WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2406 E.  ,  2024/4891 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1326 Esas, 2022/1689 Karar
HÜKÜM : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/122E.,2021/497 K.

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin .... sicil no ile Ankara Ticaret Odasına kayıtlı olduğunu, 15.02.2021 tarihinde gerçekleşen genel kurulunun tescil talebi Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 22.02.2021 tarihli yazısı ile haksız olarak reddedildiğini, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tedbirin devam ettiği bu nedenle tescilin yapılamadığı iddia edilmiş ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, daha önce tüm hisseleri ...'e ait dava dışı ... Danışmanlık Enerji San. ve Tic. A.Ş.'nin tescil işlemlerinin yapılması için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurulmuş olduğunu, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından şirkette pay sahibi olan ...'ün hisseleri üzerinde Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/4767 D.İş sayılı tedbirinin olduğundan bahisle ilgili mahkemeye yazı yazılarak görüş sorulduğunu, mahkemece ... hakkında verilmiş olan kararın kendiliğinden terkin olduğunun (kaldırıldığının) belirtildiği şeklinde cevap verildiğini, daha sonra Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tüm hisseleri ...'e ait olan genel kurulun tescil edildiğini, sonuç olarak hakkında tedbir kararı devam eden kişiler bakımından uygulanabilir olan bir hükme dayanılarak talep reddedilse dahi müvekkili şirket ortağı ... hakkında tedbir kararının kalktığının mahkeme kararı ile sabit olduğunu, ...'ün üzerindeki tedbirin kalkmış olduğu ve tescil işleminin gerçekleştirilmesi gerektiği hususunda Ticaret Sicil Müdürlüğünün bilgisi bulunduğunun açık olduğunu, ayrıca ...'e ait başka bir şirketin işlemleri yapılırken davacı şirketin işlemlerinin yapılmaması hukuki izahtan yoksun olduğunu ve tescil talebinin reddedilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 22.02.2021 tarih ve E-62752911-101.02-6490 sayılı işlemi ile tescil taleplerinin reddine dair verilen kararın kaldırılarak müvekkili şirketin 15.02.2021 tarihli genel kurulun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkililerinin 15.02.2021 tarihinde 2015-2019 yılları arasında olağan genel kurul toplantıları için müvekkili müdürlüğe başvuru yaptıklarını, başvuru evraklarının incelenmesi sonucunda tescil taleplerinin reddedildiğini, dava konusu şirket ortağı ... hakkında Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/4767 D.İş sayılı dosyası ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 128 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca her türlü malvarlığı üzerine elkonulması kararı verildiğini, Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/5231 D.İş sayılı dosyası - 2020/826 D.İş sayılı dosyası - Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2903 D.İş sayılı dosyası, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2020/5554 D.İş sayılı dosyaları ile de tedbirin kaldırılmasının talep edildiği, ilgili şirkete ait tescil talebinin ...'ün üzerindeki tüm tedbirlerin kalktığına dair herhangi bir yargı kararı ve Bakanlık görüşü olmadığından hukuka ve usule uygun olarak reddedildiğini, davacı tarafça talep edilen tescil işlemi usulüne uygun olarak incelenip reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 10.10.2016 tarihinde verilmiş olan Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/5231 D.İş sayılı kararına ilişkin davacı şirket hissedarı ... hakkında malvarlığına yönelik verilen ihtiyati tedbir karanının, 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinin birinci fıkrası ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanun'un (3713 sayılı Kanun) 20/A maddesine göre, şerhin verildiği tarihten itibaren 2 yıl geçmesi halinde Hukuk Mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir ibraz edilmediği takdirde şerhin kendiliğinden terkin edildiğinin tespit edildiği, davalı ... Sicil Müdürlüğünün tescilinin reddine karar verdiği genel kurul kararı 15.02.2021 tarihli olup, Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/5231 D.İş sayılı, 10.10.2016 tarihli malvarlığına yönelik ihtiyati tebdirin kendiğinden terkin olduğu tarih ise yukarıda belirtilen kurum yazılarına göre 10.10.2018 tarihinde olduğu, bu kapsamda, davacı şirketin hissedarı olan ... hakkındaki malvarlığına yönelik ihtiyati tedbirin 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinin birinci fıkrası ile 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesine göre kendiğinden terkin olduğunun belirtilen kurum yazışmalardan anlaşıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün 22.02.2021 tarih, E-62752911-101.02-6490 sayılı işleminin iptaline, tescil talebinin reddine dair kararın kaldırılmasına, Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün 299982 sicil numarasında kayıtlı bulunan davacı ... İnşaat Taahhüt Ticaret A.Ş.'nin 15.02.2021 tarihli genel kurul kararının tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi uyarınca ... hakkında konulan ilk tedbirin Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 08.09.2016 tarihli 2016/4767 Değişik İş Nolu kararı ile olduğunu, Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 10.10.2016 tarih ve 2016/5231 D. iş kararıyla aynı tedbirlerin devamına karar verildiğini, 24.10.2016 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Cumhuriyet Başsavcılığı Suçlar Soruşturma Bürosu Yazısıyla Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 10.10.2016 2016/5231 D.İş sayılı kararı gereğince, ...'ün ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına el konulması için karar Sicil Müdürlüğümüze tebliğ edildiğini, Ankara 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 27.10.2016 tarih ve 2016/2903 D.İş kararı ile...'ün 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında, şüpheliye ait taşınmazların tapu kütüğü ile kara, deniz ve hava ulaşım araçlarının kayıtlı bulundukları sicillere şerh düşülmesine (itiraz yolu açık olmak üzere) karar verildiğini, ...'ün ortağı ve yetkilisi olduğu bir diğer şirket otan ... Danışmanlık Enerji San. Tic. A.Ş. ile alakalı olarak ise Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliğinin 21.01.2020 tarih ve 2020/826 D.İş Kararıyla) ... Danışmanlık Enerji San. Tic. A.Ş.'nin vekili tarafından, müvekkil şirketin tasarruf yetkilerinin kısıtlanmasının sona ermesi için şüpheli ... adına konulan taşınmazdaki tedbirlerin kaldırılmasını talep ettiğini, bunun üzerine Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliği kararında, şüpheli hakkında verilmiş bir KYOK kararı olmadığını, ancak şerhin konulduğu Ankara 3.Sulh Ceza Hakimliği tarafından 08.09.2016 tarih ve 2016/4767 D.İş sayısı ile verilen tedbir kararından itibaren iki yıl geçtiği, bu iki yıl içinde şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir kararı olmadığından, 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi hükmüne göre, kararının verildiği tarihten itibaren 2 yıllık sürenin geçtiği ve 20/A maddesindeki hükmün doğal sonucu olarak tedbir kararının kendiliğinden terkin olduğu anlaşıldığından, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olarak karar verildiğini, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.08.2020 tarih 2020/5554 D.İş kararında ise; ...'ün müdafiisi tarafından, müvekkilinin Malvarlığına konulan tedbirin kaldırılması talep edildiğini, talebi inceleyen Ankara 4.Sulh Ceza Hakimliğinin 20.08.2020 tarih 2020/5554 Değişik İş no.lu kararında, 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi hükmüne göre, bir KYOK kararının bulunmadığı ancak şerh kararının veritdiği tarihten itibaren 2 yıllık sürenin geçtiği ve bu sürede başka bir ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden, tedbir kararının kendiliğinden terkin olduğu anlaşıldığından, ...'ün müdafisinin talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 7 gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesine istinaden, sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğunu, tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları gerektiğini, davacı şirketin ortağı olan ...'ün üzerindeki intikal etmiş tedbirlerin kalktığıyla alakalı tarafımıza yetkili makamlardan herhangi bir talimat ve karar gönderilmediğini, davalı idarenin yargı kararı olmadan tedbir kararı koyup kaldırma hususunda yetkisinin olmadığı göz önüne alındığında 15.02.2021 tarihli başvurularının red kararının haklı olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği ......A.Ş.'nin tescili ise Ticaret Bakanlığı 28.12.2020 tarihli 50035491-431.04-E- 00060054498 sayılı görüşüne göre yapıldığını, ilgili görüşte Ticaret Bakanlığının ..... A.Ş. Şirketinin müdürlüğe sunduğu genel kurul kararının tescil talebinin karşılanabileceğini belirttiğini ve bunun üzerine şirket genel kurulunun tescilinin 05.01.2021'de yapıldığını, fakat Bakanlığın "tedbirin kalkmasının kabulü halinde şahsın diğer ortak olduğu şirketlerde de tedbirin kalkıp kalkmadığı ve benzer şirketlerde uygulanıp uygulanmayacağı" sorusuna ilişkin olarak Adalet Bakanlığından görüş talep ettiğini ve oradan alımacak cevaba müteakip konuya ilişkin Müdürlüğe bilgi vereceklerini belirttiklerini, ...'ün ortağı olduğu diğer şirketlerdeki kayıtlarına ilişkin tedbirin kaldırılıp kaldırılamayacağı konusunda Ticaret Bakanlığının da Adalet Bakanlığı'ndan görüş talep ettiğini, bunun üzerine şirket ortağı ...'ün tedbirinin devam ettiğinin anlaşıldığını ve bu sebeple Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 31.10.2016 tarihli "Ticaret Sicili İşlemleri" konulu genelgesinde yer alan "Şirket nezdindeki paylarına el kayma tedbiri uygulanan ortağın el konulan paylarından doğan hakları kendisi veya yetkilendireceği şahıs aracılığıyla kullanılamayacağından, paylarını idare etmek üzere henüz kayyım atanmayan ortağın katılımı ile alınmış genel kurul kararlarının tescili taleplerinin karşılanmaması" hükmü gereği tescil talebinin 22.02.2021 tarihinde reddedildiğini, Mahkemenin 05.07.2021 tarihli 2021/122 E., 2021/497 K. sayılı kararı üzerine dava konusu şirket hakkında 28.07.2021 tarihinde bir kez daha Ticaret Bakanlığından görüş talep edilerek 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi uyarınca ... hakkında verilen tedbir kararının 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi dikkate alınarak kaldırılıp kaldırılamayacağı; tedbir kaldırılacak ise ...'ün ortağı olduğu diğer şirketler için de kaldırılıp kaldırılamayacağı ve tescil işlemlerinin gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği; 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi kapsamında tedbir konulan başka şahıslar için de ...'ün tedbirinin kaldırılmasının emsal gösterilerek üzerine tedbir konulan şahsın talebi üzerine 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında kendiliğinden kaldırılıp kaldırılamayacağı; Ticaret Bakanlığı'nın 28.12.2020 tarihli E-50035491-431.04.-E-00060054498 sayılı genelgesi esas alınarak söz konusu genelge kapsamında tescil başvurularının reddedilip reddedilmeyeceği hususlarında görüş talep edildiğini, Ticaret Bakanlığının 06.08.2021 tarihinde ekine Adalet Bakanlığının da 01.04.2021 tarihli 577130749 sayılı görüşünü koyarak cevabi yazısını Müdürlüğe gönderdiğini, Adalet Bakanlığı Ticaret Bakanlığı'na verdiği görüşte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununu ve Terörle Mücadele Kanununu ayrı ayrı değerlendirerek 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesindeki el koyma şartlarının 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi şartlarından farklı düzenlendiğine ve iki kanunun da farklı amaçlara hizmet ettiğine dikkat çektiğini, 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesindeki amacın zararların tazmini sebebiyle tedbir konulması olduğuna vurgu yapılmış ve 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin, 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi ile amaçlanan eşya/kazanç müsaderesi veya ispat aracı olma gibi amaçları barındırmayacağının ifade edildiğini, 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddelerinin birbirinden farklı nitelik arz etmesi sebebhiyle 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında konulan şerhler kendiliğinden kalksa bile 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi kapsamında konulan el koyma kararının ve sanıkların tasarruf yetkisinin kısıtlanmasına devam edeceğinin belirtildiğini ve bu Adalet Bakanlığı görüşü üzerine Ticaret Bakanlığı da yargı kararı olmadan 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi uyarınca işlenen şerhlerin terkin edilmemesi gerektiğini belirttiğini, Adalet Bakahlığı ve Ticaret Bakanlığı görüşleri de dikkate alındığında 22.02.2021 tarihli red kararının ne kadar isabetli olduğunun görüleceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... İnş. Taah. Tic. A.Ş.'nin Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından şirketin 15.02.2021 tarihli genel kurulun tescili talebinde bulunulduğu, şirket ortağı ... hakkında tedbir devam ettiği gerekçesiyle davalı ... Müdürlüğünün 22.02.2021 tarih, E-62752911-101.02-6490 sayılı kararı ile davacı şirketin genel kurul kararının tescil başvurusunun reddine karar verildiği, 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlü olduğu, buna göre sicil müdürünün tescili talep edilen hususun kanuni şartları taşıyıp taşımadığını, emredici hükümlere aykırı bir yönünün bulunup bulunmadığını, kamu düzenine aykırı olup olmadığını inceleyebileceği, davacı şirket ortağı ... hakkında Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 08.09.2016 tarih 2016/4767 D. İş sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi gereğince "... ortaklık paylarına el konulmasına karar verildiği" ve aynı mahkemece 10.10.2016 tarihinde 2016/5231 sayılı karar ile ... hakkındaki 2016/4767 D.İş sayılı kararın devamına karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesi gereğince verilen el konulma kararının kaldırıldığına dair bir mahkeme kararı bulunmadığı, sulh ceza mahkemesi kararlarının 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesine atıf ile kendiliğinden kalktığına dayalı karar verilmesine yer olmadığı niteliğinde olduğu, doğrudan el konulması kararlarının kaldırıldığına ilişkin karar olmadığı, bu hali ile şirketteki ortaklık paylarına el konulması kararları sonuçlarının devam ettiği ve bu tedbirin tescile engel teşkil ettiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün eksik ve hatalı olduğunu, gerek Mahkeme ve savcılık kararları ile ... hakkında verilen Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 08.09.2016 tarih, 2016/4767 D. İş sayılı tedbir kararının üzerinden 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi gereğince 2 yıllık süre geçmiş olmakla ve hukuk mahkemeleri tarafından müvekkilin mal varlığı ve şirket hisseleri hakkında ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmediğinden tedbir kararları kendiliğinden kalktığını, ayrıca dava konusu olayla benzer mahiyette müvekkil ...'ün tek hissedarı olduğu başka bir şirket olan dava dışı ... Danışmanlık Enerji San. ve Tic. A.Ş'nin 24.01.2020 tarihinde genel kurul toplantısı yapılmış olup, bunun tescil ve ilanına ilişkin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından müvekkil ...'ün hisseleri üzerinde Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/4767 D.İş sayılı tedbir kararı olduğundan bahisle tereddüt yaşandığını ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından müvekkil hakkında tedbir kararı olup olmadığı ve devam edip etmediği ilgili mahkemeye ve Ticaret Bakanlığına sorulduğunu, gerek mahkemece müvekkil hakkında verilmiş olan tedbir kararının kendiliğinden kalktığının belirtiliş olması ve gerekse Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün E-50035491-431.04 sayılı yazısında "Ankara 3. Ceza Mahkemesi'nin 21/01/2020 tarih ve 2020/826 D. İş Karan ile Mahkemece 2016/4767 D. İş Sayısı ile verilen tedbir kararından itibaren iki yıl geçtiği, bu iki yıl içinde şerhin devamı yönünde hukuk mahkemesinden verilmiş ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir karan olmadığından, konulan tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalktığı ve karar verilmeye yer olmadığına kesin olarak karar verildiğinin" belirtilmiş olması nedeniyle Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tüm hisseleri ...'e ait olan dava dışı ... Danışmanlık Enerji San. ve Tic. A.Ş.'nin genel kurul kararlarının tescil edildiğini, bununda emsal olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 22.02.2021 tarihli işlemi ile tescil taleplerinin reddine dair verilen kararın kaldırılarak, davacı şirketin 15.02.2021 tarihli genel kurulun tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 128 inci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 20/A maddesi,

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.