WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2465 E.  ,  2024/3265 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/319 Esas, 2022/614 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/157E., 2019/880 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın müşterisi ... ... Loj. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından hesaplarındaki bir kısım işlemlerde usulsüzlük yapıldığı iddiası ile müvekkili bankaya karşı Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/429 Esas numaralı dosyasında 127.432,75 TL için dava açıldığını, anılan dosya üzerinden aldırılan bilirkişi raporunda anılan şirketin hesaplarında usulsüz işlemler yapılması nedeniyle 62.987,75 TL zarara uğradığını, davacının %40 kusurlu olduğunu, kusur oranına göre davacı bankanın 37.792,65 TL'nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile sorumlu olduğunun belirtildiğini, verilen kararın Yargıtay tarafından onandığını, anılan mahkeme ilamına dayanılarak müvekkili banka aleyhine takip başlatıldığını, müvekkili tarafından icra dosyasına 123.005,96 TL ödenmek zorunda kalındığını, olay nedeniyle Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu ancak zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/209 E. sayılı dosyası ile davalılar hakkında evrakta sahtecilik suçundan dava açıldığını, tüm davalıların birlikte hareket ederek, güveni kötüye kullanarak ve kötü niyetli olarak müvekkilini zarara uğrattıklarını ve zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek davalı ...'ten 35.556,00 TL takibe kadar işlemiş 60.832,22 TL faizi ile ödeme tarihinden davaya kadar %27 faiz, davalı ...'dan 27.540,00 TL'nin işlemiş faiz 47.118,29 TL faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; ceza dosyasında 4 adet çekten sorumlu tutulduğunu, davacının ise tüm çeklerden dolayı talepte bulunduğunu, ceza kararının hatalı olduğunu, temyiz edildiğini, Ağır Ceza dosyasında 4 adet çekin Gamze tarafından teslim alındığının sabit olduğunu, bunlardan sorumlu tutulamayacağını, 2.000,00 TL'lik çekin çek vasfını yitirdiği halde ...'in kardeşi ve annesine ait G.Ç kozmetik isimli şirket ödemesine mahsup edildiği ilgili banka şubesine yazılacak yazı ve yapılacak araştırma ile açıkça ortaya çıkacağını, davaya konu tüm çeklerin ilgili şubelere yazı yazılarak kim tarafından hangi tarihte tahsil edildiğinin sorulması gerektiğini, keşideci imzası taşımayan çek ile tahsilat yapıldığını, davacı tarafın bu çek bedelini dahi kendisinden talep ettiğini, dosyaların bağlantılı olmaları nedeniyle ceza dosyasının beklenilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davaya konu çeklerin tarihleri dikkate alındığında aradan 10 yılı aşkın süre geçtiğini, yasal süre içerisinde davacı tarafça talepte bulunulmadığını, müvekilinin ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, çeklerin müvekkilinin imzasını taşımadığını, bedellerini de müvekkilinin tahsil etmediğini bu durumun Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/209 E. sayılı dosyasından alınan rapor ile sabit olduğunu, çeklerin aldatma kabiliyetinin olmadığını, 4 çek ile ilgili Ağır Ceza Mahkemesi'nin dosyası içinde bu çek bedellerinin ... tarafından teslim alındığına ilişkin tahsilat makbuzunun bulunduğunu, Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının temyizde olduğunu, bekletici mesele yapılması gerektiğini, davada bahsi geçen 2.000,00 TL bedelli çekin vade tarihini 1 yılı aştığını, çek koçanının yırtıldığı halde bankaya ibraz edilince ödendiğini, tüm çeklerin istenerek incelenmesi gerektiğini, ceza dosyasında sadece 100,00 TL bedelli çeki müvekkili tarafından tahsil edildiğini, bunun da şirket yetkilileri talebi ile yapıldığının sabit olduğunu, ceza dava dosyası içinde müfettiş raporunun celbedilmesi gerektiğini, bu raporda bir kısım çeklerin keşidecisi olmadan ödendiğinin belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kendi kusurunu üçüncü kişilere yansıtamayacağı, aksinin kabulü halinde davacının çalışanlarının kusurunun ortadan kalkacağı ve davacı banka aleyhine verilen tazminatın bir anlam ifade etmeyeceği, davacının davalılardan bir alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu davada bankanın ödemek zorunda kaldığı tutarın evrakta sahtecilik sebebi ile zarara yol açan davalılardan haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümleri gözetilerek rücuen tazmininin istendiğini, davalıların zarara uğrayan şirketin çalışanı olduğunu, sahte evrak düzenlenerek çekteki imzaları taklit ederek çeklere teyit vererek ele geçirdiklerini, çeklerin bedellerini şirkette ciro sebebi ile tahsil etmek gibi nedenlerle bankayı aracı kullanarak müşteriyi zarara uğrattığını, müşteri zararının da bankadan kusuru oranında tazmin edildiğini, mahkemece alınan ikinci raporda alacak miktarının net olarak ortaya konulduğunu, buna rağmen 22.01.2019 tarihli rapora göre davanın reddedildiğini, müvekkili banka %60 kusurlu kabul edilmiş ise de bu kusurun davalıların usulsüz işlemleri nedeni ile oluştuğunu, somut olayda banka çalışanlarının birlikte hareket eden değil aksine aldatılan ve mağdur olan konumunda olduklarını, 2 nci rapora göre karar verilmesi gerektiğini ya da en azından çelişki nedeni ile yeni rapor alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/249 E., 2012/431K. sayılı dosyasında ... ... Loj. ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından İş Bankası A.Ş'ye karşı hesaplarında usulsüz işlemler yapıldığı iddiasıyla tazminat davası açıldığı, mahkemece davacı şirketin kendi içinde yeterli denetim ve kontrol yapmamasından dolayı zarar görmesi halinde davacı şirketin kendi personelinin davacı ... zarara sokan eylem ve işlemlerinden bankanın sorumlu tutulamayacağı, ancak açık bir şekilde bankacılık uygulaması ve mevzuata aykırı şekilde yapılmış işlemler bakımından bankanın sorumlu olduğu, davacı şirketin hesaplarını ve personellerini denetlememesi nedeniyle %40 oranında, davacı bankanın da %60 oranında kusurlu olduğu kabul edilip, zarar miktarı olan 62.987,75 TL'den davalı bankanın kusur orana göre 37.792,65 TL'sinden sorumlu olduğu gerekçesiyle bu miktar için davanın kısmen kabulüne karar verildiği, anılan kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacı banka, kendi personellerinin kusuru nedeniyle %60 oranında kusurlu bulunduğu ve bu kusur oranına göre belirlenen tazminatı ödemek durumunda kaldığı, bunun yanında ... ... Loj. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve çalışanlarının da %40 oranında kusurlu kabul edilerek bu orana tekabül eden zarardan bankanın sorumlu tutulmadığı, davacı bankanın kendi çalışanlarının kusur oranına isabet eden zarar miktarından sorumlu olup, mahkeme kararı ile kesinleşen kendi kusurunu davalılara yansıtması mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yönün görülmediği, öte yandan her ne kadar davacı tarafça raporlar arasında çelişki olduğu, zarar miktarının hesaplandığı ikinci rapora göre karar verilmesi gerektiği, en azından çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınması gerektiği iddia edilmiş ise de, birinci bilirkişi raporunda zarar miktarı konusunda herhangi bir hesaplama yapılmadığı, zarardan davalıların sorumlu olmadığının gerekçeleriyle belirtildiği, buna karşılık ikinci bilirkişi raporunda ise, davalıların zarardan sorumlu olup olmadığı konusunda hiçbir tespit ve değerlendirme yapılmadan sadece zarar miktarı konusunda hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, bu haliyle raporlar arasında bir çelişki bulunmadığı gibi, mahkemenin bilirkişi raporlarıyla da bağlı olmadığı, hukuki nitelendirme mahkemeye ait olup, mahkemece yapılan nitelendirme ve davalıların zarardan sorumlu olmadığına yönelik tespitlerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, avacı banka tarafından dava dışı ... ... Loj. ve Dış Tic. Ltd. Şti'ye ödenen paranın zarara sebep oldukları iddiası nedeniyle davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun ) 49,61,62 ve 77 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.