11. Hukuk Dairesi 2023/2391 E. , 2024/4832 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI :2023/28 Esas, 2023/87 Karar5
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan ve usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2015/249 E., 2022/655 K.
BİRLEŞEN DAVA :Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/743 E., 2016/339 K.
Taraflar arasındaki haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı alacağının tahsiline ilişkin asıl dava ile şirket ortağına avans olarak verilen bedelin tahsili, şirket ortağının kullanımında olan aracın iadesi istemine ilişkin birleşen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, 25.10.2022 tarihli ek karar ile asıl dava davacısı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
25.10.2022 tarihli ek kararın davacı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun esastan, birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekilinin ise istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı olan davacının diğer şirket ortağı ile husumetli olduklarını, yetkili temsilcinin, şirketin hesaplarından kişisel harcamalar yaptığını, şirket adına trafikte kayıtlı olan 4 aracın şirket yetkili temsilcisinin kontrolünde ve zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin haklı sebeple şirket ortaklığından çıkmasına izin verilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 226.305,04 TL olarak ıslah etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ortağının yetkisi dışında müvekkiline ait aracı kendisine tahsis ederek iade etmekten kaçındığını, şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlüğünü yerine getirmediğini, şirkete ait olan 78.000,00 TL'yi kendi çıkarı için kullanarak şirketi zarara uğrattığını ileri sürerek, 78.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şirkete ait aracın davalı tarafından şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkili temsilcisi olarak Muhammet Kaymaz'ın atanmasına davacının herhangi bir çekince öne sürmediğini, davacının kar payı ve şirketin işleyişi konusunda bilgi verilmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin işleyişi için üzerine düşen sorumluluğu davacının yerine getirmediğini, ortaklıktan çıkma talebinin haksız olduğunu, davacının şirkete karşı özen ve bağımlılığını yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisi Muhammet Kaymaz'ın şirketten hak etmediği kazancı elde ettiğini, müvekkilinin şirketten avans alması ve şirkete avansı iade etmemesinin söz konusu olmadığını, şirket kazancından müvekkiline kâr payı ödemesi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ortağı olduğu davalı ... İnşaat Taşımacılık Elektrik Elektronik Tic. Ltd. Şirketi ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, ıslah talebi gözetilerek dava konusu 226.305,04 TL çıkma payı alacağının 10.000,00 TL’lik kısmının dava, bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 20.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, asıl davada davacı vekili hüküm kurulurken ortaklıktan çıkma tarihinin belirtilmemiş olması nedeni ile tavzih talebinde bulunmasına rağmen bu istemi mahkemenin 25.10.2022 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davalı vekili ile katılma yoluyla birleşen davada davacı/asıl davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı/birleşen dava davalısı vekili tavzihe yönelik karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; tavzih talebinin reddi kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, dava tarihinde müvekkilinin davalı şirketle hiçbir ilişiği bulunmadığını, müvekkilinin çıkma tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesi gerekirken gerekçeli kararda çıkma tarihinin gösterilmemesinin hukuka aykırı bulunduğunu, mahkemece verilen tavzih kararının kanuna aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli tavzih kararının kaldırılmasına, müvekkilinin davalı şirketten çıkma tarihinin kararda gösterilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Asıl dava davalısı/birleşen dava davacısı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, raporun gerekçesiz olup denetime elverişli bulunmadığını, raporda delillerinin değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınamayacağını, avans veya iş avansı açıklamasıyla havalesi yapılan bedellerin şahsi harcamalar olmadığının ispat yükünün asıl davada davacı birleşen davada davalı ortağa ait olduğunu, ispat yükünün yerine getirilmemesine rağmen mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiğini, birleşen dava dosyasıyla ilgili aracın müvekkil şirkete iade edilmediğine ilişkin tüm delillerin sunulduğunu, karşı tarafın şirkete ait aracı alkollü şekilde kullandığını, şirket aracı iade edilmediğinden müvekkilinin araç kiralamak zorunda kaldığını, asıl davada davacının haklı nedenle ortaklıktan çıkma isteğini kanıtlayamadığını, davacının iddia ettiği ve ispatlayamadığı sebepten başka bir sebebe dayanılarak ortaklıktan çıkmasına izin verildiğini, taleple bağlılık ilkesine ve ispat kurallarına aykırı davranıldığını, müvekkili şirketin borca batık durumda olduğunu, davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilse bile kendisine ödenecek bir ayrılma akçesi bulunmadığını, birleşen dosya davalısı ortağın şirketten avans açıklamalarıyla aldığı paraların şahsi harcamalar olmadığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, ispat yükümlülüğün yerine getirilmemesine rağmen birleşen davada davalının müvekkiline iade etmesi gereken bir tutar olmadığına hükmedildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin bila tarihli talebi, kararda davacının şirket ortaklığından çıkma tarihinin belirtilmesine yönelik olup, anılan talebin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesi kapsamında tavzih talebi niteliğinde olduğu, sözü edilen hüküm fıkrası gereğince taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacak, genişletilemeyecek ve değiştirilemeyecek olup, talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmaması nedeni ile adı geçenin istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiş; asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tavzih kararına yönelik istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekiline tebliği üzerine bu kez, asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekili tarafından "katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesi" olduğu belirtilmek suretiyle kararın katılma yoluyla istinaf edildiği açıkça ifade edilerek gerekçeli karara karşı istinaf itirazları tekrar edilmek suretiyle katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulduğu, katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulan kararın İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli tavzih talebi hakkındaki kararı olduğu, anılan kararda ise asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket lehine veya aleyhine herhangi bir hüküm bulunmadığından asıl davada davalı birleşen davada davacı şirketin bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmadığı gibi söz konusu karara karşı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması ve bu istinaf dilekçesinin tebliği üzerine asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekilinin katılma yoluyla asıl karara karşı istinaf itirazlarını ileri sürmesi mümkün olmadığından asıl davada davalı birleşen davada davacı şirket vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı birleşen dava davalısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çıkma tarihinin dava tarihi olarak gösterilmesi gerekirken bu tarihin hiç gösterilmemesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen dava davacısı asıl dava davalısı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada haklı sebeple limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı alacağının tahsili, birleşen davada şirket ortağına avans olarak verilen bedelin tahsili, şirket ortağının kullanımında olan aracın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl dava davacısı/birleşen dava davalısı vekili ve katılma yolu ile birleşen dava davacısı/asıl dava davalısı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!