11. Hukuk Dairesi 2023/2646 E. , 2024/5323 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1603 Esas, 2023/148 Karar
HÜKÜM : İstinaf isteminin feragat nedeniyle reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/512 E., 2022/393 K.
Taraflar arasındaki şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın fesih isteminin reddine, davacıların şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette %25’er oranda hisselerinin bulunduğunu, diğer ortakların usulsüz işlemler yaptığını, şirket organlarının uzun süredir toplanmadığını, ortaklar arasında anlaşmazlık olduğunu, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yetmediğini, gayeye ulaşma imkanının kalmadığını ileri sürerek davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesi uyarınca feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kötü niyetle şirketin işleyişini ve faaliyetlerini yürütemez hale gelmesini sağlamak, ayrılma bedeli olarak talep ettikleri fahiş bedeli tahsil etmek amacıyla davayı açtıklarını, şirkete özen ve bağlılıkla değil kendi çıkarlarına hareket ettiklerini, şirketi zarara uğrattıklarını, rekabet yasağı ve özen yükümünü ihlal ettiklerini, kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramayacağını, fesih koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2 ortağı davacılar olan 4 ortaklı davalı limited şirketin davacı ortaklarla dava dışı ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığı, bir araya gelinip şirketin tüm 4 ortak tarafından sürdürülmesinin mümkün olmadığı, karşılıklı iddiaların ortaklar arasındaki ilişkinin güvene dayalı niteliğini ortadan kaldırdığı, haklı sebeplerin oluştuğu, böyle bir durumda yıllara sari şekilde genel kurulların toplanmamış olmasının şirketi yönetenlerin ortaklara hesap vermemesi anlamına geleceği, güven yitiminin her bir davacı payı açısından azınlık ortak olup her bir davacı ortak bakımından haklı sebep oluşturduğu, davalı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi işi yüklendiği, sözleşmenin tapuya şerh verildiği, işin devam ettiği, bu durumda şirketin menfaatinin davacılar ile dava dışı ortakların menfaatinden önde tutulması gerekeceğinin anlaşıldığı, fesih yerine davacı ortakların payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkmalarına karar verilmesinin daha uygun olacağı kanısına ulaşıldığı gerekçesiyle şirketin feshi davasının reddine, davacıların davalı şirket ortaklığından çıkmalarına izin verilmesine, ayrılma akçesi olarak her bir davacı için hükümde gösterilen tutarların ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; fesih için haklı sebeplerin oluştuğunu, şirketin feshine karar verilmesi gerektiğini, bunun tarafları açısından avantajlı bir durum meydana getireceğini, müvekkillerin şirketten çıkmasına izin verilmesine dair kararın Kanuna aykırılık taşıdığını, ayrılma akçesi hesabına itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili 22.11.2022 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesindeki taleplerden ve istinaf başvurularından kayıtsız şartsız feragat ederek feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, feragat veya kabulün hükmün verilmesinden sonra yapılması halinde taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosyanın kanun yolu incelemesine gönderilmeyeceği, ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verileceği, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakimin dosya üzerinden bu konuda ek karar vereceği, davacılar vekilinin Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gönderdiği 22.11.2022 tarihli beyan dilekçesi ile istinaf başvurusundan ve davadan feragat ettiklerini belirttiği, vekaletnamede dava ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu, istinaf başvurusundan feragat edilmekle Dairenin davadan feragat hakkında karar verme yetkisinin kaldırıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin feragat nedeniyle reddine, taraf vekillerinin feragat ve kabul dilekçeleri hakkında İlk Derece Mahkemesince ek karar verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin dava dilekçesinde fesih istediğini, 09.12.2020 tarihli celsede şirket ortaklığından çıkmalarına karar verilmesini, 23.06.2021 tarihli celsede de çıkma paylarının da belirlenmesi noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiğini, Mahkemece çıkma hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, davacıların çıkma taleplerini tekrar ettiklerini, haklı sebeple fesih davalarında hakimin talep dışında başka çözümlere de karar verebileceğini, İlk Derece Mahkemesince de fesih talebinin reddedilip davacıların ayrılma akçeleriyle şirketten çıkmalarına karar verildiğini, çıkmaya izin verilmesine ilişkin hükmün istinaf edilememekle kesinleştiğini, davacıların fesih istemine ilişkin talep ve istinaf isteminden feragat ettiklerini, buna göre, davanın feragat edilmeyen kısmı bakımından yargılamaya devam edileceğinden, 23.11.2022 tarihli dilekçeleriyle davacılar vekilinin “ortaklıktan çıkmalarına karar verilmesi talepleri” ile “ayrılma akçesi ödenmesine dair talep sonuçlarının 5.411.271,26'şar TL” yönünden davanın kayıtsız şartsız kısmen kabul edildiğini bildirdiklerini, davanın feragat edilmeyen, kesinleşen ve kabul edilen kısımları birlikte değerlendirildiğinde; davacılar vekilinin “ortaklıktan çıkmalarına karar verilmesi talepleri” ile “ayrılma akçesi ödenmesine dair talep sonuçlarının 5.411.271,26'şar TL” yönünden davanın kısmen kabulüne, davacıların fesih ve tasfiye talebinden davacılar vekilinin 22.11.2022 tarihli dilekçe ile feragat etmeleri dolayısıyla fesih ve tasfiye talebinin feragat nedeniyle reddine, karar verilmesi gerektiğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin dosyanın İlk Derece Mahkemesine iade ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 307, 308, 309, 310, 311 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen davacılar vekilinin istinaf isteminin feragat nedeniyle reddine, taraf vekillerinin feragat ve kabul dilekçeleri hakkında İlk Derece Mahkemesince ek karar verilmesine dair karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan davacılar vekilinin istinaf isteminin feragat nedeniyle reddine, taraf vekillerinin feragat ve kabul dilekçeleri hakkında İlk Derece Mahkemesince ek karar verilmesine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!