11. Hukuk Dairesi 2023/2675 E. , 2024/5178 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/911 Esas, 2022/1629 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından ve duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait kiralık kasanın davalıya ait işyerinde kaybolduğunu, konuyla ilgili savcılık tahkikatının devam ettiğini, kiralık kasanın kaybolması nedeniyle uğranılan zararın tazminine karar verilmesini, kasa içerisinde bulunan 245.000 USD ve manevi değeri olan köstekli saatin 18.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kiralık kasa sözleşmelerinin nitelikleri gereği kira akdi olduklarından buna ilişkin davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın tespit davası olarak açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, iddia edildiği gibi kiralık kasanın kaybolmasının söz konusu olmadığını, davacının kiralık kasa içerisine ne konulduğunu ispatla yükümlü olduğunu, buna ilişkin somut bir delilin ortaya konulamadığı gibi savcılık soruşturmasından da davacının iddialarını destekleyen bir veriye ulaşılamadığını, zararın ispat edilemediğini, ayrıca kiralık kasa sözleşmesinde sorumsuzluk kaydının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında kiralık kasa ve bireysel ürün ve hizmet paket sözleşmesi olduğu, ancak ıslah ile faiz talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde faize ilişkin talebin bulunmadığı, kısmi ıslah yoluyla daha önce dava konusu edilmeyen bir alacak kaleminin aynı davada istenemeyeceği, faize ilişkin talebinin yerinde olmadığı, dava konusu kasanın hasarlı olduğu hususunun sabit olduğu, davalı bankanın daha önce başka bir adreste çalıştığı, daha sonra bu adresten taşınmış olduğu, dava konusu 35 nolu kiralık kasanın nasıl hasarlandığı ve tüm gerekli özeni gösterdiği hususunun ispat külfetinin davalı bankada olduğu, nitekim dava konusu kasanın bulunduğu yere en az bir banka görevlisiyle iki kilitli kapı açılarak girilebildiği, kasanın daha önce hasarlanmış olduğunun veya hasarlı olarak kiralandığının davalı bankaca ispatlanamamış olduğu, dava konusu para ve köstekli saatin ölçüleri belirtilen kiralık kasaya sığabileceğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, kiralık kasanın ebatları ve tüm dosya kapsamı itibariyle talep konusu yapılan 245.000 USD'nin tahsiline ilişkin talebinin % 20 oranında taktiren indirim yapıldığı, karar tarihi itibariyle dolar kurunun 13,7662 TL olduğu; dava değerinin 2.698.175,20 TL olarak tespit edildiği, bu değer üzerinden harç ve vekalet ücreti takdir edildiği gerekçesiyle davacının köstekli saatin iadesine ilişkin davasının açılmamış sayılmasına, davacının 196.000,00 USD alacağın ıslah tarihi olan 24.09.2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit davası olarak açılması hukuken mümkün olmayan davanın, hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmekteyken, usul ve yasaya aykırı olarak alacak davasına dönüştürüldüğünü, sonradan da ıslah edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, oysa dava dilekçesinde talep edilmemiş bir alacak kaleminin ıslah yoluyla artırılıp davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını “haksız menfaat elde etmeye matuf eylem” şüphesi de bırakmayacak şekilde yazılı delille ispatlaması gerektiğini, tanık beyanlarına göre karar verilemeyeceğini, konusunda uzman olmayan mali müşavirden alınan dava konusu para ve köstekli saatin, ölçüleri belirtilen kasaya sığabileceği tespitine ilişkin rapora göre karar verilemeyeceğini, kiralık kasanın hasarından söz edilemeyeceğini, buna rağmen mahkemece soruşturma dosyası içeriğindeki rapor ve tanık beyanları hatalı değerlendirilerek, dava konusu kiralık kasanın hasarlı olduğu hususunun sabit olduğu tespitinin doğru olmadığını, davalı bankaya atfedilebilecek hiçbir kusurun bulunmadığını, bankacılık işlemleri sözleşmesinde sorumsuzluk kaydının göz ardı edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kiralık kasanın kaybolmasından davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının iddia edilen miktarda parayı kasaya koyabileceğine dair ekonomik ve sosyal durum araştırmasının yerinde bulunduğu, mahkemenin kullandığı taktir hakkının orantılı olduğu, bu hususlara yönelik davalı istinafının kabul görmediği ve fakat davacının dava dilekçesinde TL cinsinden seçimlik hakkını kullandığını, bu seçimin daha sonra ıslah edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Bankanın istinaf etmediği bir hususun resen mahkemece istinafa konu edip kararı kaldıramayacağını, yargılamada usul ve yasaya uyulmadığını, kaldı ki bölge adliye mahkemesinin kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık sözleşmesine aykırılıktan dolayı uğranılan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 18 inci maddesi.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 50/2 ,112, 299 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!