11. Hukuk Dairesi 2023/2654 E. , 2024/4994 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/393 Esas, 2023/97 Karar
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/111 E., 2020/154 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak üzere asıl borçlu Ankara ... Ltd. Şti. ve kefil ... yönünden itirazın 446.241,09 TL asıl alacak, 5.354,89 TL işlemiş faiz, 267,74 TL BSMV, 898,77 TL ihtarname masrafı olmak üzere 452.762,50 TL üzerinden iptaline, Ankara ... Ltd. Şti.'nin 450.000,00 TL ipotek bedeli düşüldükten sonra kalanından sorumlu olduğunun kabulüne, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, kefil ... yönünden alacak ipotekle temin edildiğinden ve takip tarihi itibariyle ipotek bedeli alacağı karşıladığından itirazın iptali isteminin reddine, kefiller ..., ..., ... Grup Ltd. Şti, ... ve ... yönünden 446.241,09 TL asıl alacak, 898,77 TL ihtarname masrafı olmak üzere 447.139,86 TL üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, iade edilmeyen çek yapraklarından kaynaklı 12.810,00 TL banka sorumluluk tutarının asıl borçlu Ankara ... Plastik Ltd. Şti.'den alınarak davacı nezdinde açılacak faiz getirmeyen hesapta deposunu teminen takibin devamına, kefillere yönelik depo talebinin reddine, itirazın iptaline karar verilen tutarlar üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere %20 icra inkâr tazminatının Ankara ... Plastik Ltd. Şti., ..., ..., ... Grup Ltd. Şti, ... ve ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine, asıl borçlu ... Grup Ltd. Şti. ve kefiller ..., ... ve ... yönünden itirazın 1.290,00 TL asıl alacak 430,76 TL ihtarname masrafı olmak üzere 1.720,76 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi ve faize %5 BSMV uygulanmasına, iade edilmeyen çek yapraklarından kaynaklı 5.000,00 TL banka sorumluluk tutarının asıl borçlu ... Grup Ltd. Şti.'den alınarak davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen hesapta deposunu teminen takibin devamına, kefillere yönelik depo talebinin reddine, takip tarihinden sonra nakde dönüşen 1.290,00 TL'nin 07.09.2016 tarihinden, 1.290,00 TL'nin 28.09.2016 tarihinden, 1.290,00 TL'nin 05.10.2016 tarihinden, 1.290,00 TL'nin 01.11.2016 tarihinden itibaren %54 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si ile birlikte asıl borçlu ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya ödenmesine, itirazın iptaline karar verilen tutarlar üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere %20 oranında icra inkâr tazminatının davalılar ... Grup Ltd. Şti. ve kefiller ..., ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara esas alınan bilirkişi raporlarının temerrüt faizinin başlangıç tarihleri yönünden hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından temerrüt tarihi olarak takip tarihi esas alındığından raporun devamındaki hesaplamaların hatalı yapıldığını, davalıların borçlarını süresinde ödemeyerek temerrüte düştüklerini, temerrüt tarihinin kredinin kat edildiği tarih olduğunu, hesap kat tarihinden itibaren %54 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, aksi savunmanın vadesi belirli borcun süresinde ödenmemesinin temerrüt açısından müeyyidesiz kalmasına, belirlenen vadede ödeme yapmamanın borçlunun sorumluluk açısından hiçbir değişiklik yapmamasına neden olacağını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, banka tarafından protesto keşidesine, ihtarname gönderilmesine mahal kalmaksızın vade tarihinde borcun ödenmemesi halinde borçlunun temerrüte düşeceğinin genel kredi sözleşmesinde hükme bağlandığını, bu nedenle müvekkilinin temerrüt için ihtarname çekme zorunluluğu bulunmadığını, aksi kabul halinde ise müvekkili tarafından davalıların bankaya bildirdikleri adreslerine ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin iade edilmiş olmasının müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, ikametgahın değiştirilmesi halinde bankaya bildirme sorumluluğunun müşteri ve kefillerde olduğunu, müvekkiline böyle bir adres değişikliğinin bildirilmediğini, müvekkiline bildirilen adreste yapılan tebligatın geçerli olduğunu, hesaplamalar yanlış yapıldığından davalı kefil ...'ın verdiği ipotek miktarı düşüldüğünde kalan bakiye tutar bulunmadığına hükmedildiğini, müvekkilinin kararda belirtilen tutarda fazla alacağı bulunduğunu, borçlu firmaya çeklerin sözleşme kapsamında verildiğini, kefillerin sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, imzaladıkları sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerden sorumlu olduklarını, sözleşmede müvekkilinin dilediği her zaman kullandırılan kredi karşılığında müşterinin borçlarından gerekli gördüğü kısmına teminat olmak üzere tayin edeceği tutarda nakdin depo edilmesini isteyebileceğinin açıkça düzenlendiğini, takip talebindeki depo talebinde ve belirlenen sorumluluk tutarlarında usulsüzlük bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davacı tarafından davalı borçlular aleyhine usulüne uygun olarak başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında özel dava şartının gerçekleşmediği, dava şartının yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 24.05.2018 tarih ve 2016/18382 E.- 2018/2979 K., 20.03.2017 tarih ve 2016/7479 E.- 2017/2240 K. sayılı ilamları), davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine oy çokluğu ile karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçluların icra dosyasına yaptıkları itirazlarından feragat ettiklerini, davanın konusuz kaldığını, davalıların vekili olmadığını ancak Bölge Adliye Mahkemesince davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar tarafından istinaf edilmediğini bu nedenle davalılar lehine kararın kaldırılamayacağını, ödeme emri ile takip talebinin uyumsuz olmasının kamu düzenine ilişkin bir husus olmadığını ve aleyhe bozma yasağının istisnasını oluşturmadığını ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip talebi ve ödeme emri arasında davalı borçlulara yüklenen borç miktarları yönünden farklılıklar bulunması sebebiyle takibin usulüne uygun olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!