WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/264 E.  ,  2024/3830 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.hukuk Dairesi
SAYISI :2020/1375 E. 2022/1300 K.
HÜKÜM :Kararın kaldırılması-ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/291 E.,2020/258 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "etstur ucuzabilet şekil" “ucuzabilet.com etstur”, "ucuzabilet.com", "ucuzabilet.com bir etstur markasıdır", "ucuzabilet.com bir etstur markasıdır", "ucuzabilet.com etstur", "ucuzabilet.com. etstur", "ucuzabilet.com", ucuzabilet.com", ucuzabilet.com etstur", ucuzabilet.com etstur" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “ucuzabilet ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini oysa müvekkili şirketin 1991 yılında tüketicilere tatil alternatifleri üretmek üzere kurulduğunu, müvekkilinin "ucuza bilet" ibaresiyle “ucuz uçak bileti satın almanın en kolay, hızlı ve zahmetsiz yolu!” sloganıyla 2005 yılında hizmet vermeye başladığını, yurt içinde ve yurt dışında farklı hava yollarının uçak seferlerini tek bir ekranda inceleme imkanı ile kurulduğu günden bugüne ucuz uçak bileti arayışına en kolay ve en hızlı çözümü sunma iddiası ile sektöründe faaliyetlerine devam ettiğini," https://www.ucuzabilet.com "alan adlı internet sitesi ve akıllı telefonlara yönelik ucuzabilet mobil uygulamasını müşterilerinin kullanımına sunduğunu, müvekkilinin verilen hizmetlerin tanıtımı ve pazarlaması masadıyla da her yıl ciddi miktarda reklam ve tanıtım bütçesi ayırdığını, yaptıkları araştırmalar sonucunda davalı şahıs tarafından 03.06.2016 tarihinde "https://ucuzabilet.com.tr/" alan adlı internet sitesinin satın alındığını öğrendiklerini, bunun üzerine İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/230 E. sayılı dosyasında marka hakkına tecavüzün tespiti, anılan web sitesine erişimin engellenmesi ile madde ve manevi tazminat istemli dava açtıklarını, bu dava sonrasında dava konusu marka başvurusunun yapıldığını, müvekkilinin “ucuzabilet” ibareli markaları ve "www.ucuzabilet.com" alan adlı internet sitesi ile 2005 yılından bu yana sadece uçak bileti satışlarını yürüttüğünü, bu hizmetler bakımından "ucuza bilet" ibaresinin cins, çeşit, vasıf bildirir nitelikte olmadığını, bu itibarla söz konusu ibarenin hizmetle bağlantılı olarak algılanmayacağını, söz konusu ibarenin birbirinden ayrı değil birleşik kelime olarak ve herhangi biletlenebilir aktivite yahut hizmet için değil sadece uçuş hizmetlerinin pazarlanması maksadıyla kullanıldığını, bu yönüyle “ucuzabilet” ibaresinin tek başına uçuş hizmetlerini tanımlar bir kelime olmadığını, bir an için aksi düşünülse dahi müvekkilinin 2005 yılından bu yana “ucuzabilet” ibareli markaları ve "www.ucuzabilet.com" alan adlı internet sitesi ile uzun yıllar boşunca hizmet kalitesine yönelik çok ciddi yatırımlar yaparak ve basalı, görsel, online mecralarda yüksek miktarlarda pazarlama bütçesi ayırarak “ucuzabilet” ibareli markasını ve internet sitesini Türkiye çapında uçuş hizmetleri ile özdeşleştirerek yarıştırıcı hale getirdiğini, SMK'nın 5/2 çerçevesinde kazandığı hakların davalı Kurum tarafından yapılan incelemede göz ardı edildiğini, davalı gerçek kişinin yüzlerce alternatif arasından müvekkili şirketin 2005 yılından bu yana kullandığı www.ucuzabilet.com alan adlı internet sitesini sonundaki “tr” eki hariç birebir aynı alan adını seçip uçuş hizmetlerinin pazarlanmasına yönelik birebir aynı hizmetleri yine aynı müşteri kitlesine yönelik olarak 2016 sonrasında faaliyette bulunmaya başladığı ve müvekkilinin kendi sitesinin pazarlanması bakımından uzun yıllar yürüttüğü faaliyetlerinden haksız fayda sağlamak suretiyle haksız rekabette bulunduğunun da göz ardı edildiğini, müvekkilinin markasının tanınmışlığı hakkında en ufak bir değerlendirme yapılmadığını, İstanbul Anadolu 1. FSHHM’nin 2018/230 E. sayılı dava dosyasında verdiği tedbir kararının ve bu kararın devamına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD.’nin kararlarının davalı Kurum tarafından dikkate alınmadığını, dava konusu başvuru ile müvekkilinin markasının esaslı unsurları ve bilhassa okunuş yönünden ayniyet derecesinde benzer olduklarının göz ardı edildiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla yapıldığını, 2019-M-4430 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/57597 başvuru numaralı “ucuzabilet ...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka ile davacının itiraza mesnet markası arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını, markalarda yer alan ortak ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, gerek dava konusu markanın gerek itiraza mesnet markaların tescilli olduğu sınıflar bakımından “ucuzabilet” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu nedenle markanın esas ve ayırt edici unsurunun “ucuzabilet” ibaresi olmadığını, davacının bu ibareye dayanarak hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının “ucuzabilet” veya “ucuzabilet.com” ibareli tanınmış marka tescili olmadığı gibi münhasıran marka tescilinin dahi olmadığını, davacının “ucuzabilet” ve “ucuzabilet.com” ibarelerinin münhasıran marka tescili için yaptığı tüm başvuruların reddedildiğini, “ucuz bilet” ve “ucuza bilet” ibarelerinin turizm ve havacılık sektöründe birçok firma tarafından sürekli kullanılan tanımlayıcı bir ibare olduğunu, sözcüklerin birleşik yazılmasının ayrı bir anlam türetmediği gibi fonetik olarak da farklı bir sözcük algısı uyandırmadığından zayıf işaret niteliğini değiştirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava aşamasında dayanak olarak gösterdiği 2005 47224 sayılı markası ve hem marka işlem dosyasında hem de dava dosyasında dayanak olarak gösterdiği 2018 55472, 2018 55454, 2018 55441, 2018 55434, 2018 55429, 2018 55349, 2018 55317 ve 2018 55337 tescil numaralı markaları “ucuzabilet” ibaresinin dışında “etstur” ya da “bir etstur markasıdır” ibareleri ile marka hakkı elde ettiğini, “ucuzabilet” ibaresinin, uyuşmazlık konusu 39. sınıf "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, Araba parkları hizmetleri, Tekne barındırma hizmetleri.,", 41. sınıf "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." ve 43 sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri" için ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, çünkü söz konusu alanlarda biletleme yöntemi ile hizmet verilmesi veya alınması söz konusu olduğu gibi bu biletlerin “ucuz” olarak nitelenmesi veya algılanmasının da mümkün bulunduğunu, başka bir ifadeyle belirtilen alanlarda herkesin kullanımına açık olan ve bir sıfat tamlaması durumunda olan “ucuzabilet” sözcük öbeğinin herhangi bir kişi veya kuruluşun tekeline bırakılması mümkün olmadığını, sayılan hizmetler için ayırt ediciliğinin zayıf olması karşısında karşılaştırma konusu işaretlerin içerdikleri farklı unsurların markaların ayırt edilmesini sağladığı, sayılan hizmetler dışında dava konusu marka kapsamına yer alan diğer hizmetler bakımından “ucuzabilet” ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunduğu, bu hizmetler bakımından işaretler karşılaştırıldığında, davacı markalarında ön planda tutulan unsurun “ucuzabilet.com” (dava aşamasında dayanak yapılan 2005 47224 numaralı marka hariç -bu markadaki asli unsur, “etstur” ibaresidir-) unsuru olduğu, dava konusu markadaki asli unsurun “...” ibaresi olduğu, buna göre çekişme konusu “ucuzabilet” ibaresinin dava konusu markada tali unsur konumunda olması nedeniyle markaların bütünsel olarak ayırt ediciliği bulunan hizmetler bakımından da karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, diğer taraftan davacının "ucuzabilet" ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "ucuzabilet" ibaresinin müvekkilinin yoğun kullanımı sonucu ayırt edicilik kazandığını, anılan ibarnin müvekkili tarafından 2005 yılınmdan beri kullanıldığını, tanınır hale getirildiğini, anılan ibare üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, bu sebeple dava konusu marka ile müvekkili markaları arasında iltibas bulunduğunun açık olduğunu, müvekkilinin anılan ibareye ayırt edicilik kazandırdığının mahkemece alınan ilk bilirkişi raporuyla belirlendiğini, ayrıca müvekkilinin"ucuzabilet" ibareli marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/120 E. sayılı dosyasında verilen karar ile 39.01 sınıfta kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığının tespit edildiğini, müvekkili markalarının tanınmışlığının ispatına yeterli delil bulunmadığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, “UCUZABİLET” ibaresinin 2005 yılından beri müvekkil, şirket tarafından markasal olarak yaygın bir şekilde ülkemizde kullanıldığını ve özellikle dava konusu 39.sınıftaki "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri” bakımından kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, “ucuzabilet” ibaresinin müvekkili şirket ile özdeşleştiğini, kullanım sonucu marka olarak algılanır hale geldiğini, davalı başvuru sahibi aleyhine İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/230 E. sayılı tecavüzün önlenmesi ve maddi/manevi tazminat talepli davada son olarak alınan bilirkişi raporunda aynı yönde tespitlere yer verildiğini, davalının müvekkilinin markasından ayırt edilemeyecek kadar benzer (esas unsurları aynı olan) ve hatta neredeyse aynı markayı aynı hizmetler alanında kullanmak istemesinin tüketiciyi aldatmaya ve haksız kazanç sağlamaya yönelik kötü niyetini açıkça gösterdiğini, davalının müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanarak açıkça onun ticari pazarını ele geçirmek ve faydalanmak istediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar markalarında ortak olarak yer alan "ucuza bilet" ibaresinin, sunulan hizmetin tüketicinin bütçesini korumaya yönelik, ucuz nitelikte olduğu yönündeki anlamı dışında,
tüketicilere anında ve kolayca marka olarak algılanmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı, eş deyişle anılan ibarenin uyuşmazlık konusu hizmetler bakımından somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı gibi "ucuza bilet" ibaresinin 6102 sayılı Sınai Mükiyet Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası anlamında kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin de ispatlanamadığı, bu itibarla taraf marklarında anılan ibarenin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağı, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi ile başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmesine rağmen, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, anılan Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, ilk derece mahkemesi ve Dairemizce alınan bilirkişi raporlarında açıklandığı üzere, davacı marklarının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı gibi kötüniyet iddialarının da yerinde olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait ''ucuza bilet'' ve ucuzabilet.com'' markalarının kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı ve tek başına tescil edilebilir olduğunun bilirkişi raporu ve mahkeme kararları ile sabit olduğunu, müvekkil şirkete ait markalarda esas unsurun ucuza bilet ibaresi olduğunu, keza davalının da iltibas teşkil eden markasında esas unsur olarak ucuz bilet ibaresinin kullandığını ve haksız rekabete vücut verdiğini, ''ucuzbilet'' ibaresinin uzun yıllar kesintisiz ve yoğun kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığının ortada olduğu, davaya konu marka ile müvekkil markaları arasında iltibas olacağının açık olduğunu, davalının marka başvurusunun açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkile ait markaların Türkiye'de tanınmış marka statüsünde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 5 inci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.