11. Hukuk Dairesi 2023/2450 E. , 2024/4896 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/601 Esas, 2023/162 Karar
HÜKÜM : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1112 E., 2019/1388 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, 13.03.2023 tarihli ek kararında davalı vekilinin 13.03.2023 tarihli dilekçesindeki kaldırma, tavzih ve düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin başta turizm ve tekstil alanında faaliyet gösteren, ülke çapınca tanınmış köklü ye saygın bir firma olan Kervansaray Yatırım Holding A.Ş.'nin ("Kervansaray”) grup şirketi olduğunu, şirket ... ile davalı ... arasında karşılıklı ticari bir ilişki gelişmiş olduğunu, bunun sonucunda, davalının Suriye'de tekstil alanında iş yaptığını dile getirerek müvekkili şirkete yüklü miktarda gömlek siparişi verdiğini, müvekkili şirketin yapılan sözleşme sebebiyle kendisine düşen edimi gereği gibi yerine getirdiğini ve davalı karşı tarafa yükü miktarda malı gönderdiğini, ilgili mal sevkiyatına ilişkin belgeleri sunduklarını, işbu bahsi geçen iş ilişkisinden dolayı gelişen cari hesap ilişkisi kapsamında davalının müvekkili şirkete yüklü miktarlarda borçlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, ancak davalı tarafın ifa etmesi gereken edim olan ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu sebeple davalı tarafın aynı zamanda ticari defter ve kayıtlarda da şirkete borçlu olarak gözükmekte olduğunu, cari hesap ilişkisinin cari hesap sözleşmesiyle veya bu sözleşmenin düzenlenmemiş olması durumunda tarafların ticari defler kayıtlarıyla tespit edilebildiğini, davacı şirket ...'ın davalı taraftan alacağının tespiti açısından konşimento ve sair taşıma ve sevkıyat evraklarının yanı sıra, tarafların ticari defter kayıtlarının bilirkişi incelemesine konu edilmesi gerektiğini, böylece müvekkili şirketin alacağının somut bir şekilde ortaya çıkacağını ileri sürerek alacaklı olduğunun tespiti ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, 02.05.2019 tarihi ıslah dilekçesi ile dava değerini arttırarak, 1.003.875,34 TL'nin 24.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında karşılıklı ticari ilişki olduğunu, bunun sonucunda davalının Suriye ve tekstil alanında iş yaptığını dile getirerek müvekkiline yüklü miktarda gömlek siparişi verdiği, yine Ankara'da tebligatın Ankara'ya yapılmış olması ve fakat davacının kendi iş merkezinin olduğu yer mahkemesinde dava açmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 9 uncu maddesine aykırı olduğunu, dava dilekçesi ekindeki Konşimento Belgesinden Fatura Adresinde “..." denildiğini, Sicil Numarası olarak da 83043 verildiğini, aleyhine dava açılan davalının gerçek kişi olduğunu, davacının ibraz ettiği faturada, adresi ve 83043 olarak Ticaret Sicil Numarası verilenin ise Suriye/Halep’de faaliyet gösteren ... İthalat ve İhracat Şirketi olduğunu, davacının bir tüzel kişi olan ... İthalat ve İhracat Şirketi'ne karşı dava açması gerekirken gerçek kişi olan şahsına dava açıldığını, şahsi olarak davacı ile arasında bir ticari ilişki söz konusu olmadığını, davacı ile arasında bir mal siparişi, sözleşme, v.s. söz konusuda olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı tarafın açıkça delil olarak dayanması ve mahkemece de o yönde ara kararı verilip, gereği yerine getirilmesine rağmen, davalı taraf, kendisine ait ticari defterleri bilirkişi incelemesine esas olmak üzere mahkemeye sunmadığı, dolayısıyla, bilirkişi incelemesi dosya kapsamındaki deliller ve davacı tarafın ticari defterleri ile sınırlı olarak yapıldığı, bu durumda 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesi uyarınca, davacı tarafın davalıya ait ticari deferlere ilişkin açıklamasının, yani alacağın dayanağını oluşturan faturaya konu mal ve hizmetin davalıya teslim edildiğinin davalı defterleri içeriğinden anlaşılacağı yönündeki davacı iddiasının doğru bulunduğunun kabulü gerektiği, kaldı ki dosyadaki diğer delillerin de bunu doğruladığı, davalı tarafından imzası inkar edilmemiş fatura bedeli kadar iki kez senet düzenlenerek davacıya verildiği, sunulan belge ve kayıtlardan davacının 24.10.2016 dava tarihi itibari ile davalıdan 1.003.875,34 TL (315.922,50 EUR) alacaklı olduğu, faiz başlangıcı yönünden ise davacı her ne kadar senet vade tarihini esas almış ise de söz konusu davanın esasını taraflar arasındaki ticari alım satım oluşturmakta olup, davalının toplam alacak bakımından davadan önce temerrüde düşürülmesi gerektiği, alacaklı dava tarihinden evvel davalıyı temerrüde düşürecek bir ihtarda bulunmadan dava açtığından dolayı davacının işlemiş faizi ancak dava tarihinden itibaren talep edilebileceği, davacının, 02.05.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 963.875,34 TL artırdığı, dava dilekçesiyle davacı taraf faiz talebinde bulunmamış olup ilk defa ıslahla bulunduğu dikkate alındığından temerrüt tarihi olarak kabul edilen dava tarihi ile ıslah tarihi arasında oluşan faiz talebi yönünden harçlandırılmış bir talep olmadığından ilk talep miktarı olan 40.000,00 TL'lik kısım bakımından da faiz talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın ıslah talebiyle birlikte kabulü ile, talebe konu 1.003.875,34 TL'den alacağın 963.875,34 TL'lik kısım için ıslah tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacı şirkete verilmesine, bakiye 40.000,00 TL'lik kısım için faiz talebi yönünden ise usulüne uygun harçlandırılmış bir talep olmadığından faiz talebi için karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında ticari ilişkiden kaynaklanan uyuşmazlığın söz konusu olduğunu, kararın hukuka aykırı olduğunu, davaya konu alacağın davacı şirket ile ... İthalat ve İhracat Şirketi arasında var olan bir ilişkiden kaynaklandığını, fakat davanın müvekkiline karşı açıldığını, evrakların hiçbirinde müvekkili adına dair ibarenin bulunmadığını, davacının sunmuş olduğu delillerin arasında müvekkili isminin yanında sicil numarasının mevcut olduğunu, faaliyet için sicil numarasının gerektiğini, davacının sunmuş olduğu senette ... İthalat ihracat Şirketi yazdığını, mahkeme tarafından vergi dairesine müvekkili şahsında ticari faaliyetin yürütülüp yürütülmediğinin sorulduğunu, cevabı yazıda ticari faaliyet olmadığının belirtildiğini, şahsi olarak herhangi bir ticari ilişkiden kaynaklanan bir mal siparişi sözleşmesi, mal teslimi ilişkisinin olmadığını, alıcı kişinin konşimentoda ad, soyad, unvan, kimlik numarası veya sicil numarasına göre işlem yapabildiğini, somut olayda kimlik numarası değil sicil numarasının mevcut olduğunu, basiretli tacir olan davacının ticaret yapacak ise şahsi veya şirketi araştırması ve bilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda davalının 31.12.2015 vadeli 315.922,50 Euro bedelli bonoyu imzalayarak borca ilişkin şahsi teminatta vermiş olduğu gerekçesiyle husumet itirazının dinlenmediği belirtildiğini, fakat herhangi bir şahıs ismi veya açıklamasının senette mevcut olmadığını, ayrıca senedin gerçekliğinin de araştırılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından ihracatçı firma olarak 09.03.2011 tarihli konşimento talimatı düzenlendiği, talimatta fatura adresi olarak davalı gerçek kişinin adı ile Suriye Halep'teki adresiyle birlikte sicil numarasının gösterildiği, mal tanımında dokuma erkek gömlek bilgisine yer verildiği, mal değerinin 315.922,50 Euro toplam adedin 26.000, teslim şeklinin CIF, koli adedinin toplam 1358 olarak gösterildiği, 31.12.2015 vadeli davalı tarafça davalı adının yanına ithalat ihracat ifadeleri eklenmek suretiyle 315.922,50 Euro bedelli bononun davacı şirket adına düzenlenmiş olduğu, 22.01.2019 tarihli bilirkişi rapora göre, davacı şirkete ait 2011 yılı ticari defterlerinden olan yevmiye defterinin açılış tasdikinin kanuni süre içerisinde yaptırıldığı, 2011 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin bulunmadığı, ancak fatura ve verilen yasal BS Formunun defter bilgilerindeki kayıtlarla birbirlerini teyit ettiği, 2011 yılı kapanış hesaplarının kendinden sonraki hesap dönemi olan 2012 yılı yevmiye ve envanter defterlerinin açılış kayıtlarıyla uyumlu olduğu, 2012 ve 2015 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde usulüne uygun yaptırılmiş olduğu, davacı şirketin 2012 ile 2017 yılları arasındaki ticari defterlerinin usulüne göre tutulduğu, davacı şirketin 2011 yılında düzenlediği faturadan kaynaklı olarak dava tarihi olan 05.12.2017 tarihi itibariyle davalı ... Yurtoğlun'ndan 1.003,875,34 TL (315.922,50 Euro) cari hesap alacağının bulunduğunun beyan edildiği, 24.06.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda da kök raporda yer bulan görüşün aynen muhafaza edildiği, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması amacıyla Ankara Batı Nöbetçi Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/153 Talimat sayılı dosyasında 16.12.2019 tarihli ara kararında davalıya ve vekiline tebligat çıkarıldığı, muhatabın aynı adreste yaşaması ve adresinin bilinmemesi nedeniyle bila iade edildiği, davalı vekiline çıkarılan tebligatın ise tebliğ edildiği ancak verilen süre içerisinde ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, bu sebeple talimatın yerine getirilemediği, davalı vekili tarafından müvekkilinin gerçek kişi olup dosyadaki konşimento ve diğer belgelerde ad ve soyadının belirtilmiş olmasına rağmen sicil numarasına yer verildiğinden kendisine husumet yöneltilemeyeceğini iddia edilmiş ise de mahkemenin 07.11.2018 tarihli celse ara kararının 2 nolu bendinde, 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi gereği maddi bir hatadan kaynaklanan ya da dürüstlük kurallarına aykırı olmayan taraf değişikliği talebine karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilebileceğinden davalının ... İthalat ihracat Ltd. Şti olduğu anlaşılmakla davalının husumet itirazının reddine şeklinde ara karar oluşturulduğu, söz konusu ara kararda davalı vekilinin istinaf nedenlerine cevap verilmiş olduğu, bu durumda karar başlığında davalı olarak ... İthalat İhracat Ltd. Şti. olarak gösterilmesi gerekir iken söz konusu davalı yerinde yalnızca ... adına yer verilmiş olması maddi hata olarak ve ilk derece mahkemesince her zaman düzeltilebileceğinden davalı vekilinin aksine iddiaları ve husumete yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediği, davalı tarafça ticari ilişki reddedilmiş ise de şirket yönünden 14. 07.2018 tarihli ek beyan dilekçesinde ticari ilişkinin kabul edildiği, fatura bedeline ise itiraz edildiği, faturanın tek başına akdi ilişkinin ve alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davalının fatura konusu mal bedelinden sorumlu tutulması için faturaların tebliği ve malların tesliminin kanıtlanması gerektiği, somut davada ise sipariş konusu malların davalı adına düzenlenen konişmento ve fatura ile yurt dışına gönderildiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporu ile davacı şirketin usulüne uygun olarak düzenlenmiş ticari defter ve kayıtları ile BS formundan davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve ya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir ise de somut olayda davalı vekiline usulüne uygun şekilde yapılan tebligata rağmen talimat mahkemesine herhangi bir defter veya belge ibraz edilmediği gibi mazerette belirtilmediği, Gümrük Beyannamesinde alıcı olarak davalı adına yer verildiği, 09.03.2011 tarihli cif değeri toplam 315.922,50 EURO tutarlı faturada davalı adına düzenlendiği, bu durumda davacının alacağının ispatı ile davanın kabulünde bir isabetsizliği olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, 13.03.2023 tarihli ek karar ile her ne kadar ilk derece mahkemesinin 07.11.2018 tarihli duruşma ara kararı 2. maddesinde 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca davalının ... İthalat İhracat Limited Şirketi olduğu gerekçesiyle husumet itirazının reddine karar verilmişse de mahkemenin 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi gereğince taraf değişikliğinin kabulüne ve yeni tarafın (şirketin) davaya dahil edilmesine dair herhangi bir ara karar oluşturulmadığı, sadece husumet itirazının reddine karar verilmekle yetinildiği, bundan sonra yargılamanın davalı gerçek kişi ... aleyhine yürütülüp hükmün de gerçek kişi hakkında kurulduğu, İlk derece mahkemesi karar gerekçesinde husumet itirazının reddi konusundaki duruşma ara kararının aynen tekrarlandığı, 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca bir taraf değişikliğinin yapılabilmesi için bu konuda davacının bir talepte bulunması gerektiği, somut olayda ise davacının taraf değiştirilmesine dair herhangi bir talebi bulunmamakta, bilakis davalının husumet itirazına davacı taraf karşı çıkıldığı, o halde dosyada ilk derece mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesine uygun olarak yapılmış bir taraf değişikliğinin bulunmadığı, davanın davalı gerçek kişiye karşı açıldığı, aynı gerçek kişiye karşı yürütülüp sonuçlandırıldığı, bu durumda ilk derece mahkemesinin 07.11.2018 tarihli ara kararının gerekçesinin maddi hataya dayalı olduğu, yine Dairenin karar gerekçesinde 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesine dayalı olarak davalının ... İthalat İhracat Limited Şirketi olduğu, ilk derece mahkemesi kararındaki maddi hatanın düzeltilebileceği belirtilmişse de; bu gerekçenin de maddi hataya dayalı olduğu, bu durumda gerek ilk derece mahkemesince gerekse Dairece yargılamanın davalı gerçek kişi ... hakkında yürütüldüğünün ve hükme bağlandığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin 13.03.2023 tarihli dilekçesindeki kaldırma, tavzih ve düzeltme taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafın dosyaya ibraz edilen konşimento, bono ve diğer bilgi ve belgelere dayanarak davalı şirketin alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, ticaret odası ve vergi dairesinin cevabı yazılarında davalı gerçek kişinin ticari işletme kaydının bulunamadığı, dava dışı şirketlerde ortaklık kayıtlarının bulunduğu beyanları doğrultusunda davacının iddia etmiş olduğu şekilde davalı şahıs şirketiyle yapıldığı kabul edilen ticari alışverişten dolayı davalı gerçek kişiye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 124 ile 220 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen dava dosyasından tefrik edilen davanın davacısı ... Tekstil Konfeksiyon San. Tic A.Ş.'nin de karar başlığında yazılmış olması maddi hataya dayalı olup mahallinde talep halinde düzeltilebilecek olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!