WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2486 E.  ,  2024/5589 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/997 Esas, 2022/1942 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazarcık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2018/416 E., 2021/119 K.

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkili şirketin müdürü olduğunu, büyük hissedar olan ...'ın sürekli olarak yurt dışında ikamet etmesi nedeniyle davalı ...'ın şirket müdürü olarak tayin edildiğini ve şirketin bu güne kadar davalı ... tarafından sevk ve idare edildiğini, davalı ...'ın müvekkili şirkete ait muhtelif bankalardaki hesaplarından muhtelif tarihlerde, muhtelif miktarlarda olmak üzere toplam 11.321.176,50 TL tutarındaki parayı şahsen çekip, zimmetine geçirdiğini, ayrıca 31.07.2014 tarihinde yine müvekkili şirkete ait kasa hesabından 4.350.000,00 TL'yi zimmetine geçirdiğini, davalı ...'ın müvekkili şirkete ait paralarla kendisi veya aile bireyleri adına milyonlarca lira değerinde taşınmazlar ve araçlar satın aldığını, müvekkili şirkete ait 3 adet aracı satıp bedelini zimmetine geçirdiğini, müvekkiline ait banka hesaplarındaki milyonlarca lira tutarındaki paraları repo yaparak, oldukça yüksek miktarlarda faiz getirisi elde ettiğini, ancak bu geliri de müvekkili şirket kayıtlarına işlemediğini ve zimmetine geçirdiğini, müvekkili şirketin hiçbir şekilde banka kredisi kullanma gibi bir ihtiyacı bulunmadığı halde, kendi şahsi çıkarları için dava dışı şirket üzerine milyonlarca liralık banka kredileri kullandığını, buna karşılık müvekkili şirkete ait taşınmazları bankalara ipotek ettirdiğini, ancak kullanılan bu kredilerden gelen paraların müvekkili şirket için ve menfaatleri doğrultusunda değil, davalı şahsın kendi çıkarları ve kendisine ait davalı şirketin menfaatleri doğrultusunda kullanıldığını, davalı şahsın müvekkili şirkete ilişkin sevk ve idaresinde, başta ... olmak üzere diğer hissedarları aldatıp, kendisine haksız menfaat temin etmek üzere, şirket kayıtları üzerinde usulsüzlükler yaptığını, şirket ana sözleşmesinin kendisine yüklediği görevleri kötüye kullandığını, davalı hakkında şikayette bulunulduğunu, davalı şahsın hissedarı ve müdürü olduğu şirket ile aynı işi yapan davalı şirketi kurduğunu, müvekkili şirkete ait müşteri portföyünü de, davalı şirkete aktardığını, bu müşteri portföyüne kendisine ait şirket üzerinden satış yapmaya başladığını, bunun sonucunda müvekkili şirketin milyonlarca lira tutarında zarara uğrarken, davalıların ise milyonlarca liralık haksız kazanca sahip olduğunu, davacının stoklarındaki maddi değeri olan tüm malların davalı şirkete aktarıldığını, bu durumun özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet yasağına aykırı olduğunu ileri sürerek davalı ...'ın müvekkili şirkete yönelik haksız rekabetinin tespitini, men'ini, bu haksız rekabetten kaynaklı maddi zararın davalılardan ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 618 inci maddesine göre limited şirket yöneticilerinin sorumlulukları hakkında anonim şirketin bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörüldüğü, uyuşmazlığa 6102 sayılı Kanun'un 341 nci maddesinin uygulanacağı, bu maddeye göre sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunması gerekmekte olup bu hususun dava şartı olduğu, davalı şirkete yöneltilen istem yönünden de dosyaya sunulan temsil yetkisi belgelerinden davacıya, eldeki davayı şirketi temsilen açmaya yönelik bir yetki verilmediği, davacı tarafa dava açılması yönünde ortaklar kurulu kararını dosyaya sunması için tahkikat sırasında mehil verildiği, davacı tarafın, bu yönde bir karar alınmasının mümkün olmadığından bahisle yargılamaya devam edilmesini talep ettiği, bu bağlamda tamamlanabilir bir dava şartı eksikliği olan temsil ve dava açma yetkisinin, davacı tarafça tamamlanamadığı gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde haksız rekabetin tespiti, men'i ve haksız rekabetten kaynaklı maddi zararın tazmininin talep edildiğini, davacı tarafın müvekkili şirket olduğunu, buna rağmen tazminatın şirket hesabına tahsili şeklinde bir talep de bulunulmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, 6102 sayılı Kanun'da iş bu davayı açılabilmesi için için ortaklar kurulu kararına ihtiyaç olduğuna dair hiçbir hüküm bulunmadığını, davalılardan ...'ın şirketin hakim ortaklarından olup, bir kişinin kendisi aleyhine olan bir davanın açılmasını onaylaması veya istemesinin beklenemeyeceğini, tarafların ticari defterleri ile banka kayıtlarına delil olarak dayanıldığını, dava konusu haksız rekabetin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiğini, ancak henüz ne tarafların ticari defterleri ve banka kayıtlarının celp edildiğini ne de bilirkişi incelemesi yapıldığını belireterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dava, İlk Derece Mahkemesi kararında da nitelendirildiği ve dava dilekçesinin talep sonucu kısmında açıkça ifade edildiği üzere davalıların haksız rekabetinin tespiti ile men'i, haksız rekabetten kaynaklı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Davayı İlk Derece Mahkemesi bu şekilde nitelendirdiği halde mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 341 nci maddesi ve 6102 sayılı Kanun'un 618/son maddesi uyarınca 6102 sayılı Kanun'un 556 ncı maddesindeki sorumluluk davasına ilişkin hükümler uygulanmak suretiyle ve davalı gerçek kişi ve şirket aleyhine dava açılması için davacı şirket yetkilisine verilmiş bir yetki olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesine göre, müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 nci madde hükümleri saklıdır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. İlk Derece Mahkemesince davanın haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat davası olduğu benimsenerek ve davacı tarafa istediği tazminatın miktarı ve neye ilişkin olduğu açıklattırılarak işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.