WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2563 E.  ,  2024/5198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/16 Esas, 2023/71 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/210 E., 2022/358 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Niğde İli Bor İlçesi Kemerhisar Kasabası Cumhuriyet Mahallesinde 376 ada 5 nolu parsel, 376 ada 10, 11, 12, 13 nolu parsellerde çiftçilik faaliyeti yürüttüğünü, anılan parsellerde bulunan elma bahçelerini TARSİM'e sigortalattığını, 376 ada 10 nolu parseli .... poliçe nolu poliçeyle, 376 ada 11 nolu parseli .... poliçe nolu poliçeyle, 376 ada 12 nolu parseli....poliçe nolu poliçeyle, 376 ada 13 nolu parseli .... poliçe nolu poliçeyle, 19.03.2020 başlangıç ve 21.10.2020 bitiş tarihli olarak sigortalattırdığını, teminat kapsamında dolu, don, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, dolu kalite kaybı, sel ve su baskınının olduğunu, ağaç başına 40 kg verim vereceğinin belirtildiğini, 02.05.2020 tarihinde dolu yağışı meydana gelmesi sebebiyle müvekkilin elma bahçelerinde hasar oluştuğunu, TARSİM şirketine ihbarda bulunması üzerine şirket yetkililerince, 28.06.2020 tarihinde ise eksper eliyle miktar kaybının tespit edileceğinin müvekkiline bildirildiğini, sözlü olarak verim kaybı belirtilmişse de raporda herhangi bir miktar belirtmediğini, verim kaybının tespit amacıyla Bor Sulh Hukuk Mahkemesinde 2020/10 D. İş numaralı dosya ile yapılan delil tespitinde ağaç başı verim kaybının ayrı ayrı hesaplandığını, bu raporda da bilirkişi raporunda ağaç başına alınabilecek verimin 25 kg olduğu ifade edilmişse de poliçelerde 40 kg verim vereceğinin ifade edildiğini, davalıya mail yolu ile ve 30.06.2020 ve 27.10.2020 tarihli dilekçelerle başvuru yapılması sonucunda müvekkiline 30.10.2020 tarihinde 13896159 nolu poliçe için 72.000,00 TL, 13895785 nolu poliçe için 211.200,00 TL, ....nolu poliçe için 120,960,00 TL, 1....nolu poliçe için 47.520,00 TL ödeme yapıldığını, eksik ödeme nedeniyle davalı şirkete başvurulmuşsa da sonuç alınamadığını ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davaya konu poliçelerde dain-i mürtehin kaydı bulunduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından öncelikle dain-i mürtehin kurumun açık muvafakatinin alınması, aksi takdirde, mevzuat ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, Dairemiz içtihatları uyarınca dain-i mürtehin kaydı bulunan Ziraat Bankasına başvurması için davacı vekiline süre verildiği, bankanın cevaben bankalarının dain-i mürtehin hakkı saklı kalmak kaydıyla ve sigorta bedelinin bankalarına ödenmesi kaydıyla davaya şartlı muvafakat ettiklerinin bildirildiği, 27.04.2022 tarihli celsede davacı vekilinin şartı kabul etmediklerini belirttiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı taşınmazın davacının annesine ait kısmı için açılan davanın kabulüne karar verildiğini, işbu dava konusu olayda dava dışı Ziraat Bankasına başvuru ve muvafakat zorunluluğu bulunmadığını, poliçe şartları içerisinde buna yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığını, öncelikle davada sıfat kavramı üzerinde durulmasının yerinde olacağını, davacının tüm teminat bedellerini ödemiş olup bankaya yönelik herhangi bir borcu, ödemesi gereken bedel bulunmazken bankanın muvafakatinin aranmasının davacının mülkiyet haklarından yararlanmasını engellediğini, bankanın muvafakati aranmazken aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu poliçelerde Ziraat Bankası Bor Şubesinin dain-i mürtehin olarak gösterildiği, bankanın rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olup, sigortalının ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkı bulunduğu, davacının poliçe kapsamında talepte bulunabilmesi için dain-i mürtehinin açık muvafakatının gerektiği, bankanın ise şartlı muvafakatiyle tazminat ödemesinin bankaya yapılmasını istediği, tazminatın davacıya ödenmesi yönünde açık muvafakat verilmediğinden davacının husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinden sonra eski hale getirme talebiyle birlikte davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle eski hale getirme istemlerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, karara ilişkin olarak ise istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla ve müvekkilinin annesi hakkında verilen kabul kararının Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kaldırılmasından sonra bankadan anılan dosyaya gelen cevapta muvafakat verildiğini, bu dosyada da bankaya sorulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, öncelikle davacı vekilinin eski hale getirme talebinin kabul edilebilir olup olmadığı, daha sonra ise dain-i mürtehin kaydı olan poliçelere dayalı olarak dain-i mürtehinin şartlı muvafakatının davacının aktif husumetini kaldırıp kaldırmayacağı noktasındadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 95 ve devam hükümleriyle, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu'nun (5363 sayılı Kanun) 12 nci maddesi.

3. Dairemizin 04.06.2020 tarih ve 2018/5866 E., 2020/2615 K. sayılı ilamı.

3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin 07.02.2023 ila 26.02.2023 tarihlerini kapsar şekilde riskli gebelik nedeniyle raporlu bulunduğu ve davacının başka vekilinin de olmadığının anlaşılmış bulunmasına göre, 6100 sayılı Kanun'un 95 ve devam maddeleri uyarınca davacı vekilinin temyiz süresine ilişkin eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz talebinin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ESKİ HALE GETİRME TALEBİNİN KABULÜNE

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.