11. Hukuk Dairesi 2023/2470 E. , 2024/5199 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/66 Esas, 2023/354 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2022/45 E., 2022/210 K.
Taraflar arasındaki ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kimlik bilgileri kullanılarak Marmaris Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... Konfeksiyon Tekstil Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Deri Ürünleri ve Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketlerde kurucu ortak ve şirket temsilcisi olarak kaydedildiğini, davacı adına düzenlenen şirket kuruluşuna dayanak teşkil eden belgeler, noter belgeleri, vekâletlerin sahte olduğunu, davacının kimlik bilgilerinin çalındığını, şirkete sahtecilik ile kurucu ve ortak yapıldığını, şirket müdür ve temsilciliğine ilişkin tüm kayıtların silinmesi için Ticaret Sicil Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddedildiğini belirterek ticaret sicili kayıtlardaki ortaklık ve şirket müdür ve temsilciliğine ilişkin tüm kayıtların silinmesine karar verilmesini talep etmişdir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davaya konu şirketlerin ticaret sicili kayıtlarının 07.02.2014 tarihinde resen feshedilerek silindiğini, fesih işleminin yasaya ve usule uygun olarak gerçekleştirildiğini, silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye ihya talebiyle başvurulabileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının itirazına konu şirketlerin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 7 nci maddesince 14.02.2014 tarihinde Marmaris Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen silinmiş olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kimlik bilgileri kullanılarak şirketlerde kurucu ortak ve şirket temsilcisi olarak kaydedildiğini, söz konusu şirketlerin 07.02.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi uyarınca resen ticaret sicilinden silinerek feshedildiğini, Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/62 E. sayılı dava dosyası kapsamında açılan ihya davasının hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi üzerine kararın istinaf edildiğini, davacının bu şirketlerdeki ortaklığı ve şirket yöneticiliği sebebiyle vergi borcundan dolayı maaşının haczedildiğini, vergi borçlarından sorumlu olmadığı için müvekkili tarafından açılan davada Muğla Vergi Mahkemesi'nin 25.12.2019 tarih, 2019/912 E. ve 2019/898 K. sayılı kararıyla şirket kayıtlarının düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle ehliyet yönünden davanın reddine karar verildiğini, bu nedenle davacının hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, anılan şirketlerin feshine karar verildiği, ticari şirketin tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden silinmesi ile sona ereceği, ancak, tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerektiği, tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işleminin aynı zamanda hukuki bir işlem olup bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmenin mümkün olmadığı, eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep edebileceği, davacının düzeltilmesini istediği ticaret sicil kaydının silinmiş olup, bu şirketlerin yeniden ihyası sağlanmadığı sürece ticaret sicil müdürlüğü tarafından silinen şirket kayıtları üzerinden işlem yapılması mümkün olmadığı gibi davacının kayden şirket ortağı görünmesinden kaynaklı ihtilafların da ancak bu hususta açılacak ayrı bir davanın konusunu oluşturacağının anlaşılması karşısında davacının, ticaret sicil müdürlüğüne husumet yönetilmesi suretiylete şirket ortağı, müdürü ve temsilci olduğuna dair ticiret sicil kayıtlarının silinmesini istemesinde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; şirketlerin ihyası talepli davalarında hak düşürücü süre yönünden ret kararı verilmişse de kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırıldığını ve sonucunun beklenilmesi gerektiğini, müvekkilinin eldeki davada hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava dışı limited şirketlerin sicil kaydında kurucusu ve ortağı görünen davacının, bu kayıtların sahte imza ve yazılara dayanılarak yapıldığı iddiasına dayalı olarak sicilde düzeltilmesi talebinin reddine ilişkin ticaret sicili müdürlüğü kararına itirazın yerindeliğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 24 üncü ve devamı hükümleri ve geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Davacı, sahte kimlik ve imzalar kullanılarak bilgisi dışında dava dışı ... Konfeksiyon Tekstil Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Deri Ürünleri ve Tic. Ltd. Şti.'nin şirketlerin kurulduğu ve ticaret sicilinde bu şirketlerin kurucu ortak ve yetkilisi olarak göründüğü iddiasıyla, ticaret sicilindeki kayıtların düzeltilmesini istemiş, ticaret sicilince talebin reddi üzerine eldeki davayı açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, iddiaya konu şirketlerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin oldukları ve davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının kalmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Hâl böyle olmakla birlikte, davacı tarafından eldeki davayla aynı tarihli, anılan şirketlerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre ticaret sicilinden terkin edilmeleri işleminin usulüne uygun olmadığı iddiasıyla Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/62 E. sayılı dosyasında ihya davası açıldığı, bu davanın ilk önce beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddedildiği, ancak kararı istinaf edilmesiyle inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 2023/67 E. ve 2023/321 K. sayılı ilamıyla beş yıllık hak düşürücü sürenin re'sen terkin işleminin usulüne uygun yapılmaması halinde uygulanmayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak dosyanın yeniden İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan davacının, anılan şirketlerin işlemleri dolayısıyla bir kısım vergi yargılamalarında da taraf olduğuna dair ilamlar dosyaya sunulmuştur.
Şu halde, sicil kaydının düzeltilmesi talebine konu şirketlerin re'sen terkin işlemlerinin usulüne uygun olmadığı iddiasıyla açılan ihya davasının derdest olduğu ve bu şirketlerin işlemleri dolayısıyla bir takım vergi ihtilaflarının da bulunduğu gözetilip, şirketlerin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin hatalı uygulanması nedeniyle ihyasına karar verilmesi halinde tüzel kişiliklerinin ayakta kalacağı dikkate alınarak davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının varlığı kabul edilmelidir. Bu durumda Mahkemece, şirketlerin ihyasına yönelik davanın sonucu beklenilip bu sonuca göre yapılacak değerlendirmeyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!