11. Hukuk Dairesi 2023/2620 E. , 2024/5209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/355 Esas, 2023/203 Karar
HÜKÜM : Davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/722 E., 2021/822 K.
Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların baba bir anne ayrı olmak üzere kardeş olduklarını, tarafların müteveffa babaları ... tarafından temelleri atılan aile şirketlerinde ticarî faaliyetlerini uzunca yıllar birlikte sürdürdüklerini, 2016 yılına gelindiğinde ailevi anlaşmazlıkların çıktığını, davacının gerek müteveffa ... ...'ın mirasçılığından ve gerekse de temel aile şirketi olan ... Şirketi'nden uzaklaştırılmak istendiğini, davacının aile şirketi olan ... Şirketi'ndeki hisselerini devre mecbur kılındığını, davacının önce aileden ve akabinde de aile şirketinden tamamen soyutlanmaya başlandığını, bu bağlamda davacının ... Şirketindeki ortaklık hissesini davalılara devretmek zorunda bırakıldığını, davacının Hisse Devir Protokolü'nü kendisinden hile ile gizlenen malvarlığı değerlerini bilmeden imzaladığını, davacının hakkı olandan çok daha azı teklif edilerek hisselerin devredildiğini, ne var ki davalıların, söz konusu protokolden doğan yükümlülüklerini dahi yerine getirmediklerini, mezkûr protokol bağlamında müvekkiline devredilmesi gereken taşınmazların devrinin yapılmadığını, davalıların şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları dönemde, bir kısım şirket gelirlerini kendilerine mal edindiklerini ve bu gelirlerle bir akım taşınmazlar alarak bu taşınmazları kendi adlarına tescil ettirdiklerini ileri sürerek öncelikle hisse devir protokolünün gereği olarak davacıya devir edilmesi gereken taşınmazların davalılar adına olan tescillerinin iptali ile davacı adına tesciline, tescili mümkün olmazsa rayiç değerlerinin tespiti ile şimdilik 5.000,00 TL'sinin davalılardan tahsiline, ikinci talep olarak davalıların şirket gelirlerini kendilerine mal etmiş olmaları nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL tazminatın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Tensiben karar verildiğinden dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından açılan davada iki ayrı talepte bulunulduğu, davacının birinci talebinin hisse devir protokolü gereğince kendisine verilmesi gerektiğini iddia ettiği taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili olmadığı takdirde bedellerinin tahsili, ikinci talebinin ise şirket yöneticilerine karşı açılan sorumluluk davası olduğu, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali talebiyle ilgili olarak dava dosyasının tefrik edilerek Mahkemenin ayrı bir esasına kaydedildiği, işbu davaya şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat talebi olarak devam edildiği, davacı, davalıların dava dışı ... Tur. ve Oto. Tic. Ltd. Şti.'nde yönetici oldukları dönemde şirket tüzel kişiliğini zarara uğratarak şirketin kazandığı paralarla kendilerine gayrimenkul edindiklerini iddia ettiği, davalıların şirket kazancını kendilerine mal ederek mal varlığı edinmelerinin davacı açısından dolaylı zarar olarak ortaya çıktığı, dolaylı zararda, meydana gelen zararın şirkete ödenmesinin talep edilebileceğini, davacının tazminatın şahsına ödenmesini talep ettiği, öte yandan, dava dışı ... Tur. ve Oto. Tic. Ltd. Şti.'nin ticari kayıtlarının incelenmesinde davacının 2016 yılında ortaklıktan ayrıldığının tespit edildiği, davacının tazminatı şirket adına istemesi halinde dahi aktif dava ehliyetinin bulunmayacağı, taraf ehliyetine ilişkin dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ve 115 inci maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin hukuki nitelendirmeyi hatalı yaptığını, taleplerinin; şirket gelirleri ile elde edilmekle davalıların malvarlığında bulunan veya bulunması gereken başta taşınmazlar olmak üzere mal varlığı değerlerinin tespiti ve bu malvarlığı değerlerinin dava tarihindeki değerinin, davacının ortaklıktan çıktığı dönemdeki hisse oranına tekabül eden kısmının, tazminat niteliği ile davacıya ödenmesi olduğunu, yerel mahkemenin hukuki nitelendirmesinin doğru olduğunun kabulü halinde dahi ulaşılan sonucun hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ancak dava öncesinde taraflarca arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı ve sürecin anlaşmazlık ile sonuçlandığı, bu nedenle arabuluculuk için ücret takdir edildiği ve bakanlık bütçesinden ödenmesine karar verildiği, mahkemece dava öncesi bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmadığı, anılan husus kamu düzenine ilişkin olduğundan hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece hukuki nitelendirmenin hatalı yapıldığını, davanın sorumluluk davası değil davalıların şirketi temsile yetkili oldukları dönemde bu yetkilerini kötüye kullanarak kendilerine mal ettikleri taşınmaz mal varlığının müvekkilinden gizlendiğini ve davacının da hissesini bu mal varlığı değerlerini bilmemesinden ötürü daha az bir ivaz karşılığında devretmesinden kaynaklı tazminat davası olduğunu, hisse devir protokolü yapıldığı süreçte şirketin olması gereken mal varlığı değerinin çok az altında envanter ortaya konulduğunu ve müvekkilinin de bu envanter üzerinden belirlenen değer üzerinden hisselerini devrettiğini, davalıların kendi uhdelerine geçirdiği mal varlığı şirket uhdesinde olsaydı davacının hisselerinin de aynı oranda değerleneceğini, bu nedenle başta taşınmazlar olmak üzere davalıların mal varlığının tespiti ile davacının ortaklıktan çıktığı dönemdeki hisse oranına tekabül eden kısmının tazminat niteliği ile davacıya ödenmesinin talep edildiğini, bu tazminatın davacının şirket ortaklığından ayrılmış olması nedeniyle şirkete ödenmesinin istenmesinin müvekkiline bir fayda sağlamayacağını, hukuki nitelendirme doğru kabul edilse dahi ulaşılan sonucun hatalı olduğunu, şirketin dağıtmadığı karların müvekkili açısından vazgeçilmez bir hak olduğunu, karın ödenmesini ortağın doğrudan zarar olarak dava edebileceğini, uzman görüşü olarak sundukları mütalaanın değerlendirilmediğini, mahkemenin işin esasına girmeden tensiben davanın reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553, 555 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!