11. Hukuk Dairesi 2023/2476 E. , 2024/5295 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/831 Esas, 2023/400 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/294 E., 2022/196 K.
Taraflar arasındaki yönetici azli ve kayyum tayini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Mühendislik Proje Turizm İnşaat San. Tic. Ltd.'nin %50 hissedarı olduğunu, şirketin diğer hissedarı ve yetkilisinin ise davalı ... olduğunu, müvekkilinin %50 hissedar konumunda olmasına rağmen üzerine düşen yükümlülükleri şirketin diğer hissedarı olan davalı ...'ın davranış ve tutumları sebebiyle yerine getiremediğini, şirketin mali ve yönetimden kaynaklı işlerinin müvekkili tarafından yerine getirilemediğini, ... ve ona yardım eden kişiler hakkında müvekkiline yönelik suçlardan dolayı Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4283 Sayılı soruşturma dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, davalının kusurlu ve kötüniyetli hareketleri nedeniyle müvekkilinin hiçbir yetkisini kullanamadığını, tüm kararları ...'ın tek başına aldığını, şirket hakkında olağan genel kurul toplantısı da yapılamadığını, davalı şirketin genel kurul ve yönetim organlarının görevini yerine getiremediğini, Muğla ili Bodrum İlçesi Akyarlar Mahallesi Kemer Mevki 133 ada 9 parselde 35 adet villa ve bir dükkanın inşası hakkında arsa sahibi ile davalı şirket arasında Menderes 2. Noterliğinin 1280 yevmiye no.lu 09.02.2017 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, villaların 19 tanesi ve dükkanın (%55) bir kısmı müteahhit firmanın olacak şekilde anlaşma sağlandığını, taraflar arasındaki Urla Noterliğinin 7635 yevmiye no.lu 16.06.2017 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında İzmir ... İlçesi ... ..ru mevki .. ada 13 parselde 30 dairelik bir apartman inşasının davalı şirket tarafından yapılacağı, inşaat sonunda ilgili dairelerden 17 tanesinin müteahhit firmanın olacağı hususunda mutabık kalındığını, davacı ile davalının ortağı olduğu şirkete devredilecek taşınmazların değerli mülklerin olduğunu ve satış kabiliyetinin yüksek olduğunu anlayan davalının şirket içerisinde huzursuzluklar çıkarmaya başladığını, müvekkiline yönelik tehdit ve hakaret içeren beyanlarda bulunduğunu, akrabasını şirket binasına sık sık getirerek müvekkiline gözdağı vermeye çalıştığını, davalı tarafından müvekkiline inşa yapım işinin sonlanması için paraya ihtiyaç olduğunun söylenmesi üzerine müvekkilinin dava dışı ... Zirai Ürünler ve İlaçları Gübre Gıda Makine Endüstri Ürünleri San. Tic. Ltd.'ye ait çek defterinden 37 yaprak çeki davalıya verdiğini, 17.11.2018 tarihinde davalının müvekkilini çağırarak kendisi tarafından önceden hazırlanmış hisse devir protokolü başlıklı sözleşmeyi müvekkiline zorla imzalattırıldığını, müvekkilinin protokolde ismi geçenler hakkında şikayette bulunduğunu, davalı şirketin yüklenici firma olarak imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde bahsi geçen taşınmazların davalı ve davacının ortağı olduğu şirkete devredileceğinin açıkça kararlaştırılmış olmasına rağmen davalı tarafından muvazaalı ve kasıtlı bir biçimde iş bu sözleşmelerin oğluna ait dava dışı .... Mimarlık Yapı İnş. Turz. ve Gıda San. Tic. Ltd.ye devredildiğini, satışların bu şirket ve arsa sahibi üzerinden davalının belirlediği kişilere ve yakınlarına yapıldığını, davalı şirkete devir yapılmadığını, ileride telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçilebilmesi için bahsi geçen davalı şirketin yönetimi hakkında kayyım atanmasında hukuki yararın bulunduğunu ileri sürerek davalı şirket müdürünün azline, davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının kötü niyetli soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkiline duyduğu husumet nedeniyle gerek müvekkiline gerek davalı şirkete zarar vermek için pek çok eylem gerçekleştirdiğini, davacı ile müvekkili ...'ın 17.11.2018 tarihinde tanıklar ... ve davacının yakın akrabası olan ... huzurunda hisse devri protokolü imzaladıklarını, protokol gereği ...'ın protokol kapsamında belirlenen ödemeleri yapması ve ilgili yükümlülükleri yerine getirmesi neticesi davacının davalı şirketteki hisselerinin müvekkili ...'a devretmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, tarafların tanıklar huzurunda bu sözleşmeyi kendi rızaları ile imzaladıklarını, ancak davacının hisse devrini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin tüm ödemeleri yaptığını, davacının kendi adına tescil edilmesini talep ederek protokole eklettiği İzmir Menderes ilçesi ... bey mevkii ... ada 9 parsel 43 nolu, 44 nolu ve 88 ada 14 parsel 3 nolu bağımsız bölümlerde yer alan taşınmazların devrini gerçekleştirmek isteyen müvekkili ...'ın tapuya gidince davacının bu gayrimenkulleri protokole tarihinden çok önceki bir tarihte tapuda kendi adına tescil ettirdiğinin öğrenildiğini, protokolde yer alan ve devredileceği belirlenen Muğla Bodrum Akyarlar mahallesi 133 ada 9 parsel 27 blok 1 nolu bağımsız bölüm ve 2 nolu bağımsız bölümün devrini sağlamak amacıyla Bodrum Tapu Sicil Müdürlüğüne ...'ın davet ettiğini ancak davacının gelmediğini, sonrasında ...'a Bornova 3. Noterliğinin 26.06.2019 tarih 18630 yevmiye nolu ihtarnamesini gönderen davacının ...'ın protokolde imza altına alınan ve ödemekle yükümlü olduğu 23 adet çeki ödemediğini, bu nedenle ilgili protokol şartlarının yerine getirmediğini ve cebir altında imzalatıldığını iddia ederek protokolün infisah edildiğini bildirdiğini, taraflar arasındaki protokolün 10. maddesinde davacının münferit yetkisi bulunsa da, bu protokol ile bu yetkisini kullanmayacağını, şirket adına hiç bir iş ve işlem yürütmeyeceğini, davacının ortaklığı kaydi olarak devam ettiği sürece imzasına ihtiyaç duyulması durumunda ...'ın talebi üzerine iş ve işlemlerin yürümesi için imza atmak zorunda olduğu şeklinde anlaşmaya varıldığını, bu tarihten itibaren davacının şirket ile bağlantısını kestiğini, şirket borçlarının ödenmesi ve işleyişe ilişkin tüm işlemlerin ...'ın şahsi mal varlığı kullanılmak suretiyle yapıldığını, davacının ...'a kişisel husumet duyduğunu, Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/4283 soruşturma nolu dosyasında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davacının müvekkili şirkete ait pek çok çeki nakite döndürmek amacıyla hatır çeki olarak dağıttığını, müvekkili şirketi dolandırmak amacıyla muvazaalı olarak pek çok senet düzenlendiğini ve icra takibi başlattığını, davacının şirketin tek başına yetkilisi olduğu dönemde ... ile düzenlediği protokol ile ...'a şirketin işler ile ilgili vekaleten temsil yetkisi verdiğini, ...'ın protokolün imzalanması sırasında müvekkili şirket kasasına 100.000,00 TL sermaye aktardığını, bu bedelin de ... tarafından alındığını belirttiğini, şirketin defterleri incelendiğinde söz konusu bedelin şirket kasasına girmediğini banka hesaplarına yer almadığını davacı harcamalarında kullanıldığının anlaşılacağını, davacının şirket çalışanı ...'a şirketteki işlerini yürütmesi amacıyla vekalet verdiğini, davalı şirkette organ boşluğunun bulunmadığını, davacı ve davalının müvekkili şirketi münferiden temsil ettiklerini, müvekkili şirketin 2017 yılında genel kurulunun gerçekleştirildiğini, 2018 yılında genel kurulun gerçekleştirilmesi için hazırlık yapan müvekkilinin açıklanan olaylar nedeniyle genel kurulu yapamadığını, yalnızca iki yıl genel kurul yapılamadığını, bu durumun şirketi zarara uğratmasının söz konusu olmadığını, limited şirket müdürünün azli davasında haklı sebebin varlığının ispat yükünün davacıda olup davacının haklı bir sebebin var olduğunu somut delillerle ispat edemediğini, davacının yetkilisi ve ortağı olduğu .... Zirai Ürünler ve İlaçlar Gübre Mak Ltd Şti. adlı şirkete ait çeklerin verildiği iddia edilen tarihte davacının müvekkili şirketi tek başına imza yetkilisi olduğunu, müvekkili şirketin müteahhit firma ile imzalamış olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmelerini herhangi bir şirkete devretmesinin söz konusu olmadığını, muvazaalı ve kasıtlı bir şekilde ... Mimarlık Yapı İnş Turz ve Gıda San Tic Ltd Şti'ye kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin devrinin söz konusu olmadığını, taşınmaz satışlarının şirketle hiçbir ilgisi olmayan üçüncü kişilere yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki 17.11.2018 tarihli hisse devri protokolünün resmi şekilde yapılmadığı ve şirket kayıtlarına alınmadığı nazara alınarak hisse devrinin gerçekleşmediği, Muğla ... Mahallesi ... Ada 9 Parselde yapılacak inşaatlar yönünden Menderes 2. Noterliğinin 1280 yevmiye nolu 09.02.2017 tarihli düzenleme şeklinde Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin davalı ... şirketi adına davacı ... ile arsa sahibi vekili arasında düzenlenen sözleşmenin 14. maddesinde müteahhit firmaya kalacak bağımsız bölümlerin 10 adet tek villa ve 9 adet dubleks olarak ve 514 Ada 1 Parseldeki dükkanın %55'inin ... şirketine ait olacak şekilde kararlaştırılan taşınmazların davalı şirket adına kaydedilmediği ve dava dışı üçüncü kişiler adına kaydedildiği, 16.06.2017 tarihli Urla Noterliği'nin 7635 yevmiye nolu düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde müteahhit ... şirketi adına davalı ... ile arsa sahibi sıfatıyla hareket eden ... arasında düzenlenen inşaat sözleşmesinin 14. maddesinde müteahhit ... Şirketi'ne isabet eden toplam 17 bağımsız bölümden zemin katta bulunan beş adet bağımsız bölümün iki tanesinin önce ... şirketi adına, daha sonra da beyanlarda bildirilen Bek Mimarlık Limited Şirketi'ne satışının yapıldığı, diğer üç adetinin ise Bek Mimarlık adına kaydedildiği ve devamında beş taşınmazın dava dışı üçüncü kişiler adına kaydedildiği, sözleşmede üçüncü katta bulunan 6 adet ve dördüncü katta bulunan 6 adet taşınmazların Bek Mimarlık Limited Şirketi'ne ya da dava dışı üçüncü kişiler adına kaydedildiği, davalı şirket defterlerinde inşaat imalatlarının proje bazında takip edilmediği ve satış gelirlerinde de satılan ürünlere ait detay bulunmadığı, inşaat sözleşmeleri doğrultusunda davalı şirketin aktifine kaydedilmesi gereken taşınmazların faturalarının tümünün düzenlenmediği, taşınmazların rayiç bedelleri ile satılıp satılmadığı, satış bedellerinin tamamının şirket akdine intikal edip etmediği, şirketin kâr zarar durumunun gerçeği yansıtmadığı konularında şirket kayıtlarının düzenli olmadığı ve denetime müsait olmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davalı şirket yönünden özen ve bağlılık yükümlülüğüne uyulmadığı, şirket müdürünün azli davasının azli istenen müdüre karşı açılması gerekli ve yeterli olup davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, davalı şirket yönünden ise adı geçen şirkette organ boşluğu bulunmadığı, ortaklar kurulu yerine geçilerek müdür (yönetim kayyumu) atanamayacağı, şirkete kayyum atama davasının da yalnızca davalı şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle azil davsı bakımından davalı ... yönünden davanın kabulü ile ... Mühendislik Proje Turizm, İnşaat, Sanayi, Ticaret Limited şirketi müdürü ...'ın şirket müdürlüğünden azline, davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirkete kayyım atanması talebi yönünden; davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 2018 yılında ortaklıktan ayrıldığını, şirket projelerinin müvekkili ve eşrafının desteği ile tamamlandığını, davacı aleyhine ceza yargılamaları bulunduğunu, anılan dosyalarda hak yoksunluğu taleplerinin de bulunduğunu, davacının daha karar kesinleşmeden kendisini tek yetkili ilan ettiğini, bu şekilde şirketi zora sokan davalar açıldığını, defterlere ilişkin eksikliklerin sorumlusunun davacı olduğunu, müvekkili ve Bek Mimarlık tarafından yapılan ödemelerin dikkate alınmadığını, davacının döneminde oluşturulan usulsüz kayıtların belgelendirilmediğini, taşınmazlara ilişkin devirlerin direkt olarak üçüncü kişilere yapılabileceğinin kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlendiğini, bazı taşınmazların arsa sahibi ile yaşanan anlaşmazlık nedeniyle devralınamadığını, satılan taşınmazların faturalarının 2021 yılı kayıtlarında yer aldığını ancak bunun da mahkemece incelenmediğini, Bek Mimarlık'ın müvekkili şirket adına yaptığı ödemelerin kayıtlı olduğunu, taşınmazları sonradan satın alan üçüncü kişilerin tarafları ile bir bağı olmadığını, şirketin 2018 de içi boşaltılması nedeniyle zarar etmeye başladığını ancak 2021 yılı bilançosuna göre kâr ettiğinin görüleceğini, ilgili inşaat sözleşmelerinin devredilmediğini, şirketin zarar uğraması halinde davalı ... ve ailesinin de zarar göreceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticari defterlerinde imalatların proje bazında takip edilmediği, satış gelirlerinde de satılan ürünlere ait detay bulunmadığı, 2020 yılında düzenlenen satış faturaları karşılığı bedellerin tamamının şirket aktifine girmediği, davalı şirketin aktifine kaydedilmesi gereken taşınmazların faturalarının tümünün düzenlenmediği, taşınmazların rayiç değerleri ile satılıp satılmadığı, satış bedellerinin tamamının şirket aktifine intikal edip etmediği, şirketin kar/zarar durumunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konularında şirket kayıtlarının düzenli olmadığı ve denetime müsait olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf kararının gerekçesiz olduğunu, davacının şirketten ayrılmış olduğunu, ticari defterlerin usulüne uygun tutulmamasından davacının da sorumlu olacağını, 2021 yılı kayıtları incelendiğinde şirketin kara geçtiğinin görüleceğini zira taşınmazların bu tarihte satılıp faturalarının kesilebildiğini, davacı dönemine ilişkin usulsüz kayıtlar ile müvekkili Halit'in işlemlerine ilişkin ödeme dayanaklarının dikkate alınmadığını, kusurlu olan ortağın bu davayı açamayacağını, davacının dolandırıcılık suçundan davasının devam etmekte olduğunu, Bek Mimarlık'ın müvekkili şirket adına yaptığı ödemelerin kayıtlı olduğunu, bu ödemeler karşılığında taşınmazları Bek Mimarlık'ın edindiğini, taşınmazları sonradan satın alan üçüncü kişilerin tarafları ile bir bağı olmadığını, şirketin zarar görmesi halinde davalı ... ve ailesinin de zarar göreceğini zira şahsi çabalarla ayakta tutulan bir şirket olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yönetici azli ve kayyum tayini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 631 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!