WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2489 E.  ,  2024/5099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1159 Esas, 2022/1989 Karar
HÜKÜM : Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davalılardan banka yönünden davanın kabulüne, davalı ... bakımından davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/277 E., 2021/101 K.

Taraflar arasındaki eş rızası bulunmadığından kefaletin iptali ve aile konutu nedeni ile ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalılardan ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine, davalı ...Ş. bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İnş. Tem. Tas. Gıda Hayvan San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ...Ş.'den krediler kullandığını, bu kredilerde müvekkilinin eşi olan ...'nın kefil sıfatıyla sorumlu tutulduğunu, kefil eşinin ayrıca maliki olduğu taşınmazın bu kefillik sıfatından dolayı borçların teminatı olarak ipotek ettirdiğini, davalının kefil sıfatıyla sorumlu görünen müvekkilinin eşine 09.06.2016 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunduğunu, ancak söz konusu kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla sorumlu olan ...'nın eşinin yani müvekkilinin bu kredi kullandırım sözleşmesinde imzasının ve rızasının bulunmadığını, bu kredi sözleşmelerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesi gereğince geçersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin imzalandığı tarihte ... ile evli olduklarını, yerleşik Yargıtay içtihatları ve sözü edilen madde uyarınca müvekkilinin imzasının ve rızasının bulunmadığı, iş bu sözleşmelerde ...'nın davalı lehine verdiği kefaletin geçerli bir kefillik olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne, ...'nın kefil olarak imzaladığı sözleşmelerin müvekkilinin eşinin rızası olmadığı için kefilliğin iptaline, buna bağlı olarak ipoteklerin kaldırılmasına, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/129517 E. sayılı dosyası kapsamında 09.06.2016 tarihli ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın maliki ve kefil ...'nın davalı sıfatı ile davaya dahil edilmesi gerektiğini, ilgili kanun maddesi ve yerleşik Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere ipoteğin fekki davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesinin gerektiğini, müvekkili banka tarafından dava dışı şirket lehine kredi tesis edilerek kullandırıldığını, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine, ödeme planına ve ipotek tesisine bugüne kadar herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacının gerek dava dışı eşinin kefilliğine ilişkin gerekse de ipotek tesis işlemine ilişkin eş muvafakatnamelerinin bulunduğunu, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddiasının aksine 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesi gereği eşin yazılı rızasının gerekmediğini, davacının gayrimenkulün banka lehine ipotekli olduğunu çok uzun bir süredir bildiğini, iyi niyetli davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, davalı banka ile dava dışı borçlu ... İnşaat Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan 24.11.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi nedeniyle dahili davalı ...'nın müteselsil kefilliğinin iptaline, dahili davalı ... adına kayıtlı Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesi, Kümbet mahallesi, 1065 ada, 6 parsel sayılı, 3. kat, 12 numaralı bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine 21.11.2014 tarihli ve 9842 yevmiye nolu işlem ile tesis edilen ipoteğin fekkine, Gaziantep 13. İcra Müdürlüğünün 2016/129517 E. sayılı dahili davalı ... ile dava dışı ... İnşaat Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine davalı banka tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından sadece imza örnekleri incelenmiş olmakla birlikte eş muvafakatinin gerekli olup olmadığı hususunda herhangi bir incelemenin yapılmadığını, ipotek ile teminat altına alınan banka riskinin, ticari risk olduğu konusunda bir uyuşmazlığın bulunmadığını, ... İnşaat risklerine istinaden taşınmazı üzerinde ipotek tesisine izin veren ve kefil olan dava dışı ...'nın işbu işlem kapsamında ticari olarak var olduğunun gerçek olduğunu, ticari bir iş nedeni ile ipotek tesis edilmesi durumunda eş muvafakatnamesinin aranmayacağının açık olduğunu, mahkemece bu husus değerlendirilmeden imzanın ... eli ürünü olmadığı gerekçesi ile eksik inceleme ile ipoteğin fekkine karar verildiğini, cevap dilekçesinde belirtilen hususların değerlendirilmediğini, Anayasa tarafından korunan adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verildiğini, uyuşmazlığa konu olayın yerel mahkeme tarafından açıklığa kavuşturulmadığını, 23.07.2019 tarihli rapor içerisinde işbu imza incelemelerinin nasıl yapıldığına dair bir bilginin paylaşılmadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddiasının aksine eşin rızasının gerekmediğini, dava dilekçesinde her ne kadar 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince kefil olmak için eşin yazılı rızasının alınması gerektiği iddia edilse de ilgili kanun maddesinde açıkça ticari işletmeler için kullanılan kredilerde yazılı eş rızasının alınmasına gerek olmadığının hüküm altına alındığını, ipotek tesisinden yaklaşık 1 yıl önce anılan maddeye eklenen 28.03.2013 tarihli ek fıkra ile ticari şirketler için kullanılan kredilerde kefil olmak için artık eşin yazılı rızasının alınmasına gerek olmadığının açıkça hüküm altına alındığını, müvekkili bankanın basiretli bir tacir olarak üzerine düşen bütün yükümlülükleri gereği gibi ifa ettiğini, usule ve yasaya aykırı davranmadığını, taraflar arasında karşılıklı müzakereler neticesinde akdedilen genel kredi sözleşmelerine, ödeme planına ve ipotek belgelerine de bugüne kadar yazılı veya sözlü herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacı tarafın bu dava ikamesinde iyi niyetli olmamasının açıkça hakkın kötüye kullanılmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'nın dava dışı ... İnşaat Gıda Hayvancılık San. ve Ltd. Şti.'nin sahibi, ortak ve yöneticisi olmadığı, davacı ...'nın eş rızasına ilişkin alınan imzasının kendisine ait olmadığına dair kesin kanaat bildirir raporun bulunduğu, ipoteğin terkini istenen taşınmazın mesken olup aile konutu olduğunun sabit olduğu, açıklanan nedenlerle davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından davalı banka yönünden davanın kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir hususun da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı, ancak; davanın ipoteğin fekkine ve kefaletin geçersizliğine ilişkin olup, davanın yöneltilmesi gereken tarafın, ipotek ve kefalet alacaklısı olan banka olması nedeni ile tapu maliki olan ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken her iki davalı yönünden davanın kabulünün yerinde olmadığı, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeni ile davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalı banka yönünden davanın kabulüne, davalı ... bakımından davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin yeniden hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eş rızasının bulunmaması nedeni ile kefaletin iptali ve aile konutu nedeni ile ipoteğin kaldırılması istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup, davalı banka vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.