WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2443 E.  ,  2024/5839 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2101 Esas, 2023/236 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/312 E.,2020/168 K.
BİRLEŞEN DAVA : 1.Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/69 E.
2.Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/509 E.

Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali ile birleşen davalarda itirazın iptali ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen 2018/69 E. sayılı dava yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, birleşen 2017/509 E. sayılı dava yönünden ; davalı ...'e yönelik 2.850.000,00 TL'lik alacak davası hakkında, dava konusu alacağın 1.250.000,00 TL'lik kısmı derdest davanın varlığı ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle bu kısım hakkındaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu 1.600.000,00 TL'lik kısım hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... Turizm A.Ş. ye yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı- birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. ve İşl. A.Ş. vekili ile davalı-birleşen davalarda davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı- birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. Ve İşl. AŞ vekili ile davalı-birleşen davalarda davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in; keşidecisi ... ..., lehtarı ve ilk cirantası müvekkili Düzel A.Ş. ve hamili davalı ... olan 27.09.2000 tanzim, 20.10.2001 vade tarihli 458.000,00 USD bedelli sözde bonoya dayalı olarak müvekkili şirket ve keşideci gözüken ... ...'na karşı Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/5324 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine giriştiğini , icra dosyasının zaman içinde en son 2009/14837 Esas numarasını aldığını, Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2002/3062 E. sırasında kayda alınan takibe itiraz davası açtıklarını, dava sırasında takibin tedbiren durdurulmadığını, mahkemece verilen kararın bozulması üzerine dosyanın 2003/1361 E. sırasına kaydedildiğini, bu dosya numarası üzerinden verilen kararın da tekrar bozulması üzerine dosyanın adı geçen mahkemenin en son 2012/926E. sırasına kaydedildiğini, Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 26.03.2013 tarih 2012/926 E. 2013/239 K. sayılı kararı ile takip konusu bononun protesto ettirilmemesi nedeniyle müvekkili şirket yönünden icra takibinin iptaline karar verildiğini, işbu iptal kararının Yargıtay 12. Hukuk Dairesince onanarak ve davalı ... in karar düzeltme talebi de reddedilerek 30.09.2013 tarihinde kesinleştiğini ancak dava sırasında tedbiren icra takibi durdurulmadığından davalının/alacaklının müvekkilinin borçlusu dava dışı Turintaş Turizm A.Ş. den 22.11.2011 tarihinde 980.000,00 TL tahsil ettiğini, 23.11.2011 tarihinde 2009/14837 E. sayılı takip dosyasına alacaklı davalı ... vekili tarafından beyan edildiğini, icra takibinin mahkemece iptal edilmesi nedeniyle bu paranın davalı tarafından müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, bu paranın iade ve istirdadı için Konya 6. İcra Müdürlüğünün 2013/5442 E. sayılı dosyası üzerinden giriştikleri icra takibine borçlu davalı ... in süresinde icra dairesinin yetkisine ve borcun tamamına itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, borçlunun tüm itirazlarının hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazlarının iptaline ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen 2018/69 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından yukarıda sözü geçen 458.000,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak şirkete ve hayali şahıs olduğu sonradan anlaşılan dava dışı ... ... aleyhine bakiye 431.000,00 USD nın TL karşılığı üzerinden giriştikleri icra takibinin Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/926 Esas sayılı dosyası üzerinden protesto yokluğu nedeniyle borçlu şirket yönünden iptaline karar verildiğini, ceza dosyaları üzerinden yapılan yargılamalar sonucu hayali kişi adına imzayı atan kişinin davalı ... olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin takip öncesi 50.000,00 DM ve takibin iptalinden önce icra takibi derdest iken şirketin borçlusu 3.kişi olan Turintaş A.Ş. den 400.000,00 EURO karşılığı olmak üzere 980.000,00 TL tahsil edebildiklerini, bonodan dolayı davalı ... in şahsen imzası nedeniyle sorumlu olduğunu, bonodan dolayı bakiye 1.250.000,00 TL nin davalı ... den tahsili için Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2013/92 Esas sayılı dosyası üzerinden giriştiklerini, davalınıın haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalı ... in itirazının iptali ile takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen 2017/509 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından yukarıda sözü geçen 458.000,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak şirkete ve hayali şahıs olduğu sonradan anlaşılan dava dışı ... ... aleyhine bakiye 431.000 USD karşılığı olan TL üzerinden giriştikleri icra takibinin Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/926 E. sayılı dosyası üzerinden protesto yokluğu nedeniyle borçlu şirket yönünden iptaline karar verildiğini, ceza dosyaları üzerinden yapılan yargılamalar sonucu hayali kişi adına imzayı atan kişinin davalı ... olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin

takip öncesi 50.000,00 DM ve takibin iptalinden önce icra takibi derdest iken şirketin borçlusu 3.kişi Turintaş A.Ş. den 400.00,00 EURO karşılığı 980.000,00 TL tahsil edebildiklerini, bonodan dolayı davalı ... in bonodaki imzası nedeniyle şahsen sorumlu olduğunu, bonodan dolayı bakiye 1.250.000,00 TL'nin davalı ... den tahsili için Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2013/92 E. sayılı dosyası üzerinden giriştikleri icra takibine haksız itirazda bulunması üzerine takibin durduğunu, ... in takibe itirazının iptali için açtıkları itirazın iptali davasının mahkememizin 2018/69 Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olduğunu, sözü geçen bonodan dolayı 2002/5324 E. sayılı takip dosyasındaki takip çıkış miktarının toplam 1.202.162,93 TL olduğunu, yapılan kısmi tahsilatların icra dosyasındaki faiz ve ferilere mahsup edildiğini, işbu dava tarihi (11/07/2017) itibariyle toplam borç miktarının yaklaşık 4.000.000,00 TL sine ulaştığını, yapılan ödemelerin düşülmesinden sonra bakiye alacaklarının toplam 2.850.000,00 TL olduğunu, bakiye borçtan hem davalı ... A.Ş.'nin hem de davalı ... in müvekkiline karşı sorumlu olduklarını, davalı ... hakkındaki 1.250.000,00 TL'lik takip ve dava ile mükerrer ödemeye ve tahsile yol açmayacak şekilde bakiye alacakları olan 2.850.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yerleşim yerinin Antalya ili olması nedeniyle yetkili icra dairesinin Antalya icra daireleri olduğunu, davanın yetkisiz icrada takip yapılması nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacının takip ve dava konusu ettiği sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacağının davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla zaman aşımına uğradığından davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, bu da kabul edilmediği takdirde davacı şirketin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/487 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı menfi tespit davasının bono keşidecisinin mevhum şahıs olması nedeniyle protesto çekilmesinin mümkün olmadığından söz ederek menfi tespit davasının şirketin aleyhine reddedildiğini, ret kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, 458.000 USD bedelli bonoyu davacı şirket adına ... Karaçelik'in müvekkiline ciro ederek verdiğini, şirketin bonoya mahsuben müvekkiline 50.000 DM kısmi ödeme yapması nedeniyle kalan 431.000 USD üzerinden 2002/5324 Esas sayılı dosya üzerinden icra takibine giriştiğini, bononun sahte olarak düzenlendiğinden bahisle müvekkili hakkında açtırılan kamu davası sonunda Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/105 Esas (bozma üzerine 2008/312 Esas) sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin yargılandığını ve beraatine karar verildiğini, yargılama sonunda keşideci ... ...'nun hayali bir kişi olduğunun ve onun yerine keşideci imzasının davacı ... A.Ş. yetkilisi ...'e ait olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine ... ve ... Karaçelik hakkında Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/179 Esas sayılı dosyası üzerinden nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten yargılandıklarını, 28/05/2012 tarihinde nitelikli dolandırıcılık ile ilgili kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verildiğini, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesince nitelikli dolandırıcılık suçuyla ilgili düşme kararının onandığını, resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili mahkumiyet kararlarının zaman aşımına uğraması nedeniyle bozulmasına ve adı geçenler hakkındaki sahtecilik suçundan haklarındaki kamu davasının düşürülmesine karar verildiğini, takip ve dava konusu 980.000,00 TL'nin istirdadının mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı şirkete bir borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen 2018/69 E. Sayılı davada davalı cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, uyuşmazlık konusu bononun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramış bono sebebiyle kambiyo senedinden kaynaklanan hakların yitirileceğini, bu durumda bononun taraflar arasında ... ilişki olması halinde yazılı delil başlangıcı olacağını, müvekkili ile davalı arasında ... ilişki bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin de dolduğunu, dava konusu senet üzerindeki imzanın davalıya ait olmadığını, davacının bono üzerindeki imzanın davalı ...'e ait olduğu hususunun ceza mahkemesi kararı ile kesinleştiği yönündeki iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen 2017/509 E. sayılı davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ... in Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/69 Esas sayılı dosyasında dava konusu yaptığı hususun müvekkili davalı ... e yönelik olduğunu, davanın halen derdest olduğunu, dava derdest iken işbu 2.850.000,00 TL miktarlı davanın açılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkili ... hakkındaki davanın derdest olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, bu talepleri kabul edilmediğinde ise her iki müvekkili yönünden dava konusu alacağın zaman aşımına uğraması nedeniyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu bononun zamanaşımına uğradığını, zamanaşımına uğramış bono sebebiyle kambiyo senedinden kaynaklanan hakların yitirileceğini, bu durumda bononun taraflar arasında ... ilişki olması halinde yazılı delil başlangıcı olacağını, müvekkili ile davalı arasında ... ilişki bulunmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin de dolduğunu, dava konusu senet üzerindeki imzanın davalı ...'e ait olmadığını, davacının bono üzerindeki imzanın davalı ...'e ait olduğu hususunun ceza mahkemesi kararı ile kesinleştiği yönündeki iddiasının doğru olmadığını dava değerinin 2.850.000,00 TL olarak nasıl belirlendiğinin anlaşılamadığını, talebin ciddiyetten uzak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin Yargıtay tarafından onanarak ve karar düzeltme talebi reddedilerek 25.02.2016 tarihinde kesinleşmiş olan (dava tarihi 21.11.2003) 29.05.2013 tarih, 2005/487 E., 2013/136 K. sayılı kararı ile davalı ... A.Ş.'nin davacı ...'e karşı açtığı menfi tespit davası davalı şirketin davalara konu olan bononun Düzel A.Ş.'yi bağlayacağı aksini savunmasının iyi niyet kurallarına aykırı olacağı gerekçesiyle davanın bu kısmının reddine karar verildiği ve davacı ... ile davalı ... A.Ş. arasında bonodan dolayı davalının davacıya sorumlu olmadığına ilişkin talebin reddedildiğine ilişkin kesin hükmün olduğu, Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/14837 E. sayılı icra takibinin Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 26.03.2013 tarih 2012/926 E., 2013/239 K. sayılı kararı ile ( dava tarihi 04.12.2002 ) davalı ... A.Ş. yönünden bononun protesto edilmemiş olması nedeniyle iptal edildiği ve işbu takibin iptali kararının Yargıtayca onanarak ve karar düzeltme talebi reddedilerek 30.09.2013 tarihinde kesinleştiği, istirdada/takibe konu edilen 980.000,00 TL'nin hesaben tahsili/ödenmesi sırasında hukuken geçerli ve derdest bir icra takibinin bulunduğu, yine hukuken davalı ... A.Ş.'nin dava dışı Turintaş A.Ş.'den ipotekle teminat altına alınmış alacağının olduğu, icra dosyası derdestken borçlunun borçlusundan yapılmış bir alacak tahsilinin bulunduğu, davalı ... A.Ş.'nin bonodan dolayı borçlu olduğuna ilişkin kendi davasında kendi aleyhine kesin hükmün olduğu, kesin hükmün varlığı karşısında icra mahkemesince takibin protesto yokluğundan iptal edilmiş olmasının şirkete bir hak bahşetmeyeceği, davalı ... A.Ş. nin kesin hüküm nedeniyle sorumlu olduğu bonodan dolayı yapılmış olan ödemenin istirdadını talep edemeyeceği, davalı ... A.Ş.'nin 2017/312 Esas sayılı asıl davadaki itirazın iptali davasının esastan reddi gerektiği, her ne kadar davacı ... işbu davada davalının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiş ise de davalı ... A.Ş.'nin kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığı hakkında somut bir delil ve dahi iddia olmadığından ve şirket icra takibinde kötü niyetli sayılamayacağından, icra takibinin hak arama hürriyeti kapsamında kalması nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği, birleşen 2018/69 E. sayılı dava yönünden; davacı ... in davalı ... e karşı bonoya dayalı olarak 1.250.000,00 TL'nin tahsili için Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2013/92 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine giriştiği, davalı ... de süresinde itiraz ederek icra takibini durdurduğundan işbu itirazın iptali davası açıldığı, birleşen 2017/509 E. Sayılı dava yönünden, davacı ... in davalılar Düzel A.Ş. ve ... e karşı bonoya dayalı olarak yukarıdaki 1.250.000,00 TL'lik takip ve dava ile mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde davalılardan 2.850.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesi için işbu alacak davasını açtığı, davalı ... e yönelik 2.850.000,00 TL'lik talebin 1.250.000,00 TL'lik kısımının 2018/69 E. sayılı davadaki 1.250.000,00 TL ile mükerrer olup olmadığının ve bu konuda derdest bir davanın olup olmadığının tartışılması gerektiği, itirazın iptali davasına konu edilen paranın ayrıca başka bir alacak davasına konu edilmesinde hukuki yararın bulunmadığı, davacı 1.250.000,00 TL'lik itirazın iptali davası varken alacak davası açarken alacak davasının davalısı Düzel A.Ş. ile sözü geçen itirazın iptali davasındaki miktar hakkında tahsilde mükerrer ödemeye yol açmayacak şekilde talepte bulunabileceği, ancak; davacı vekili hukuki yararı olmayacak şekilde ... yönünden ayrıca alacak talebinde de bulunduğu, ... e yönelik 2.850.000,00 TL'lik alacak davasının itirazın iptali davasına konu edilen 1.250.000,00 TL'lik kısmının derdest itirazın iptali davası nedeniyle ve dava şartı yokluğundan bu kısmın usulden reddi gerektiği, davacı ...'in taraflar arasında bir ... hukuki ilişki olduğunu iddia etmediği, tüm dava ve taleplerin salt bonoya dayalı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi gereğince bonolarda keşidecinin zamanaşımı sorumluluğunun vadeden itibaren 3 yıl olduğu, 3 yıllık süre geçtikten sonra bononun zamanaşımına uğradığı, zaman aşımına uğramış bir bonoda keşidecinin sorumluluğu zaman aşımının bitiminden itibaren 1 yıl daha devam eder ve bu 1 yıl içinde (daha açık söyleyişle vadeden itibaren 3+1 yıl = 4 yıl içinde) keşideci ile ... hukuki ilişkisi olmayan hamilin, keşideciye karşı keşidecinin kambiyo senedi nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinden bahisle alacak talebinde bulunabileceğini, Lehtar ile keşideci arasında ... ilişki olduğundan lehtarın sebepsiz zenginleşmeden yararlanamayacağı, lehtarın ... ilişkiye dayanarak bonoyu da yazılı delil başlangıcı olarak kullanabileceği, bono keşidecisinin ... ilişki varsa ... ilişki nedeniyle vadeden itibaren azami 10 yıl, salt bono ilişkisi nedeniyle vadeden itibaren 3 yıl ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle zaman aşımı bitiminden itibaren 1 yıl olmak üzere 3 ayrı tür zaman aşımı sürelerinden yararlanma hakkının bulunduğu, takiplere ve davalara konu olan keşidecisi ... ..., lehtarı ve ilk cirantası davalı ... A.Ş. ve hamili davacı ... olan 27.09.2000 tanzim, 20.10.2001 vade tarihli 458.000 USD bedelli bononun bugün itibariyle vadeden itibaren 19 yılı geçtiği, Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2013/92 E. sayılı dosyasındaki takibin 04.01.2013 tarihinde vadeden 11 yıl 2 ay 14 gün sonra başlatıldığı, bu takip ile ilgili itirazın iptali davası 31.12.2015 tarihinde açıldığı, birleşen 2017/509 E. Sayılı davanında 11.07.2017 tarihinde vadeden itibaren 15 yıl 8 ay 21 gün sonra açıldığı, 20.10.2001 vadeli bononun vade tarihinden itibaren yukarıda belirtilen 3 yıllık veya 4 yıllık veyahut 10 yıllık zaman aşımı sürelerinin her yönden geçmiş olduğu ( davacının talebine nazaran 3 yıllık bono zamanaşımının geçtiği), davacı ...'in, davalı ...'e yönelik zaman aşımını kesen veya durduran 2018/69 Esas sayılı dosyada dava konusu olan 2013/92 E. Sayılı icra takip işleminden başka hiçbir işlemin bulunmadığı, Davalı ... yönünden 1.250.000,00 TL ye yönelik itirazın iptali davasının ve 1.600.000,00 TL lik alacak davası kısmının ayrı ayrı zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiği, Davacı ... in, davalı ... A.Ş. ye yönelik 2.850.000,00 TL lik alacak talebi yönünden davalı ... A.Ş.'nin davacı ... e yönelik Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/487 E. sayılı dosyasındaki menfi tespit davasının 21.11.2003 tarihinde açıldığı, davalının açtığı işbu davadan o dosyanın davalısı olan davacımız ... zaman aşımı yönünden yararlanamayacağı, menfi tespit davasının davacıya bu anlamda bir hak bahşetmeyeceği, davacı ...'in, davalı ... A.Ş.'ye yönelik Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/5324 (yineleme ile 2009/14837) E. sayılı dosyası üzerinden zaman aşımı süresi içerisinde 23.10.2002 tarihinde 431.000 USD karşılığı 703.391,57 TL asıl alacak üzerinden icra takibine girişmiş ise de Yargıtay tarafından onanan ve karar düzeltme talebi reddedilerek 30.09.2013 tarihinde kesinleşen Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 26.03.2013 tarih 2012/926 E., 2013/239 K. sayılı kararı ile davalı ... A.Ş. hakkındaki takibin iptaline karar verildiğinden ve artık şirket yönünden bir icra takibinden söz edilemeyeceğinden davacı ...'in işbu iptal edilmiş icra takibine dayanarak bononun zaman aşımına uğramadığını söyleyemeyeceği, davacı ... tarafından davalı şirkete yönelik başlatılmış icra takibi iptal edildiğinden ve dava konusu bonoya özgü davalının kısmi ödeme yaptığını davacı ispatlayamadığından ve davalı kısmi ödemelerin dava konusu bonoya özgü kısmi ödeme olmayıp taraflar arasındaki önceki ilişkileri nedeniyle verilmiş ve Konya 2. İcra Müdürlüğünün 1998/6214 E. ve 1998/6215 E. sayılı dosyalarında icra takibine ve Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2001/2408 E. ve 2001/2409 E. sayılı dosyalarına ve Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/1566 E. sayılı dosyasına konu olmuş 25.06.1997, 25.07.1997, 30.06.1997, 30.07.1997 ve 30.08.1998 vade

tarihli başka bonolar nedeniyle yapılmış ödemeler olduğunu sunduğu belgeler ve icra ve dava dosyaları ve ödeme tarihleri itibariyle ispatladığından dava konusu bonoya özgü kısmi ödemeden söz edilemeyeceği, yapılan ödemeler dava konusu bonoya özgü olmadığından o ödemelerin zaman aşımına etkisinin olmadığı, davalı ... A.Ş. yönünden 2009/14837 E. sayılı icra takibi iptal edildiğinden ve davacı tarafından 2017/509 E. sayılı dava 11.07.2017 tarihinde açılmış alacak davası dışında zaman aşımına etki edecek başkaca bir durum olmadığından 20.10.2001 vade tarihinden 11.07.2017 tarihine kadar hangi hukuki ilişki düşünülürse düşünülsün yukarıda belirtildiği gibi 3 yıllık veya 4 yıllık veyahut 10 yıllık tüm zaman aşımı süreleri geçtiğinden (aslında davacının talebine nazaran 3 yıllık bono zaman aşımı geçtiğinden) davacı ... in davalı ... A.Ş. ne yönelik 2.850.000,00 TL'lik alacak davasının zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle 2017/312 Esas sayılı dosyasındaki davacı ... Turizm A.Ş. nin davalı ... e yönelik Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/14837 Esas sayılı dosyasından 3. kişiden tahsil edilen 980.000,00 TL nin istirdatına konu Konya 6. İcra Müdürlüğünün 2013/5442 Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali davasının esastan reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin ise davacının kötü niyetli icra takibi yaptığı hakkında bir delil ve durum olmadığından bu talebin de reddine, birleştirilen mahkemenin 2018/69 Esas sayılı dosyasındaki davacı ... in davalı ... e yönelik Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2013/92 E. sayılı dosyasındaki 1.250.000,00 TL alacağa yönelik itirazın iptali davasının zamanaşımı nedeniyle reddine, birleştirilen mahkemenin 2017/509 E. sayılı dosyasındaki davacı ... in davalı ... e yönelik 2.850.000,00 TL lik alacak davası hakkında; dava konusu alacağın 1.250.000,00 TL lik kısmı icra takibine ve mahkemenin 2018/69 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davasına konu olduğundan derdest davanın varlığı ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle bu kısım hakkındaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, dava konusu 1.600.000,00 TL lik kısım hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, birleştirilen mahkemenin 2017/509 E. sayılı dosyasındaki davacı ... in davalı ... Turizm A.Ş. ye yönelik 2.850.000,00 TL lik alacak davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davalarda davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı- birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. Ve İşl. AŞ vekili ile istinaf dilekçesinde özetle;Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/ 487 E, sayılı dosyası ile açtığı “ menfi tespit ve bononun iptali” davasında verilen hükmün, eldeki bu dava bakımından kesin hüküm teşkil edip etmediğinin vuzuha kavuşturulması gerektiğini, müvekkili şirket Düzel.. A.Ş.'nin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/ 487 E, sayılı dosyası ile açtığı “ menfi tespit ve bononun iptali” davasında Düzel A.Ş'nin menfi tespit talebine ilişkin olarak Mahkemece “... bononun her ne kadar taraf vekillerinin imzalı beyanları ile taraf kayıtlarında yer almadığı anlaşılmış ise de kesinleşen ağır ceza dosyası ile birlikte davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlendiği onu bağladığı kabul edilmiş, aksini savunmanın MK 2 maddesi uyarınca iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, davanın ispat edilemediği görülmekle reddine...” denilmek suretiyle bono üzerindeki keşideci yerindeki imzanın ...'e ait olduğunun ve bu nedenle ...'in kişisel sorumluluğuna gidilebileceğinden hareketle bononun bedelsizliği yönündeki talebin reddine karar verildiğini,görüleceği üzere davanın davacısı olan Düzel A.Ş hakkında bedelsizlik yönüyle kurulmuş bir hüküm bulunmadığını, aynı mahkemenin gerekçeli kararında ise “....takibin iptal edildiği anlaşılmakla bu bölüm yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla takibin iptali yönünden konusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına” denildiğini, keşideci yerindeki imzanın ...'in eli ürünü olduğunun ağır ceza mahkemesinde tespit edilmiş olması nedeniyle, keşideciye karşı genel hükümler çerçevesinde dava açılabileceği de belirtilmek suretiyle bononun iptali talebinin de reddine karar verildiğini, menfi tespit davasının retle

sonuçlanmasının sebebinin, bonodaki imzanın ...'in eli ürünü olduğu ve bu nedenle genel hükümler çerçevesinde aleyhine dava açılabileceğine yönelik olduğunu, halbuki bu davada davacı olan Düzel A.Ş'nin ...'ten istirdadını istediği bedelin daha önce cebri icra ile Düzel A.Ş'nin ödemek zorunda kaldığı 980,000,00 TL'nin iadesine yönelik olduğunu, buna ilişkin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/487 E. sayılı menfi tespit davası kararında kurulmuş bir hüküm bulunmadığını, her iki davanın tarafları aynı olmakla birlikte kesin hüküm kabul edilen menfi tespit davası ile iş bu davanın dava sebebi ve hüküm fıkrası ile 2. davaya ait talep sonucunun birbirinden tamamen farklı olduğunu, menfi tespit davasının sebebinin borçlu olunmadığının tespiti ve bononun iptali talebine ilişkin olduğunu, eldeki davanın ise alacak (istirdat) talebi olduğunu, menfi tespit davasının eldeki bu dava için kesin hüküm teşkil etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin bu davayı kesin hüküm gerekçesiyle reddetmiş olmasına ve kesin hüküm dava şartı olmasına rağmen, maktu vekâlet ücretine hükmetmesi gerekirken nisbi vekâlet ücretine hükmedilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin, kesin hüküm nedenine bağlı olarak davayı reddettiği halde, davanın esastan reddedilmiş gibi hüküm kurulmuş olmasının da bu gerçeği değiştirmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı-birleşen davalarda davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden karşı tarafın kötüniyetli hareket ettiğini, bu nedenle taraflarına kötü niyet tazminatı verilmemesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen 2017/509 E. Sayılı dava yönünden; müvekkili tarafından davalılar aleyhine başlatılan Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/5324 E. ( yeni esas 2009/14837 E.) sayılı dosyası 30.09.2013 tarihinde iptal edilmesi üzerine müvekkilinin alacağına kavuşmak için iş bu davayı açtığını, davalıların icra takibi öncesi müvekkiline bu bonoya istinaden 50.000 DM ödeme yaptıklarını, kalan bakiye 431.000 USD için Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/5324 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, karşı tarafça yapılan 50.000 DM ödemenin, dava miktarı dışında olup karşı tarafın borcunun varlığını ispat açısından önemli olduğunu, zira karşı tarafın borcun 50.000 DM’lik kısmını müvekkiline icra takibi başlatılmadan önce ödediğini, bu durumun dahi karşı tarafın borcun varlığını kabul ettiğinin en büyük ispatı olduğunu, Düzel Tur. A.Ş. tarafından yapılan 50.000 DM ödemeye ilişkin banka kayıtlarının yerel mahkemeye sunulduğunu, buna göre ödeme 02.10.2001 tarihinde yapıldığını, bu ödemenin başka bir borç ilişkisi için yapıldığı iddiası karşı tarafça ispatlandığını, bu ödemenin zamanaşımını kestiğini ve borcun varlığının karşı tarafça kabulünü gösterdiğini, Düzel A.Ş. yönünden zaman aşımı kararı yerinde olmadığını, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/487 E., 2013/136 K. Sayılı menfi tespit davasının alacağın varlığını açıkça ortaya koyduğunu, kesinleşen mahkeme hükmü uyarınca karşı tarafın ticari ilişki nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu, ayrıca yargılama konusu olayda protesto çekilmesine yer olmadığına, dolayısıyla zamanaşımının bulunmadığına karar verildiğini, Düzel A.Ş. tarafından icra takibi öncesi senede ilişkin ödeme yapıldığını, müvekkilinin karşı taraftan olan alacağının kesinleşmiş mahkeme kararı ile hüküm altına alındığını, ayrıca Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/926 E. 2013/239 K. Sayılı dosyasında dava konusu bononun yazılı delil başlangıcı olarak genel mahkemelerde alacak davasına konu edilebileceğinin belirtildiğini, anılan kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden eldeki davanın açıldığını, ayrıca müvekkilince yapılan icra takibinin 2012 yılında iptali ve bu süreçte açılmış İcra Hukuk Mahkemelerinin verdikleri takibin durdurulması yönündeki tedbir kararları neticesinde alacağın bu tarihe kadar tahsilinin imkansız hale geldiğini, anılan tedbir kararlarının zaman aşımı süresini kestiğini, bu kararlardan birinin Konya İcra Tetkik Mercii'nin 2002/3062 E. Sayılı dosyasında verilip 2012 yılına kadar devam ettiğini, müvekkilinin bekleme süresinin mahkemelerden ve hukuki süreçlerden kaynaklandığını, dolayısıyla bu davada bu nedenle zaman aşımının bir bütün olarak hesap edilip 10 yıllık sürenin dolduğundan bahisle ret kararı verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında bulunan menfi tespit davası, icra takibi, ceza davası, icra dosyası üzerinde bulunan tedbir kararları ve diğer dosyalar zaman aşımını kesen dosyalar olduğunu, bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, borcun doğum tarihinden itibaren sürelerin kesintisiz olarak hesaplandığını, taraflar arasında 2012 yılına kadar geçerli bir icra takibi bulunduğunu, icra takibi bulunurken müvekkilinin dava açmasının düşünülemeyeceğini, ayrıca ticaret mahkemesinin menfi tespit davasında borcun varlığına hükmettiğini, ancak bir eda davası olmadığı için ilamın icra takibine konu edilemediğini, kaldı ki taraflar arasındaki borcun kaynağı olan sahte olarak düzenlenen bonoda hayali şahıs adına imzaların ... tarafından atıldığının ...'in yargılandığı ceza davasında ortaya çıktığını, bu hükmün kesinleşme tarihinin 01.10.2014 olduğunu, müvekkili tarafından bu davalar neticesinde ve icra takibinin iptal edilmesi sonucunda bu davanın açıldığını, bu davada bonoya dayalı zaman aşımının uygulanmasının düşünülemeyeceğini, Birleşen 2018/69 E. sayılı dava ile birleşen 2017/509 E. sayılı dava yönünden davanın dava şartı yönünden reddinin uygun olmadığını, davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açıldığını, dosyalar arasında derdestlik ve çelişki bulunmadığını, bu nedenle verilen mahkeme kararı yerinde olmadığını, birleşen 2018/69E. sayılı dava yönünden; ... yönünden zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığını, dava konusu bonoda ...‘in imzası bulunması nedeniyle Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2009/14837 E. Sayılı icra dosyasından ...’e ödeme emri gönderildiği, Ödeme emri o tarihte geçerli olan icra takibinden gönderildiğini, davaya konu bonoda ...'in Konya Ağır Ceza Mahkemesinin kararından sonra ortaya çıktığını, bu tarihe kadar hayali şahıs ... ...'nun mevcut olduğunu, ...'in ... ... sahte ismiyle bonoyu imzaladığı ortaya çıktıktan sonra ...'in alacak borç ilişkisine dahil edildiğini, ancak Konya 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/666 E, 2010/766 K. sayılı kararı ile borçlu hakkında ayrı takip başlatılması gerektiğine karar verildiğini, bu karara binaen Konya 10. İcra Müdürlüğünün 2013/92 E. sayılı dava konusu icra takibinin başlatıldığını, dava konusu icra takibinin Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/5324 E. (yeni esas 2009/14837 E.) sayılı dosyasının iptalinden önce başlatıldığını, bu nedenle devam eden bir süreç olması (geçerli bir icra takibinin varlığı), mahkeme kararı doğrultusunda yapılan bir takip olması ve nizasız fasılasız olarak itirazın iptali davasının açılmasının yerel mahkemece ortaya konulan zaman aşımı tespitini çürüttüğünü, yerel mahkemece dosya incelemesi yapılırken bu hususların göz ardı edildiğini, ayrıca yine taraflar arasındaki Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/487 E. 2013/136 K. Sayılı menfi tespit davasında ... ve Düzel A.Ş.'nin müteselsil sorumluluğunun bulunduğunun belirtildiğini, yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın anılan kesinleşmiş mahkeme kararı ile çeliştiğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2014/35129 E. 2015/3005 K. 17.02.2015 tarihli kararında"borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında, alacaklı bu davaya katılmış ve alacak iddiasını ileri sürmüş ise, borçlunun açtığı menfi tespit davası da zamanaşımını keser. Menfi tespit davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar zamanaşımı işlemez." şeklinde içtihat oluşturduğunu, bu nedenle dahi yerel mahkemece verilen davanın zaman aşımından reddine ilişkin kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında bulunan ilişkinin karşı tarafın sahte olarak düzenleyip vekil edene verdiği bonoya ilişkin olduğunu, anılan bononun delil başlangıcı yapıldığını, müvekkilinin alacağına kavuşamamasının nedeninin haksız fiile dayalı olarak karşı tarafça bu güne kadar yapılan hukuki zorlamalarda olduğunu, ancak tüm bu zorlamalara karşın alacağın varlığı halen devam ettiğini, tüm bunların yerel mahkemece görmezden gelinerek dosyaların esasına girilmeden zaman aşımı kararı verilmesinin kabul edilemeyeceğini, zamanaşımı yönünden gerekçeli kararda kanun maddeleri belirtilmesine rağmen yanlış yorumladığını, müvekkilinin 2001 vadeli bonoyu 2017 yılında (dava tarihi) takibe koymuş olmadığını, bu bonodan kaynaklanan alacağına ilişkin 2017 yılında dava yoluna gittiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde sanki vekil eden yaklaşık 16 yıl boyunca hiç bir işlem yapmadan dava açmış gibi tespit yapıldığını, ancak bu güne kadar devam etmiş hukuki süreçlerin mevcut olduğunu, bu süreçler (ceza davası, ticaret mahkemesi davası, icra takibi, icra hukuk davaları gibi) neticesinde bu davanın açıldığını, bu süreçlerin tek tek zaman aşımı yönünden ele alınması halinde zaman aşımının olmadığının açıkça ortada olduğunu, yerel mahkemenin eksik incelemeye dayalı hatalı tespitler sonucu yerinde olmayan, hukuka ve yasaya aykırı bir karar verdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden ;Asıl davada davacı ... A.Ş. vekili davalının Konya 3.İcra Müdürlüğü'nün 2009/14837 E. sayılı dosyasından 980.000,00 TL tahsil edildiğini, icra dosyasının Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2012/926 E., 2013/239 K. sayılı dosyası ile iptal edildiğini, bu nedenle davalının tahsil ettiği parayı haksız ve hukuka aykırı tahsil ettiğini ileri sürdüğü, davacı vekilinin Konya 3.İcra Müdürlüğü'nün

2009/14837 Esas sayılı dosyasının takip dayanağı olan senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti için Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/487 E., 2013/136 K. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı, mahkemece davacının menfi tespit talebinin reddine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, buna göre davalı tarafça tahsil edilen paranın tahsil edildiği tarihte davacının davalıya borçlu olduğu, bu nedenle yerel mahkemenin davalının tahsil ettiği paranın istirdadının talep edilemeyeceği yönündeki kabulünde usul ve yasa aykırı bir yönün bulunmadığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca itirazın iptali davasının reddi halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötüniyet tazminatı olup, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötüniyetli olması gerektiği, dava konusu somut olayda davacı alacaklının kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından mahkemece davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, birleşen davalarda davacı ... vekilinin istinaf istemleri yönünden; davacı, 20.10.2001 tarihli bonoya dayalı olarak alacak talebinde bulunduğundan olayda, takip dayanağı senedin vade tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 661, 662. ve 663. maddelerinin uygulanması gerektiği, bonolar için 3 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğü, diğer yandan 8181 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 133 üncü maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 662 inci maddesinde dava açılması ile kastedilenin, kambiyo senetleri hukukuna ilişkin bir talep dolayısıyla yetkili mahkeme nezdinde, usulüne uygun bir davanın açılmış bulunmasını kastettiği, senet borçlusunun açtığı senet iptal davasının zamanaşımını kesmediği (6762 sayılı Kanun'un 669 vd. Maddeleri), keza ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, önceki davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması vs. davalarının da zamanaşımını kesici nitelikte olmadığı, ancak; borçlu tarafından açılacak davada, alacaklı durumundaki davalının, itirazını def’i yolu ile ileri sürmesi halinde borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının da bu nedenle zamanaşımını kesmesi gerektiği, (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2021/7395 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararı) takip talebinde bulunulması halinde zamanaşımının kesileceği, ancak; icra mahkemesi nezdinde yapılan itiraz sonucunda takibin iptal edilmesinin zamanaşımını kesen dava olarak kabul edilemeyeceği ve takibin iptali halinde bu takibe bağlanan (zamanaşımının kesilmesi vs.) sonuçların da ortadan kalkacağı, davacı vekili taraflar arasında bulunan menfi tespit davası, icra takibi, ceza davası, icra dosyası üzerinde bulunan tedbirlerin zamanaşımını kesen sebepler olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürmekte ise de ceza davası ve icra dosyasından verilen tedbir kararlarının zamanaşımı kesen dava niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, icra takibinin iptali halinde bu takibe bağlanan sonuçlar ortadan kalktığından iptal edilen icra takibi nedeniyle de zamanaşımının kesilmeyeceği, ancak yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafça açılan menfi tespit davasında alacaklı durumundaki davalının, itirazını def’i yolu ile ileri sürmesi halinde borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davasının da bu nedenle zamanaşımını kesmesi gerektiği, dava konusu somut olayda davalı tarafından Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/487 Esas, 2013/136 Karar sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasında davalı konumunda olan davacı ...'in alacağını def'i olarak ileri sürmesi nedeniyle sözkonusu menfi tespit davasının davalı ... A.Ş yönünden zamanaşımını kestiğinin kabulü gerektiği, buna göre Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/487 Esas, 2013/136 Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesinleştiği 25.02.2016 tarihinde yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacağı, dava konusu bonoda davacı hamil, davalı ... A.Ş lehtar konumunda olduğundan 6762 sayılı Kanun'un 661 inci maddesi gereğince davacının davalı ... A.Ş'ye müracaat hakkının bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, eldeki davanın açıldığı 11.07.2017 tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davacı ... in davalı ...'e yönelik olarak yaptığı ilk işlem Konya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2013/92 E. sayılı dosyası ile yaptığı takip olup davacının alacağını dayandırdığı senedin vade tarihinden icra takip tarihine kadar 6762 sayılı Kanun'un 661 inci maddesinde düzenlenen 3 yıllık zamanaşımı süresi ve aynı kanunun 644 üncü maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, yerel mahkemenin menfi tespit davasının zamanaşımı süresine etkisi olmadığı yönündeki gerekçesi doğru değilse de menfi tespit davası dikkate alındığında da zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan yerel mahkemenin davanın zamanaşımına uğradığı yönündeki tespitinin sonucu itibariyle doğru olduğu, bu nedenle davacı vekilinin birleşen davaların zamanaşımına uğramadığı yönündeki istinaf talebinin yerinde görülmediği, ayrıca davacı tarafça açılan itirazın iptali davası, niteliği itibariyle bir eda davası olduğundan ve alacaklının itirazın iptali davasına konu ettiği alacak için ayrı bir alacak davası açması nedeniyle derdestlik söz konusu olduğundan yerel mahkemece davacının davalı ...'e yönelik alacak talebinin 1.250.000,00 TL'lik kısmının desdestlik nedeniyle reddine karar verilmesinde de usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı- birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. ve İşl. A.Ş. vekili ile davalı-birleşen davalarda davacı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı- birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. ve İşl. A.Ş. vekili ile davalı-birleşen davalarda davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı- birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. Ve İşl. AŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı-birleşen davalarda davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, iptal edilen icra takibi kapsamında tahsil edilen paranın istirdadı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali; birleşen 2017/509 E. sayılı dava bonodan kaynaklanan alacağın tahsili talebi, birleşen 2018/69 E. sayılı dava da bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun 732 nci maddesi, 6762 sayılı Kanun'un 661,662 ve 663 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı-birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. ve İşl. A.Ş. vekili ve davalı-birleşen davalarda davacı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı- birleşen davada davalı ... Tur. Hay. Tar. ve İşl. A.Ş.'ye yükletilmesine,

Temyiz harcı davalı-birleşen davalarda davacı ...'ten peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.