WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2639 E.  ,  2024/5255 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1604 Esas, 2023/117 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/366 E., 2019/247 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü, sicilden terkini ve marka hakkına tecavüzün men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünyaca ünlü ve aynı zamanda TPE nezdinde tanınmış markaların sahibi olduğunu, 1973 yılında ABD, Colorado Eyaletinin Denver şehrinde kurulduğunu, dünyada en çok gayrimenkul satışı gerçekleştiren bir kurum olduğunu, REMAX ve BALON ŞEKLİ markalarının tanıtımı için çok yoğun reklam ve tanıtım harcaması yaptığını, bu markaların tanıtımı ve promosyonu için 1973'ten bu yana yapmış olduğu yıllık reklam giderinin 6 milyar Amerikan Dolarını aştığını, Olimpiyatlar dahil pek çok uluslararası etkinlik ve yarışmaya sponsor olduğunu, T/02657, T/02658, 2015/45627, 2011/46235, 2010/45981, 2007/56607, 2007/56453, 97/001343, 97/001342, 97/001341 tescil numaralı markaların maliki olduğunu ayrıca 180827 tescil numaralı BALON ŞEKLİ (35, 36 ve 42. Sınıfta tescilli), 180770 tescil numaralı REMAX MARKASI ve ŞEKİL (35, 36 ve 42. sınıfta tescilli), 180730 tescil numaralı REMAX markası (35, 36 ve 42. Sınıfta tescilli), 2007/ 56607 tescil numaralı REMAX markası (35, 36. Sınıfta tescilli), 2007/ 56453 tescil numaralı REMAX ŞEKİL markası (35, 36. sınıfta tescilli) ve 2011/ 46235 tescil numaralı REMAX COMMERCIAL markasının (35, 36. sınıfta tescilli) da müvekkili adına tescilli olduğunu, bu markalardan 180770 ve 180730 tescil numaralı markaların aynı zamanda tanınmış marka olarak TPE nezdinde tescil edildiğini, müvekkili şirket tarafından tescil ettirilen markalarda yer alan balon şekli ve renk kombinasyonunun da ABD'de telif hakkı olarak (copyright) tescil ettirildiğini, davalıların müvekkiline ait "REMAX" markaları ile iltibas teşkil eden "RELAX" markasını işletmesinde kullandığını, "EG RELAX İSTANBUL EMLAK" ibareli markasının 36. sınıfta tescili olmasının müvekkilinin markasının itibarına zarar verdiğini, "RE/MAX" ve "RE/MAX ŞEKİL" ile "EG RELAX İSTANBUL EMLAK" markalarının birbiri ile iltibasa neden olacak kadar benzediğini, iki marka arasında hem görsel hem de işitsel manada benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin "REMAX" markası ile iltibas yaratan "EG RELAX" ibaresinin tecilinin 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci, 8 inci, 35 inci, 61 ve 62 nci maddelerine de aykırı olduğunu, davalılara dava konusu markaya ilişkin başvurularını geri çekmelerinin ve kullanımına son vermelerinin ihtar edilmesine rağmen davalıların ihtara uymadıklarını beyanla, davalılar adına tescilli 2012/35230 tescil numaralı "EG RELAX" markasının dava sonuna kadar 3. kişilere devrinin tedbiren engellenmesine, davalılar adına tescilli olan 2012/35230 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, markanın tescil edildiği şekilden farklı kullanılması durumunda haksız rekabet ve marka hakkı ihlali oluşturan fiillerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ıncı maddesi ve 556 sayılı KHK'nın 61 ve 62 nci maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın tescilli markalarının müvekkiline ait markadan çok farklı olduğunu, davacı markasının "REMAX" ibareli ve "BALON ŞEKLİ" olduğunu, müvekkillerine ait markanın ise "EG relax emlak" şeklinde küçük harflerle kullanıldığını ve kırmızı- beyaz renkte olduğunu, simgesinin ise YAPI şeklinde olduğunu, bu nedenle yazı karakteri, simge anlamında iki marka arasında fark bulunduğunu, her iki markanın birbirini çağrıştırmasının mümkün olmadığını ve markalar arasında hiçbir bağ bulunmadığını beyanla davanın reddine ve müvekkilinin markasına konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlık özelinde davacı yan markasının "RE/MAX Şekil' markaları üzerinde gerçek/ ilk hak sahibi olduğu, anılan markanın tanınmış marka niteliğini haiz olduğu ve taraf markalarının aynı hizmetlerde kullanıldığı, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve denetime elverişli bilirkişi heyet raporu izahı yapılan mevzuat kapsamında değerlendirildiğinde, taraf markaları arasında, her iki markada yer alan kelime unsuru yönünden bir benzerliğin bulunduğu ancak bu markaların diğer unsurlar yönünden birbirinden farklı oldukları, bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında dava konusu markanın hükümsüz kılınmasını gerektiren işaretsel benzerlik şartının oluşmadığı, taraf markalarında yer alan '’relax” ve "remax” ibarelerinin anlamsal olarak da benzerlik arz etmediği, ayrıca dava konusu markada yer alan "relax” ibaresinin, başkaca unsurlarla birlikte taraf markalarının tescilli olduğu 36. sınıfta dava dışı kişiler adına da marka olarak tescil edildiği, bu itibarla taraf markaları arasında bir iltibasın da söz konusu olamayacağı, davalı yanın markasını kullanımının tescilli marka kapsamında değerlendirileceği, davalı kullanımının tescile aykırı olduğunun ispat edilemediği müddetçe bu kullanımın, davacı yana ait marka hakkına tecavüz ve/veya haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve takip eden tüm beyanlarını tekrarla müvekkiline ait RE/MAX ibareli markaların türlü renk ve yazı karakteri ile başvurusu yapılan ve hakkında 2 ayrı tanınmışlık kararı bulunan markalar olduğunu, markanın hukuken ve fiilen özellikle 36. sınıftaki hizmetler bakımından refleks çağrışımı yapacak derecede tanınmışlığa sahip olduğunu, mahkemece müvekkiline ait tanınmış marka olarak kabul edilen REMAX ve türevi markalar ile hükümsüzlüğü talep edilen davalılara ait RELAX ana unsurlu markanın karşılaştırıldığını ve netice itibariyle hatalı bir şekilde markalar arasında hükümsüzlüğü gerektirecek bir benzerlik bulunmadığı ve davalı markasının bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı markaları ile iltibas yaratmadığı kanaatine ulaşıldığını, markalar arasındaki iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinin nihai olarak sübjektif yargılara dayanacağını, ortada somut ve kesin kabul edilebilir veriler olmadığı müddetçe bir şekilde iltibasa ilişkin bir yargı öne çıkacağını, ancak huzurdaki davada somut veri olarak tanınmışlık olgusunun mevcut olduğunu, müvekkilinin RE/MAX VE RE/MAX ŞEKİL markasını tanınmış marka olarak koruduğunu, TPE'nin de bu markaları tanınmış marka olarak tescil ettirdiğini, diğer markalardan daha üst düzeyde bir koruma vaat ettiğini, mahkemece tanınmışlık olgusunun dikkate alınmadığını, davalı markasının kendi başına anlamı var ise de 36. sınıfta tescilinin müvekkili markasını çağrıştıracağını, benzer mahiyette başvuruların kabul edilmediğini, itirazlarının kabul edildiğini, mahkeme kararlarının lehlerine olduğunu, gerek TPE gerekse farklı mahkemeler bakımından RELAX ibaresi RE/MAX ibaresinden çok farklı olarak değerlendirilmediğini, mahkemenin raporla bağlı olmadığını ancak müvekkili markasının tanınmışlığının genel kabul gördüğünü, davalının müvekkilinin markasından haberdar olmamasının düşünülemeyeceğini, zaten ihtarlarının bulunduğunu, bu durumda iyi niyetli ve dürüst olmadıklarını, kötü niyetli tescilin YHGK 2008/11-501 E 2008/507 K sayılı kararında hükümsüzlük nedeni olduğunu, kötü niyetli yapılan başvuruların iptali gerektiğinin hükme bağlandığını, doktrin ve Yargıtay tarafından markaların salt teşkil tarzından ziyade halk tarafından ne şekilde algılandıklarının da nazara alındığını, markaların aynı sınıfta tescil edilmek istenmesinin ve her iki markanın tereddüde yer vermeyecek derecede benzer olmasının sonradan müracaatı yapılan markanın reddini gerektirdiğini, mahkeme kararında tanınmışlık olgusunun yeterince dikkate alınmadığı ve bu olgunun yerinde uygulanmadığının görüldüğünü beyanla bu hususlar dikkate alınarak kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının ayırt edici unsurunun bulunduğu, işaretsel benzerliğin bulunmadığı, taraf markalarında yer alan "relax” ve "remax” ibarelerinin anlamsal olarak da benzerlik arz etmediği ayrıca dava konusu markada yer alan "relax” ibaresinin, başkaca unsurlarla birlikte taraf markalarının tescilli olduğu 36. sınıfta dava dışı kişiler adına da marka olarak tescil edildiği, bu itibarla taraf markaları arasında bir iltibasın da söz konusu olamayacağı, davalının markasını kullanımının tescilli marka kapsamında değerlendirileceği, kullanımın hukuka uygun bulunduğu, davalı kullanımının tescile aykırı olduğunun ispat edilemediği müddetçe bu kullanımın, davacıya ait marka hakkına tecavüz ve/veya haksız rekabet teşkil etmeyeceğine dair davacının marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı olarak açmış olduğu davalarının reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci, 8 inci, 35 inci, 61 ve 62 nci maddeleri.

3.6102 sayılı Kanun 56 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.