WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2400 E.  ,  2024/5432 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/495 Esas, 2023/136 Karar
HÜKÜM : Başvuruların esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/255 E., 2021/40 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı ... İnşaat ...Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı şirkete kredi kullandırıldığı, diğer davalıların aynı limitle sözleşmenin müteselsil kefili oldukları, borcun ödenmemesi üzerine hesabın 24.12.2019 tarihli ihtarname ile kat edildiğini, kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ilamsız icra başlatıldığını, takibin, davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kefil olan müvekkilleri yönünden kefalet sözleşmesinin hukuken geçersiz olduğunu, borcun ipotek ile teminat altına alındığını, ipoteğin paraya çevrilmesi talep edilmeden kefil sıfatıyla müvekkillerine müracaatta bulunulamayacağını, asıl borçlu müvekkili ile farklı tarihler farklı limitlerle davacı bankanın genel kredi sözleşmesi akdettiğini, asıl borçlu şirket ile yeni bir kredi sözleşmesi yapılması ile kefil olan müvekkillerinin kefilliğinin sona erdiğini, yine KGF kaynaklı kredi sebebiyle akdedilen yeni sözleşmede müvekkillerinin imzası bulunmadığından dolayı müvekkillerinin sorumluluğunun doğmayacağını, sonuç olarak kefil olan müvekkillerinin sadece imzaladığı GKS nedeniyle kullandırılan krediden sorumlu olabileceğini, başka borçlardan sorumluluklarının gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... Gayrimenkul...Ltd. Şti., ... ve ......Ltd. Şti. yönünden; davaya konu 01.03.2019 tarihinde kullandırılan 6500251836 nolu kredinin davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen 21.02.2019 tarihli G278154 nolu GKS kapsamında kullandırıldığı, 21.02.2019 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzaları bulunmayan ... Gayrimenkul...Ltd. Şti., ... ve ......Ltd. Şti.'nin anılı borçtan sorumlu tutulamayacağı nazara alınarak bu davalılar yönünden açılan davanın reddine, davacının, adı geçen davalılar yönünden takibe kötü niyetli giriştiği sabit olmadığından, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalılar isteminin reddine, davalı ... İnşaat...Ltd. Şti. yönünden; ibraz edilen bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle talep ile bağlı kalındığında, davacı bankanın anılı şirketten 2.812.959,99 TL asıl alacak, 47.057,46 TL temerrüt faizi, 2.352,87 TL BSMV, 1.490,09 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 2.863.860,41 TL alacaklı olduğu saptanmakla, davalı ... İnşaat...Ltd. Şti.'nin Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2020/654 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.812.959,99 TL asıl alacak, 47.057,46 TL temerrüt faizi, 2.352,87 TL BSMV, 1.490,09 TL ihtarname masrafı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %28,60 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği saptanmakla hükmolunan alacağın %20'si olan 572.772,08 TL icra inkar tazminatının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi gereğince davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının takibe kötüniyetli olarak giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalılar isteminin reddine, davalı ... yönünden; ibraz edilen bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle talep ile bağlı kalındığında, davacı bankanın anılı davalıdan 2.812.959,99 TL asıl alacak, 15.815,26 TL temerrüt faizi, 790,76 TL BSMV, 1.490,09 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 2.863.860,41 TL alacaklı olduğu, davalı ...'nun 21.02.2019 tarihli GKS'yi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalaması, kefalet sözleşmesinin geçerli olması ve borcun kefalet limiti dahilinde kalması karşısında, anılı borçtan sorumlu olduğu kabul edilerek, davalı ...'nun Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2020/654 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 2.812.959,99 TL asıl alacak, 15.815,26 TL temerrüt faizi, 790,76 TL BSMV, 1.490,09 TL ihtarname masrafı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %28,60 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 gider vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği saptanmakla hükmolunan alacağın %20'si olan 566.211,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, reddedilen kısım yönünden davacının takibe kötüniyetli olarak giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki davalılar isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin talep konusunda adı geçen ... Gayrimenkul Yatırım ve İnş. Taah.Paz.Ltd.Şti., ... Tas.Uyg. Emlak ve İnş. Tah.Tic.Ltd. Şti. ve ... yönünden usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini, Asıl borçlu ile imzalanan G0002513 ve G0002510 no'lu asıl kredi genel sözleşmelerinde tüm kefillerin kefalet imzaları mevcut olup, daha sonra imzalanan kredi genel sözleşmeleri işbu kredilerin yapılandırması amacıyla imzalanan kredi genel sözleşmeleri olup, farklı bir borca ilişkin bulunmadığını, yani yeni bir borç doğurmadığını, yeni bir borç doğurmayan kefillerin kendi el yazıları ile imzalamış oldukları kefalet beyanlarının bulunduğu kredi genel sözleşmesine dair borcun yapılandırma sözleşmesinde imzalarının bulunmaması gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müvekkilleri olan ... Gayrimenkul Yatırım ve İnş. Taah.Paz.Ltd.Şti., ... Tas.Uyg. Emlak ve İnş. Tah.Tic.Ltd. Şti. ve ...'in 02/10/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefaletlerinin bulunduğunu, davaya konu kredinin kullandırıldığı 21.02.2019 tarihli 6.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesinde imzalarının bulunmadığı halde davacı banka tarafından müvekkilleri aleyhine haksız takip yapıldığını, müvekkilleri tarafından itiraz edilmesine rağmen dava açıldığını, yapılan takibin kötü niyetli olduğunu, bu nedenle kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddi kararının hatalı olduğunu, Müvekkillerinden ...'in sözleşmede eş rızası olmadığından kefaletinin geçersiz olduğunu, bu husususun gözden kaçırıldığını, ret kararında bundan hiç bahsedilmediğini, bu nedenle bu müvekkili yönünden davanın farklı gerekçeyle reddi gerekeceğinden müvekkili lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacı Banka harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı Banka'ya iadesine,

Aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.