WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2678 E.  ,  2024/5144 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/65 Esas, 2023/205 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zile Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/449 E., 2022/745 K.

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin satın aldığı soğan tohumlarından müşterilerine sattığını ancak müşterilerinin tarlalarına ektikleri soğan tohumunun bitmediğini, müvekkil şirketin müşterilerinin müvekkilden zararlarının giderilmesini istediğini, müvekkil şirkete davalı tarafından satılan Başak Marka soğan tohumunun Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Samsun Tohum Sertifikasyon Test Müdürlüğü’ne gönderildiğini ve 18.06.2021 tarihli tohumluk analiz raporunda tohumun çimlenmediğinin tespit edildiğini, müvekkil şirket tarafından değişik iş dosyası ile satış yaptığı müşterilerinin tarlalarında meydana zarar ve zarar miktarının tespitinin talep edildiği ve bilirkişi raporunda toplam 581.509,73 TL zararın tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından mahkemece yapılan tespite göre müşterilerine ödemeler yapıldığını ileri sürerek 581.509,73 TL’nin, 05.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğundan dolayı reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil şirketin söz konusu tohum satışında herhangi bir kusurunun olmadığını, davacının ve dava dilekçesinde adı geçen kişilerin tohumlarda gerekli incelemeyi yapmaksızın üretime başlayarak basiretli tacir ve çiftçi gibi davranma yükümlülüğüne uymadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ettiği ve satılanı kabul etmiş sayıldığı, davalı tarafından 04.03.2021 tarihinde analiz etmesi gerektiği beyan edilmesine rağmen bu tarihten yaklaşık üç ay sonra tohumu analiz ettirdiği ve analiz ettirmeden önce tohumları dava dışı üçüncü kişilere sattığı, dava dışı üçüncü kişilere satıştan önce soğan tohumunun belirli koşullarda saklanıp saklanılmadığının belli olmadığı, dava dışı üçüncü kişilerin bir kısmının belirtilen tarihlerde soğan ekimi yapmadığı da dikkate alındığında davacının üçüncü kişilerin zararlarını giderirken de çok yüksek meblağlarda bedelleri elden ödemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ayıbın davalıya süresinde bildirilmediği, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu'nun (5553 sayılı Kanun) 11 inci maddesi gereğince fiillerinin ayrıca suç sayılma hâli saklı kalmak üzere, zarara neden olan kusurlu tohumluğu üreten, satan, dağıtan, ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiler, meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlü olduğunu, bunların zararı, kusurları oranında birbirlerine rücu edebileceği, davanın zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, herhâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabileceği, bu hüküm nedeni ile ayıp ihbarının süresinde yapılmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, basiretli tacir gibi davranmayanın davalı olduğunu, 5553 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin a fıkrasında analiz yükümlülüğünün davalıya yüklendiğini, davacının kendisine satılan soğan tohumlarını çimlendirme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, satıcının ayıpsız mal satmakla yükümlü olduğunu, davalının ayıplı malları müvekkiline bilerek satmasının dürüstlük ilkesine ve hakkın kötüye kullanılmasına da aykırı olduğunu, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın davacıya yasal prosedüre uygun olmayan, ayıplı ürün satıldığının ve bu durumun alıcıların zararına sebebiyet verdiğinin ispat edilemediği, bu doğrultuda yerel mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı mal satışından kaynaklanan tazminat talebi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi.

3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.