WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2492 E.  ,  2024/5242 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1414 Esas, 2023/116 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/730 E. 2019/35 K.

Taraflar arasındaki marka ve alan adının hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin CAREEM markasının gerçek hak sahibi olduğunu, markayı 2012 yılında yarattığını ve Ekim 2016 tarihinden itibaren de ülkemizde aktif olarak kullanmaya başladığını, müvekkili şirketin ulaşım ağı şirketi olduğunu, markanın ilk defa 03.03.2014 tarihinde Birleşik Arap Emirliklerinde tescil edildiğini, daha sonra diğer Arap ülkelerinde de tescil edildiğini, www.careem.com alan adının ise 20.06.2012 tarihinde tescil edildiğini, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının aynı markayı ve www.careem.com.tr alan adını kendi adına tescil ettirdiğini, davalının marka tescilinde kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/49301 tescil numaralı CAREEM markasının hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli www.careem.com.tr alan adının sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı markasının Türkiye'de tanınmış bir marka olmadığını, müvekkilinin marka başvuru tarihinde davacının Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığını, marka sınıfları altındaki ürün ve hizmetler incelendiğinde de aralarında bir benzerlik bulunmadığını, herhangi bir şekilde karıştırılma ihtimalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı firmanın davaya konu markasını 2013 yılından beri Apple Store, Google Play Store gibi toplumun büyük kesimine hitap eden bir alanda faaliyet gösterdiği, her ne kadar davacı markasının tanınmış marka olarak kabulü mümkün değil ve farklı alanlarda tescil söz konusu ise de davalı tacirin bu sıfatı nedeniyle yazılım sektöründe faaliyet gösteren davacıya ait markadan habersiz olduğunun kabulünün hayatın olağan akışına uymadığı, şu hale göre basiretli tacir gibi davranma zorunluluğu olan davalının bahse konu markanın davacı tarafından kullanıldığını bildiği veya en azından bilmesi gerektiği, tescilde kötüniyetin olduğu, kötü niyetli tescile dayalı (İnternet alan adı vb) kullanımın da SMK hükümleri karşısında tescilli markaya tecavüz olarak değerlendirilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli "CAREEM" markasının hükümsüzlüğüne, davalı adına kayıtlı www.careem.com.tr alan adının davacının tescilli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile sicilden terkinine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet olgusunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini kararın gerekçesinin rapor tekrarından oluştuğunu, somut bulgulara dayanılmadığını, her ne kadar müvekkili ile davacının aynı alanda faaliyet gösterdiğinden bahisle davacının tescil ettirdiği markadan App Store ve Google Play Store aracılığıyla müvekkilinin haberdar olması gerektiği yönünde mahkeme bir kanaate ulaşsa da belirtilen platformlarda popüler uygulama olarak yerini alamadığı veya ilgili kullanıcı ekranında tavsiye edilen uygulama olarak görünmediğini, davacının Türkiye'deki faaliyetlerinin 27.10.2016'da başladığını, müvekkilinin kendilerinden haberdar olmasının mümkün olmayacağını, kötü niyet iddiasının ancak aynı veya benzer sınıflarda tescil varsa gündeme gelebileceğini, mahkemece kötü niyet sebebi ile marka hükümsüzlüğüne hükmedilse de bu hükümsüzlüğün müvekkilinin markayı tescil ettirdiği sınıfları kapsamasının da hukuka aykırı olduğunu beyanla kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların basiretli tacir gibi davranma zorunluluğu olduğu, CAREEM marka yazılımının 14.02.2013 tarihinden beri App Store'da ve 30.04.2013 tarihinden beri de Google Play Store'da tüketiciye sunulduğu, davalının yazılım sektöründe bulunması nedeniyle bu durumdan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli "CAREEM" markasının hükümsüzlüğü ve www.careem.com.tr alan adının davacının tescilli markasına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile sicilden terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6, 7, 29 ve 149 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.