11. Hukuk Dairesi 2023/2401 E. , 2024/5012 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/462 Esas, 2023/181 Karar
HÜKÜM : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/944 E., 2021/853 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı banka tarafından müvekkiline gönderilen ihtarname ile toplam 958.435,20 TL borç bulunduğunun bildirildiğini, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin genel kredi sözleşmesine kefil olarak imza atmadığını, kendisine atfen atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek Üsküdar 21. Noterliği’nin 01.09.2016 tarih ve 76723 yevmiye nolu ihtarnamesine konu 52,50 TL komisyon, 5.153,90 TL POS ücreti, 941.618,80 TL meri teminat mektubu ve 11.610,00 TL çek sorumluluk bedeli olmak üzere toplam 958.435,20 TL yönünden müvekkilinin davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, iflas idare memurları vekili duruşmada davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, aleyhine açılan dava tefrik edilen davalı ... Üniversiesi ile davalı banka arasında 27.06.2011 tarihli ve 6.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme altında davacıya atfen 6.000.000,00 TL kefalet limiti dahilinde davacıya atfen atılan imzanın mevcut olduğu, muteriz davacının kefaletinin TBK 586.maddesinde yer alan geçerlik koşulları mevcut olduğu gibi imza itirazının da maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun dosyamıza sunulan grafolog bilirkişi raporu ile sabit olduğu, bu bağlamda dosyamıza sunulan ve Mahkememiz’ce de benimsenen bankacı bilirkişi ek raporu dikkate alındığında; davacının dava konusu davalı bankanın keşide ve tebliğ ettiği Üsküdar 21. Noterliği’nin 01.09.2016 tarih ve 76723 yevmiye nolu ihtarnamesine konu 5.153,90 TL POS ücreti haricinde kalan dava konusu diğer alacak kalemleri yönünden borçlu olmadığı kanaatine varılmakla; açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 953.290,80 TL Banka Teminat Mektubu ve çek taahhüt bedelleri ile 52,50 TL Teminat Mektubu komisyon bedeli olmak üzere toplam 953.343,30 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin ve davacının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı isteminin ise; reddine karar aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin Etlik şubesinden alındığını iddia ettiği fotokopi evrakı mahkemeye sunduğunu, yargılama aşamasında fotokopi evrakının aslının müvekkilinden talep edilmediğini, asıl evrak üzerinde inceleme yapılmadan fotokopi evrakının delil olarak bilirkişi raporuna ve hükme esas alınmasının yasaya aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 20.7 maddesi ile kefalet kurumunun niteliği gereği kefilin alacaklıya karşı borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından sorumlu bulunduğunu, bu doğrultuda yargılama konusu komisyon, pos ücretleri, teminat mektubu ve çek sorumluluk bedellerinden ve borca bağlı diğer alacak kalemlerinden dolayı asıl borçlunun ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle kefile müracaat edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, sözleşmenin 20.7 maddesinde kefilin sorumluluğunun sözleşme ile müşteriye kullandırılan her türlü kredilerden, sözleşmenin akdinden önce ya da sonra bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçların yerine getirilmesi şeklinde düzenlendiğini, davacının davalı ...'ne kullandırılan gayri nakdi krediler, pos ücretleri ve çek bedellerinden sorumlu olacağını, yargılama aşamasında asıl borçlu lehine verilen teminat mektuplarının tazmininin müvekkili bankadan talep edildiğini, davacı kefilin bu tutarlardan sorumlu olmadığının kabulü halinde bu tutarların muhatap tarafından ödenmemesinin müvekkili yönünden onarılması güç ve itimatı sarsıcı sonuç doğuracağını, müvekkilini mali zorluğa düşüreceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin 34. maddesinde müşteriye ilişkin teminat mektubunun depo edilmesi açıkça düzenlenmiş ise de, kefil yönünden teminat mektubu ve çekten kaynaklanan gayri nakdi alacağın depo edilmesine ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmadığı, hesap kat ihtarnamesinde yer alan teminat mektupları ve çeke ilişkin gayri nakit alacak yönünden davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti şeklinde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi kök ve ek raporuyla banka hesap ekstrelerinde dava dışı asıl borçlunun davalı bankaya teminat mektubu komisyonuna ilişkin herhangi bir borç kaydının bulunmadığının tespit edildiği, davalı vekilinin istinaf itirazının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, ihtarname ile depo edilmesi talep edilen toplam miktar 953.228,80 TL olup, bu miktara 52,50 TL teminat mektubu komisyon bedeli ilave edilmek suretiyle 953.281,30 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulması gerekirken 953.343,30 TL yönünden menfi tespit hükmü kurulduğu, bu durum ise talep aşımı niteliğinde olup, davalı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu hususun re'sen gözetildiği, davacı depo bedelleri yönünden maktu, komisyon bedeli yönünden nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı banka ile müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden davacıya keşide edilen Üsküdar 21. Noterliğine ait 01.09.2016 tarih ve 76723 yevmiye sayılı ihtarname konusu 953.228,80 TL tutarındaki banka teminat mektubu ve çek taahhüt bedelleri ile 52,50 TL teminat mektubu komisyon bedeli olmak üzere toplam 953.281,30 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini, kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kötüniyet tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fotokopi belge dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, sözleşmenin 20.7 maddesinde kefilin sorumluluğunun sözleşme ile müşteriye kullandırılan her türlü kredilerden, sözleşmenin akdinden önce ya da sonra bankaya karşı doğmuş ve doğacak borçların yerine getirilmesi şeklinde düzenlendiğini, davacının davalı ... Üniversitesine kullandırılan gayri nakdi krediler, pos ücretleri ve çek bedellerinden sorumlu olacağını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının hesap kat ihtarnamesi ile tahsili talep edilen nakit ve gayri nakit alacaklardan sorumlu olup olmadığı, nakit ve gayri nakit alacakların davalı banka tarafından davacıdan talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecek ise miktarı, davacının borçlu olmadığı bir miktar bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!