut davayı açtığı, kira sözleşmesindeki 7 ve 8 inci maddeler sorumsuzluk ile ilgili düzenleme içermekte ise de, kiracının kusurundan dolayı bir sorumsuzluk düzenlenmediği, dava konusu sigorta poliçesinde davacı lehtar olmadığı için onun yapmış olduğu kira sözleşmesindeki sınırlamamalar lehtar (sigortalı) tarafından yapılmadığı için sigorta şirketinin rücu hakkını ortadan kaldırmayacağı, davalı ... şirketinin hasar bedeli ile hasarın tespiti ve nakliye giderlerinden sorumlu olduğu, eksik sigorta hususundaki istinaf sebebinin yerinde görülmediği, tazminat bedellerinin bilirkişilerce tespit edildiğini ve uygun bulunduğu, kazanç kaybı yönünden ise; davalı ...Ş.'nin kazanç kaybından sorumlu olduğu, kazanç kaybının vincin tamir süresi kadar olacağı, tamir süresinin 27.05.2012 ile 28.01.2013 tarihleri arası olup, toplam 8 ay olduğu, kazanç kaybının aylık 38.000,00 TL kira bedelinden %15 oranında yapılmayan giderlerin tenzili sonucunda oluşan rakam olduğu ve bunun da 258.400,00 TL olup davalı ...Ş.'nin bu miktar kadar sorumlu olacağı, %15 oranında indirimin makul bulunduğu, faiz başlangıç tarihi yönünden inceleme yapıldığında ise; davacı tarafından sigorta şirketine daha önce bildirimde bulunarak muacceliyet başlamış ise de, davacı bilahare gönderdiği ihtarnameler ile muacceliyet tarihini daha sonraki tarih olan 13.07.2012 tarihi olarak belirlemiş olduğundan, davalı ... şirketinin bu tarihten sonra işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olacağı, davalı ...Ş. yönünden ise; hasar onarım bedeli 292.719,96 euro yönünden 27.05.2012 tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiği, kazanç kaybı ise zarar anında meydana gelmediğinden, vincin tamir işleminin bittiğinde yani davacıya teslim edilmesi gereken tarihten itibaren faizi işlemesi gerektiğinden 28.01.2013 tarihinden itibaren avans faizine hükmedileceği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda TCMB’nin 1 yıllık euro hesabına uygulanan faiz oranı denmiş ise de; 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a (3095 sayılı Kanun) göre kamu bankalarınca euro cinsi 1 yıllık mevduata uygulanan faiz oranının uygulanması gerektiğinden, hüküm bu şekilde düzeltilmesi gerektiği, ayrıca tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıların sorumlu olduğu miktara hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı sorumluluklarına karar verilerek talep miktarının aşılmış olduğu anlaşıldığından, bu hususun da düzeltildiği gerekçesiyle davacı vekili ve davalılar ... Elektrik Üretim A.Ş. vekili ile Sompo Japan Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, kararının kaldırılmasına, kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; davacının hasar onarım ile hasar tespit ve nakliye giderlerine yönelik açmış olduğu davasının kısmen kabul kısmen reddine, 404.121,00 euro hasar onarım bedelinin, tamamından ... Elektrik Üretim A.Ş., 363.708,90 eurodan davalı ... Japan Sigorta A.Ş. sorumlu olmak üzere; ... A.Ş. yönünden 27.05.2012 tarihinden, Sompo Japan Sigorta A.Ş. yönünden 13.07.2012 tarihinden itibaren tahsil gününe kadar yürütülecek kamu bankalarının euro cinsi 1 yıllık mevduat hesabına uyguladıkları faizi ile birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki TCMB Efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 40.617,75 TL hasar tespiti ve nakliye giderinin; davalı ...Ş. yönünden 27.05.2012, Sompo Japan A.Ş. yönünden 13.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 258.400,00 TL kazanç kaybının 28.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...Ş.’den tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair istemlerinin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçelerinde ayrı ayrı istinaf dilekçelerindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kira sözleşmesine konu vinç hasarından kaynaklanan vincin onarım bedeli, nakliye ve hasar tespit masrafları ile vincin çalışamaması nedeni ile kazanç kaybına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1270 ve 1291 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.