WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2557 E.  ,  2023/2741 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1337 Esas, 2022/2759 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/427 E., 2019/1538 K.

Taraflar arasındaki asıl dava ve karşı davanın konusu olan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Asıl dava, menajerlik sözleşmesinden doğan alacağın tespiti ve tahsili ile cezai şart istemli olup, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile alacak için 1.000,00 TL, cezai şart için 2.500,00 TL'nin tahsiline ilişkindir. Karar tarihi olan 09.11.2022 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 107.090,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği, asıl davada da davacı taraf için reddedilen 3.500,00 TL’nin temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı, ayrıca asıl davada da davacı tarafından alacağının temyiz sınırının üzerinde olduğuna dair herhangi bir miktarı içeren beyanda bulunulmadığı gibi bu konuda dosya içerisinde bir bilgi veya belgenin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 366 ncı maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Asıl dava, manken-fotomodel ve moda organizasyonu ajansı sahibi olan davacı ile davalı arasında düzenlenen 14.08.2007 tarihli sözleşmeden kaynaklanan davacı alacağının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL ile 2.500,00 TL cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 107/1 maddesinde "davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde, alacaklının hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği" düzenlenmiştir.

Davacının, dava dilekçesinde açıkladığı ve HMK 107/1 maddesinde de ifade edildiği gibi eldeki dava belirsiz alacak davasıdır.

Davanın açıldığı tarih itibariyle davacı alacağının miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün değildir.

Kaldı ki yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile de dava konusu alacak miktarı belirlenmemiş, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK 362/1-a maddesinde miktar ve değeri belli olan davalar için temyiz kesinlik sınırı öngörülmüş olup, eldeki davanın miktar ve değerinin belli olmaması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası niteliğinde açılmasına, davanın tümden reddedilmiş olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin olduğuna ilişkin sayın çoğunluğun kabulü HMK 362/1-a maddesine açıkca aykırıdır.

Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik davacının temyiz isteminin esastan incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.