WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2497 E.  ,  2024/5249 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1043 Esas, 2022/1862 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/36 E., 2021/311 K.

Taraflar arasındaki tazminat, davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, davalı şirketin bayisi olduğunu ve Ziraat Bankası'nın 19.12.2018 tarih ve 0253KRTM18000715 numaralı teminat mektubunu verdiğini, bayilik sözleşmesi doğrultusunda satışı gerçekleştirilen ürünlerden %12 prim aldığını, 366.266,40 TL'lik ürün satışında davalı firmanın satış bedelini ...Tarım isimli şirket hesabına virman yapılmasını talep ettiğini ve sonrasında ürünlerin ...Tarım'dan alınması gerektiğini beyan etmiş ise de davacı şirketin %12'lik prim kaybına sebep olduğunu, ayrıca satışı gerçekleştirilen ürünlerden davacı yerine ...Tarım Şirketinin prim aldığını, davacı şirketin sezon içerisinde bayilik sözleşmesinden ötürü farklı firmalardan ürün satın alamadığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alamadıklarını, sezon içerisinde davacı şirketin mahrum kalmış olduğu kârdan dolayı uğradığı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete ait ürünler perakende olarak satışı yapılsa da aralarında bayilik ilişkisi olmadığını, teminat mektubunun uzun vadeli ödemeler nedeniyle davalı şirkete verildiğini, teminat mektubunda da bayilik sözleşmesine ilişkin atıfta bulunulmadığını, davacının iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kâr talepli dava açıldığı, davacının dava dilekçesinde herhangi bir sözleşme deliline dayanmadığı gibi taraflar arasında iddia olunan tek satıcılık yahut bayilik sözleşmesini ispata elverişli herhangi bir delile de dayanmadığı, hukuki dinlenilme hakkı gereğince davacı vekiline dava dilekçesinin deliller kısmında gösterilmiş olan " davalı şirket ile ilgili belgeler" delilini açıklamak ve ayrıca taraflar arasında tek satıcılık veya bayilik sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususunda 31.03.2021 tarihli celsede söz verildiği, davacı vekilince yukarıda bahsedilen böyle bir sözleşmenin olmadığının bildirildiği, davacının, davalıya ait ürünlerden tohum hariç olmak üzere zira ürünlerin perakende satışını yapmış olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, tek başına satıcılık ilişkisinin varlığı bayilik sözleşmesine göre talep edilebilecek sözleşmenin tek taraflı feshinden kaynaklı olarak tazminat koşullarını gerektirdiğinin söylenemeyeceği, her ne kadar davalı tarafından, davacıdan teminat mektubu alınmış olsa da tarafların vadeli mal satışı yaptığı ve anılan teminatın ödemeleri güvence altına almak için alınan teminattan ibaret olduğu kanaatine varıldığı, uyuşmazlık konusu tek satıcılık, bayilik, acentalık, komisyon sözleşmesi bulunup bulunmadığı hususunun ispat külfeti davacıda olduğu, davacı, bu iddialarını kanunun cevaz verdiği delillerle ispat etmesi gerektiği, davacının dosyaya bu hususta herhangi bir sözleşme veya delil sunmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının savunmalarında müvekkil şirketin kendi ürünlerini perakende olarak satış yapıldığını belirtse de aralarında bayilik ilişkisinin olmadığını, teminat mektubunun uzun vadeli ödemeler sebebiyle davalı şirkete verildiğini savunduklarını, davalı şirket sektöründe çok büyük bir şirket olduğunu ve sektörün büyük pastası davalı şirketin elinde olduğunu, davalı şirketin hiçbir bayisiyle bayilik sözleşmesi olmadığını ve bayilik sözleşmesi de yapmadığını, davalı şirketin çalışma usulü bayilerinden resmi olarak bayilik sözleşmesi yapmayıp teminat mektubu alıp ürün vermek suretiyle bayilik ilişkisi kurduğunu, davalı şirketten bir anlaşma olmadan ürün temin etmenin mümkün olmadığını, davalı şirket müvekkil şirket ve diğer bayilerine yapacağı satışları Tarım ve Orman Bakanlığına ait ve bağlı olan resmi satış sistemi olan TARBİL üzerinden yapıldığını, geriye dönük olarak TARBİL üzerinden satışı yapılan ürünlerin kayıtları istenildiği takdirde davacı şirketin satışını yapmış olduğu ürünlerin davalı şirkete ait olduğu ve bunun sonucu olarak da müvekkil şirket ile davalı şirket arasında bayilik ilişkisi olduğu açıkça ortaya çıkacağını, davalı şirketin hiçbir bayisi ile bayilik sözleşmesi yapmadığını, müvekkil şirket direk olarak davalı şirketten almış olduğu ürünlerin satışından kar elde ettiğini, davalı şirket müvekkil şirkete direk olarak yapmış olduğu satışlardan iskonto alabildiğini, iskonto miktarlarının da ciddi bedeller olduğunu, davalı şirket müvekkil şirket ile olan bayilik ilişkisini tek taraflı olarak fesh ederek müvekkil şirketi zarara uğrattığını, bunun yanında davalı şirketin ürün satışı yapmamasından dolayı müvekkil şirketin müşterisinde ciddi düşüşler yaşandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, davasını ispatlama yükümlülüğü davacıda olduğu ve bayilik sözleşmesinin ispatlanamadığı, buna göre mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine yönelik kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunup bulunmadığı, bulunduğu kabul edilmesi halinde sözleşmenin tek taraflı feshi nedeniyle davacının primden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinden kaynaklanan yoksun kalınan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 189, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında bayilik ilişkisi olduğunu ileri sürmüş, davalı vekili ise davacıya zira ürünlerin perakende satışının yapıldığını ancak taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunmadığını savunmuş ve tarafların delil dilekçelerinde ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmıştır. İlk Derece Mahkemesince teminat mektubu bakımından yapılan değerlendirme yerinde ise de taraflar ticari defter kayıtlarına dayandığına göre taraflar arasında bayilik ilişkisi olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bayilik sözleşmesi çerçeve niteliğinde, sürekli borç doğuran bir sözleşme olup, üreticinin malların tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede satmak üzere bayiye göndermeyi buna karşılık bayinin de üreticinin dağıtım ağına dahil olarak mal veya hizmeti kendi adına satmak ve bu mal ile hizmetlerini sürümünü artıracak faaliyetlerde bulunmak yükümlülüğü altına girdiği tam iki tarafa borç yükleyen ve sürekli borç doğuran sözleşmedir. Taraf defterleri kapsamında taraflar arasındaki ilişkinin bayilik ilişkisi olup olmadığı hususunun bilirkişi raporu alınarak incelenmesi ve buradan varılacak sonuca göre bayilik ilişkisinin varlığına kanaat getirilirse davacının primden kaynaklanan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.