WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2665 E.  ,  2023/6792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/660 Esas, 2022/324 Karar
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili ile dava dışı borçlu ... aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, müvekkilinin kendisine gelen ödeme emrini zuhulen maaş haczi yazısı olarak yorumlayıp eski işçisi ...’ın 20.06.2011 tarihinde iş yerinden ayrıldığını belirtir yazıyı verdiğini, ancak takibin kendisine yöneltildiğini anlamadığından ödeme emrine itiraz etmediğini, takibin şeklen kesinleştiğini, banka hesaplarına haciz konulunca takipte kendisinin de borçlandırılmak istendiğini anladığını, oysa davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, alacaklı olduğunu davalının ispatlaması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2011/4534 E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini, %40 oranından az olmayacak şekilde davalının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satış sorumlusu olan dava dışı ...’ın çabaları sonucu taraflar arasında ticari münasebetin sağlandığını, ürün alım satımının gerçekleştiğini, ...’ın talebi üzerine ürün peşinatı olarak müvekkilinin 8.668,00 TL peşinatı havale ettiğini, bakiyesinin ürün tesliminde araç sürücüsüne verilmek suretiyle ödendiğini, kısa süre sonra müvekkilinin elindeki mallara çalıntı olduğu gerekçesiyle el konulduğunu, dolandırıldığını anlayan müvekkilinin suç duyurusunda bulunup davaya konu takibi başlattığını savunarak davanın reddini, %40 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 27.11.2015 tarih, 2014/23 E., 2015/455 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra tazminatı taktirine yer olmadığını karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 15.02.2017 tarih, 2016/7737 E., 2017/1178 K. sayılı kararıyla bozma ilamında bahsedilen Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1422 E. ve Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/144 E. sayılı dosyalarında sanık ... hakkında beraat kararları verildiği, işbu kararların katılan vekili tarafından temyiz edildiği, dosyaların temyiz incelemesi için Yargıtay'da bulunduğunun dava dosyası içeriğinden anlaşıldığı, sonucunun beklenilmesi istenilen ceza davalarında verilen kararların henüz kesinleşmediği, Mahkemece anılan ceza davaları sonunda verilen kararların kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken bu yön gözden kaçırılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının takip konusu alacağın varlığını ve miktarını ispatlayamadığı, davacı şirket kayıtlarında da davalının alacağına ilişkin herhangi bir kayıt, belge ya da delil başlangıcı sayılabilecek bir hususun tespit edilemediği, açılan ceza davasında da verilen beraat kararlarının kesinleştiği, davalının kendisini davacı şirket yetkilisi olarak tanıtan bir şahıs ile yüklü bir ticari ilişkiye girmiş olmasından dolayı davacı şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, aksine davalının özen göstermeden ticari ilişkiye girmesinin basiretli tacirden beklenecek tavır ve davranış olmadığı, varsa zarar oluşumundan kendisinin yahut üçüncü kişinin sorumlu tutulabileceği, davalının alacak iddiasına dayalı icra takibine girişmesinde kötü niyetli sayılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2011/4534 E. sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ürünlerin hırsızlık sonucu elde edildiğinin sabit olduğunu, bu durumda fatura düzenlenmesinin beklenmeyeceğini, davacının satış ve pazarlama müdürünün faturaları sonradan göndereceğini söylediğini, müvekkilinin banka ödeme dekontlarının yazılı delil başlangıcı sayılması ve tanık dinlenmesi gerektiğini, davacının ödeme emrine itiraz etmediğini, maaş haciz yazısına benzettiği gerekçesine dayanmasının mantıklı temelinin bulunmadığını, dava dışı ...’ın davacının bölge satış sorumlusu olduğuna dair kartviziti sunduklarını, herhangi bir kişinin bir firmada çalışırken kendi nam ve hesabına ticaret yapamayacağını, ...’ın sıfatının araştırılmadığını, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Katılma yoluyla davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; daha önce müvekkil yararına kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, bu hususun bozma kapsamına girmediğini, usuli kazanılmış hak doğduğunu, davalının takip başlatmakla müvekkilinin banka hesaplarına haciz koyup ticari itibarını zedelediğini, teminat yatırmaya mecbur bıraktığını ileri sürerek %40 oranında kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulü yönünde kararın düzeltilerek onanmasını ya da bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.