WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2550 E.  ,  2024/5141 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/1972 Esas, 2022/1881 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2020/518 E., 2021/387 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; vade tarihi 05.11.2015 olan alacaklının ..., borçlunun ... ve avalin ... olduğu bir adet senet düzenlendiğini, söz konusu senetin alacaklı ... tarafından ciro edilerek ...'a verildiğini, ...'un da senedi ciro ederek...'e verdiğini, vade tarihi geldiği zaman söz konusu borcun, borçlular ..., ... ve aval ... tarafından ödenmediğini, borcun bu kişiler tarafından ödenmemesi üzerine... tarafından vekili vasıtasıyla Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/19670 E. sayılı icra dosyası marifetiyle borçlu .....ve ..... için icra takibine başlandığını, alacaklı .... ile müvekkili ... arasında 26.06.2020 tarihli alacağın temliki sözleşmesinin akdedildiğini, temlik sözleşmesi nedeniyle müvekkili ...'nün alacaklı rolüne geçtiğini, davalı ...'nun dava konusu senette aval olarak yer aldığını, avalistin borcun tamamından sorumlu olduğunu, borçlular aleyhine icra takibi yapılmış olunmasına rağmen 2018 yılından beri borcun tahsil edilemediğini ileri sürerek öncelikli olarak davalının üzerinde kayıtlı olan taşınır ve taşınmaz malların 3. kişilere devir ve temliğinin önlenmesi amacıyla teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacak talebine istinaden tedbir talep ettiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kanuna aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğini, müvekkiline ait taşınmaz hakkında açılmış bir dava olmadığını ve taşınmazın uyuşmazlık konusu ile uzaktan yakından bir alakasının bulunmadığını, müvekkili hakkında başlatılmış bir icra takibinin olmadığını, zamanaşımını kesen sebeplerin dava açılması, takip talebinde bulunulması, davanın ihbar edilmesi ve alacağın iflas masasına bildirilmesi halleri olduğunu, tüm bu açıklamalar ışığında senedin müvekkili açısından zamanaşımına uğramış olması nedeni ile itirazlarının mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, davanın adi bir alacak davası gibi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, tarafların tacir olmaması nedeni ile nispi bir dava söz konusu olmadığından görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/19670 E. sayılı dosyası ile alacaklı...'in borçlular aleyhine 75.000,00 TL bedelli iki adet senedin ödenmediği iddiası ile icra takibi başlattığını, senetlerin toplam miktarı 150.000,00 TL olsa bile müvekkilinin icra takibinin tarafı olmamasına rağmen tüm kapak hesabından sorumluymuş gibi gösterilip davanın bu miktar üzerinden açılmasının taraflarınca anlaşılmadığını, davanın konusu edilen alacak miktarının dahi tutarsız olduğunu, ilgili icra dosyası incelendiğinde senet nedeni ile ne keşideciye ne de müvekkiline çekilmiş bir protesto olmadığını, bu nedenle icra dosyasında senetlere dayanarak alacak iddiasında bulunmanın imkansız olduğunu, dayanak senetlerden vade tarihi 05.10.2015 olarak görülen senette tahrifat olduğunu, bu senedin hem keşide hem vade tarihi ile oynandığını, alacaklının var ise senetten önceki asıl ilişkiye dayalı bir alacağını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, bu davanın neden ikame edildiği ve hangi gerekçelerle müvekkilinden tazmininin istendiğinin taraflarınca bilinmediğini savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, mahkemenin görevsiz olması nedeni ile dosyanın asliye hukuk mahkemelerine gönderilmesine, haksız açılmış işbu davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının temlik aldığı 2 adet bonodan dolayı davalı avalistten bono bedellerinin sebepsiz zenginleşme kapsamında tahsilini talep ettiği, davalının da bu kapsamda bonoların zamanaşımına uğradıkları ve avaliste başvuru imkanının kalmadığını savunduğu, davaya konu edilen bonoların 05.10.2015 ve 05.11.2015 vade tarihli oldukları, bonoların 3 yıllık zamanaşımı sürelerinin ve davalı yönünden 1 yıllık sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan dava açma süresinin geçtiği tespit edildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 751 inci maddesine göre Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2018/19670 E. sayılı takip dosyasında davalı aleyhine başlatılan bir takip bulunmadığından davalı yönünden zamanaşımın kesildiğinden bahsedilemeyeceği ve dolayıyla bonodan kaynaklı sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından zamanaşımına yönelik savunma yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece karar verilirken dava konusu senetlerin 3 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde takibe konu edildiğinin dikkate alınmadığını, senetler süresi içerisinde takibe konu edildiğinden aval için de zamanaşımı süresi kesildiğini, aval olunan kişiler için zamanaşımının kesildiğini, bundan dolayı aval için ayrıca icra takibine gerek olmadığını, çünkü senetlerin zamanaşımına uğramadığını, aval durumu dışında söz konusu dava bir alacak davası olduğu için 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğunu, lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması halinde de aval verenin sorumluluğunun devam edeceğini, aval verenin sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebileceğini, ayrıca aval verenin kambiyo senedinden dolayı borçlu olan diğer borçlularla birlikte müteselsilen borçlu olacağını belirterek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay içtihatlarına ve uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve hükmün davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkin açılan davada, davaya konu edilen ve davacının temlik aldığı bonolardan dolayı davalı avalistten alacak hakkını talep etmekte haklı olup olmadığı, zamanaşımı sürelerinin dolup dolmadığı noktasında toplanmıştır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 732 ve 751 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.