11. Hukuk Dairesi 2023/2598 E. , 2024/5474 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1845 Esas, 2023/298 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/473 E., 2019/811 K.
Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkma ve çıkma payının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nın davalı şirketin 8.000/80.000 pay oranında hissedarı olduğunu, şirketin kuruluşundan beri müvekkilinin payına düşen kârın ödenmediğini, müvekkilinin şirketin işleyişi üzerinde etkin söz sahibi olmasının engellediğini, bilgi almasının dahi önüne geçildiğini, ortaklar arasında sürekli hale gelen anlaşmazlıklar, uyumsuzluklar ve husumetler bulunduğunu, ortakların maddi durumları, gelir düzeyleri ve yaşam standartları bakımından ciddi dengesizliklerin mevcut olduğunu, davalı şirketin devamı niteliğinde kurulan yeni iş kolları ve şirketlerin tümüyle müvekkilini devre dışı bırakarak faaliyet sürdürdüğünü ve bir kez daha müvekkilinin haklarından ve payından yoksun bırakıldığını, bu durumların müvekkili bakımından ortaklığın devamını çekilmez hale getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin haklı sebeple davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine, şirketteki ortaklığına son verilmesine, fazlaya ilişkin haklı saklı kalmak üzere 8.000/80.000 paya tekabül eden ayrılma payı bedelinin ödenmeyen kârlarla birlikte şimdilik 50.000,00 TL olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; daha sonra ortaklıktan çıkma payı alacağını 1.679.338,88 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak görülmesinin mümkün olmadığını, harcın tamamlatılması, davacıya dava dilekçesini ve talep sonucunu açıklatılması gerektiğini, davacının ortaklığının kesintisiz biçimde devam etmediğini, 04.08.2010-29.07.2015 tarihleri arasında şirketin ortağı olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 608 inci maddesinde öngörülen ortaklar kurulu kararı olmadığı için ve ana sözleşme hükümleri gereğince dava yolu ile kâr payı istenemeyeceğini, davacının katıldığı 15.12.2009, 15.10.2014 ve 25.12.2015 tarihli genel kurullarda şirket kârının dağıtılmayarak sermayeye ilave edilmesine karar verildiğini, davacının şirketteki sermayesinin arttığını, davacının bilgi edinmek için hiçbir talepte bulunmadığını, bu konuda kendisine engel olunmadığını, davacının 08.08.2001-04.08.2010 tarihli arasındaki ortaklığı dönemince ortaklar kurulu toplantılarının hemen hemen tamamına şahsen katıldığını, yeniden ortak olduktan sonra 29.07.2015 tarihinden itibaren ortaklar kurulu toplantılarında vekili aracılığı ile temsil edildiğini, müvekkili şirketin ortakları arasında husumet bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen şirketlerin, müvekkili şirketin devamı niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin faal olduğu, defterlerinin düzgün tutulduğu, ödenmemiş sermaye borcunun bulunmadığı, kâr sağladığı, yönetiminde yolsuzluk bulunmadığının saptandığı, davacının haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddialar incelendiğinde; şirketin işleyişi üzerinde etkin söz sahibi olmasının engellendiği, bilgi almasının önüne geçildiği iddiası bakımından; davacının 29.07.2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına bizzat, 07.12.2015, 14.12.2015, 25.12.2015, 20.05.2016 ve 14.11.2017 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarına vekaleten katıldığı gözetilerek şirket yönetiminde görevli olmaması, şirket yetkilisi olmaması sebebinin; 6102 sayılı Kanun'un bilgi alma ve inceleme hakkını düzenleyen 614 üncü maddesi hükmü karşısında ise bilgi almasının önüne geçildiği sebebinin haklı sebep olarak takdir edilmediği, davacının payına düşen karın ödenmediği iddiası konusunda; davacının en son 03.08.2015 tarihinde ortak olduğu tarihten sonra, genel kurul toplantılarında kâr dağıtımı konusunda herhangi bir karar alınmamışsa da faal olan şirketin 29.12.2009 ve 25.12.2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında sermaye artışına gidildiği, karın dağıtılmayarak sermayeye ilave edildiği, davacının pay oranının arttığı bu nedenle ileri sürülen bu sebebin de haklı neden sayılmadığı ve kâr payı tespiti talebinin yerinde görülmediği, ortaklar arasında sürekli hale gelen anlaşmazlıklar, uyumsuzluklar ve husumetler bulunduğuna ilişkin olarak somut hiç bir veri sunulmadığı, davalı şirketten dava dışı Beşkardeşler Entegre Et ve Süt Ürün. Hayv. Tarım Uygula, Ltd. Şti. ve Beşkardeşler Odun Kömür Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne parasal kaynak aktırıldığı, bu şirketlerin davalı şirketin devamı niteliğinde olduğunun ise kanıtlanamadığı, dava dışı şirketlere de ortaklıkları nedeni ile davalı şirket ortakları arasındaki maddi durumları, gelir düzeyleri ve yaşam standartları arasındaki dengesizliklerin ise haklı neden oluşturmasının mümkün olmadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarından olan davacının gelinen süreçte, şirketin kurulduğu 20.08.2001 tarihinden itibaren 14.07.2003 tarihinde hisselerin tamamını devir etmek suretiyle ortaklıktan çıktığı, 13.06.2007 tarihinde devir ettiği hisseyi tekrar aynı ortaktan almak suretiyle şirkete ortak olduğu, 06.08.2010 tarihinde şirketteki hisselerin tamamını devir etmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığı, en son 03.08.2015 tarihinde hissedarlardan birinden hisseleri almak suretiyle tekrar şirkete yeniden ortak olduğu, nihayetinde davacının şirket ortaklığından çıkmak için haklı sebeplerinin varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili açısında ortağı bulunduğu şirketin yönetimi ile diğer ortak ve müdürlere olan güveni sarsılmış ortaklığın devamının kendisi için çekilemez bir hal aldığını, devam eden dava süresince dahi fiili durum itibariyle müvekkilinin ortaklıktan dışlandığını, sadece kağıt üzerinde pay sahibi olarak kaldığını, hiçbir maddi menfaat elde edemediğini, bilgi alamadığını, bilgilendirilmesine yönelik taleplerine cevap verilmediğini, müvekkili ile diğer ortaklar arasında bilgi ve fikir alışverişi bulunmadığını, müvekkili şirketin işleyişi ve faaliyetleri hakkında sağlıklı bilgi sahibi olmadığı gibi şirket kârından dahi yararlanamadığını, hisse olarak azınlığa sahip olması ve diğer ortakların ise kendisine karşı birlik olması karşısında adeta varlık içinde yokluk yaşatıldığını, diğer ortakların oluşturduğu yeni oluşumlar ve bu oluşumlar ile davalı şirket arasında ticari faaliyet oluşturarak örtülü olarak sermaye ve kâr aktarımı sağlandığını, kâr payını dağıtmayarak da müvekkilinin maddi menfaat sağlamasının engellendiğini, kendilerinin ise diğer şirketler üzerinden gelirlerini elde ettiklerini, şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi için haklı sebebin varlığını ispat açısından tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, savunma haklarının ihlal edildiğini, Mahkeme kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, davalı şirket ile sermaye, yönetim, denetim ve (müvekkili hariç) ortaklık birlikteliği bulunan dava dışı şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, Mahkemece ticari ilişkilerin emsallerine uygunluğu noktasında bir araştırma yapılarak örtülü kazanç aktarımı teşkil edebilecek iş ve işlemler olup olmadığı hususunun detaylandırılarak ortaya konulmadığını, müvekkili haricindeki diğer ortaklar tarafından oluşturulan yeni tüzel kişilikler ile davalı şirket arasındaki faaliyetler nedeniyle maddi menfaat temin edemeyen müvekkilinin güveninin sarsıldığını, bilirkişi raporlarında davalı şirket ile gerek isim ve faaliyet alanlarının gerekse müvekkil hariç ortaklık yapıları aynı olan dava dışı şirketler arasında ticari ilişki bulunduğunu, ancak bu ticari ilişkinin ayrıntısına değinilmediğini, emsallerine göre bu şirketlere avantaj sağlamak suretiyle kaynak aktarılıp aktarılmadığının incelenmediğini, hükme esas alınmaya ve denetime elverişli rapor alınmadığını, müvekkili azınlık hisseye sahip olup yönetim dışında kaldığından şirketin faaliyetleri ve hangi şirketlerle çalışıldığı hususlarını denetleyemediğini, sorgulamasına izin verilmediğini, davalı şirketin oldukça karlı bir şirket olduğunun bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, 2015 yılından bu yana herhangi bir kâr payı dağıtımının söz konusu olmadığının da raporla ortaya konulduğunu, bu tarih öncesi kâr dağıtımına dair de bir netlik getirilmediğini, ortaklıktan çıkma talebinin reddine dair hüküm tesis edilirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporlarının somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının genel kurullara asaleten ve vekâleten katıldığı, sermaye arttırım kararlarına iştirak ettiği, kendisine şirketin işleyişi ile ilgili bilgi verilmediği iddiasını yazılı belgelerle ispat edemediği (herhangi bir yazılı başvuru, ihtarname veya bilgi edinim için mahkemeye başvuru gibi), davalı ve dava dışı şirketlerin defterlerinin incelendiği ve kaynak aktarımına ilişkin bir delille rastlanılmadığı, davacının davadışı şirketlere kaynak aktarımı iddiaları ve itirazlarının alınan raporlarda irdelendiği, özellikle 25.03.2019 havale tarihli alınan ikinci ek raporda banka işlemlerinin 14 sayfalık genel mizanda ayrıntılı yer alıp bilirkişi heyetince incelendiği ve davacı iddialarını ispatlar bir kayıt bulunamadığının belirtildiği, sonuç olarak davacının çıkma hususunda haklı sebeplerin varlığını ispat edemediği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı şirketten haklı sebeple çıkma talebinin yerindeliği ve bu kabul edilirse çıkma payının bedeli noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 638 ve devamı hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!