WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2660 E.  ,  2024/5143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/119 Esas, 2022/1760 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/397 E., 2021/644 K.

Taraflar arasındaki yargılamanın yenilenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; temlik eden davalı banka tarafından 04.02.2010 tarihinde müvekkili aleyhine alacak davası ikame edildiğini, yargılama sırasında bankanın temlik sözleşmesi ile alacağını diğer davalıya temlik ettiğini, yapılan yargılama sonrasında müvekkilinin garanti sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğu kapsamında davanın kabulüne karar verdiğini ve ilamın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme ilamına bakıldığında müvekkilinin sorumluluğunun temlik alana da geçtiği kabul edilerek davanın kabul edildiğini, ancak her ne kadar ilam kesinleşse de kesinleşen kararda ağır hukuki hata bulunduğunu, nitekim garanti sözleşmesinden kaynaklanan alacağın temlik ile 3.kişiye temlik edildiği sonucunun doğmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 110 uncu maddesinde düzenlenen sorumluluğun asıl borçtan tamamen bağımsız bir borç olduğunu, garanti sözleşmesinin borçlusunun açıkça muvafakati olmadığı sürece asıl alacağın temlikinin kendiliğinden garanti alacağının temlikine de yol açmayacağını, nitekim Yargıtay uygulamalarının da bu yönde olduğunu, mahkeme kararında ağır hukuki hata bulunduğunu, bilindiği üzere kesinleşmiş olsa da ağır hukuki hataların toplum vicdanını derin bir şekilde zedelediğini ve hukuk düzenine duyulan güveni ortadan kaldırdığını, yargılama sırasında meydana gelen hatalar ve eksiklikler çok ağır ise kararlara karşı olağan üstü kanun yolu olan yargılamanın iadesi yolunun kabul edildiğini beyan ederek, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/82 E. ve 2012/262 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı temlik eden Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı temlik alan ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ileri sürdüğü şekilde hukuki meselenin yorumuna ilişkin konuların yargılamanın iadesi sebebi olmadığını, davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 377 nci maddesinde öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinde yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı sayıda olmak üzere sayıldığını, sınırlı olarak sayılmış olan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin kıyas yoluyla genişletilmesinin olanaksız bulunduğu, her ne kadar davacı mahkeme ilamındaki ağır hukuki yanılgı sebebi ile yargılamanın iadesine ilişkin işbu davayı açmış ise de iddia olunan ağır hukuki yanılgının yargılamanın iadesi sebepleri arasında yer almadığı, 6100 sayılı Kanun'un 379 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine davalı banka tarafından açılan yargılamanın yenilenmesini gerektiren dosyada mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde söz edilen 3. şahsın fiilinin taahhütü niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu kabul edilerek müvekkilinin garanti sözleşmesinden kaynaklı sorumluluğu kapsamında davanın kabulüne karar verildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş olsa da anılan maddede düzenlenen sorumluluğun asıl borçtan bağımsız bir borç olduğunu, garanti sözleşmesinin borçlusunun açıkça muvafakati olmadığı sürece asıl alacağın temlikinin kendiliğinden garanti alacağının temlikine yol açmayacağını, müvekkilinin de muvafakatinin bulunmadığını, alacağın temlik edilmiş olmasının garanti sözleşmesinden kaynaklanan alacağın da temliki sonucunu doğurmayacağını, kararda ağır hukuki hata bulunduğunu, davalının hukuki güvenliği hakkının korunması gerektiğini, temlik eden bankanın daha önce dava dışı şahıslardan birçok taşınmazları ipotek aldığını, bankanın alacağını aldığına dayanarak tapudaki ipotekleri terkin ettirdiğini, ipotek alacaklısı sıfatının temlik edene geçtiği çok yüksek alacakların teminatı ipoteklerin tediyesiz terkin edildiği, bütün bunların
gerçekte alacağın dava dışı diğer müşterek ve müteselsil borçluların ipotek borçlularınca ödendiğini çağrıştırdığını, temlik alan davacı ...'in dava dışı asıl borçlu şirketi ve dava dışı 30 adet diğer müşterek ve müteselsil borçluları, ipotek borçlularını bedelsiz borçtan kurtarmış olduğunu, sadece garantörlük iddiası dışına hiçbir sorumluluğu bulunmayan davalı müvekkilinin üzerine gidildiğini, bunun da temlik alan davacı ...'in paravan şahıs olarak kullanıldığına işaret edildiğini, bu konuda yasal girişim yapılmadığını, bankanın alacağını tahsil ettiği beyanının kendisini ve ilgili herkesi bağlayacağını, bu nedenle alacağı tahsil ettikten sonra alacağın temlik edilmesinin doğru olmadığını, ipotek terkinlerinin ise yeni alacaklı sıfatı kazanan temlik alan ...'in terkin ettirilmesi gerektiğini, bankanın basiretli tacir gibi davranmadığını, mahkemece talep edilen delillerin toplanmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak belirttiği hususların iddianın yargılamanın iadesi sebepleri arasında da yer almadığı, 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesinin birinci fıkrasının h bendi kapsamında karara tesir eden hileli bir davranışta da bulunulmadığı da anlaşıldığından açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 70 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.