WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2605 E.  ,  2024/492 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/3 Esas, 2023/76 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapıldığını, icra takibi uyarınca müvekkilinin de toplam borç miktarı olan 261.994,17 TL'den sorumlu tutulduğunu, müvekkilinin asıl borçlu olmadığını, asıl borçlunun borcunun teminatı olarak taşınmazı üzerinde 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere üst sınır ipoteği tesis edildiğini, bu durum karşısında ipotek limiti haricinde müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, öte yandan dayanak ipoteğin başından itibaren geçersiz olduğunu, zira ipotek tesisi sırasında eş rızasının alınmadığını ileri sürerek dava ve takibe dayanak ipoteğin fekkine, takip uyarınca davalıya 100.000,00 TL borçlu olunmadığının tespitine davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle dava değerini 161.994,17 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2018/446 E., 2020/313 K. sayılı kararıyla; davacının verdiği taşınmaz ipoteğinin güvencesinin devam ettiği anlaşıldığı, üst sınır ipoteğinde alacak bakımından bir üst sınır tespit edilerek teminatın kapsamı saptanması gerekeceği, bu şekilde rehin edilen alacağın tutarı değil, ipotekli gayrimenkulün sorumlu olduğu üst miktarın belirlenmesi gerektiği, kısaca, ipoteğin üst sınır ipoteği olması durumunda borçlu sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumlu olacağı; davacı ile davalı arasındaki kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu; davacının sadece 100.000,00 TL'lik ipotek limitinden sorumlu olacağı; icra dosyasında takibe konu 261.994,17 TL'nin tamamından sorumlu olmayacağı; dolayısı ile davacının 161.994,17 TL borcu olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli ve 2020/1225 E., 2021/28 K. sayılı kararıyla; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 15.09.2022 tarih, 2021/1618 E. ve 2022/5934 K. sayılı kararıyla ''...Davacı tarafça dava dilekçesinde takibe dayanak ipoteğin geçersiz olduğu, eş rızasınn alınmadığı iddiası ile ipotek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ipoteğin fekki talep edilmiş, ıslah dilekçesi ile de takip miktarında ipoteği aşan kısım yönünden borçu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacı tarafından işbu dava açılmadan önce 02.03.2018 tarihinde icra takibinin iptali talebinde bulunulmuş, Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (icra hukuk mahkemesi sıfatıyla) 2018/16 E. 2018/19 K. sayılı 02.03.3018 tarihli kararı ile davacı ... yönünden icra emrinin iptali ile kefillik limiti 100.000.- TL üzerinden icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Söz konusu kararın huzurdaki davadan önce verilmiş olduğu dikkate alındığında davacının menfi tespit isteminde hukuki yararı bulunmamakta ve MK madde 2’de düzenlenen dürüstlük kuralı ile bağdaşmamaktadır. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından işbu dava açılmadan önce 02.03.2018 tarihinde icra takibinin iptali talebinde bulunulduğu, Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) 2018/16 E. 2018/19 K. sayılı 02.03.3018 tarihli kararı ile davacı ... yönünden icra emrinin iptali ile kefillik limiti 100.000,00 TL üzerinden icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, söz konusu kararın eldeki davadan önce verilmiş olduğu dikkate alındığında davacının menfi tespit isteminde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkemece menfi tespit isteminde hukuki yararın bulunmadığı gerekçesi öne sürülmüş olsa da, davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, Giresun İcra Hukuk Mahkemesi 2018/16 E. - 2018/19 K. sayılı kararı neticesinde, Mahkeme takibin değil, icra emrinin iptaline karar verdiğini, ayrıca, İcra Hukuk Mahkemesi kararları ancak yine İcra Hukuk Mahkemeleri nezdinde kesinlik arz etmekte olup, ihalenin feshi veya istihkak davalarının bu halin bir istisnası olduğunu, bu nedenle Giresun İcra Hukuk Mahkemesi 2018/16 E., 2018/19 K. sayılı dosyası, genel Mahkeme olan Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilecek olan kararlar için bir kesin hüküm veyahut derdestlik sebebi olmadığını, Giresun İcra Hukuk Mahkemesi 2018/16 E., 2018/19 K. sayılı 02.03.2018 tarihli kararı ile davacı yönünden icra emrinin iptali ile kefillik limiti 100.000,00 TL üzerinden icra emrinin düzeltilmesi yönünde verilmiş olan karar, Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/3 E. sayılı dosyası için herhangi bir kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, müvekkil davacının menfi tespit isteminde hukuki yararının bulunduğunu, davacı/ borçlunun borçlu olmadığını ileri sürerek ilamsız icra takibine itiraz etmesi ancak takibin durmasını sağlamakta olup, icra takibini ortadan kaldırmadığını, takibin iptali ise eldeki davanın açılmasından sonra gerçekleşen bir sonuç olduğunu, bu nedenle, davacının, takibe konu icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti davası açmakta hukuki yararı bulunduğunu, bu açıklamalar ve özellikle 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesinde icra takibinden önce dahi menfi tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunduğunun kabulü karşısında Yerel Mahkemenin, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı yönündeki gerekçesi ve buna göre vardığı sonucun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.