WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2390 E.  ,  2024/5556 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1829 Esas, 2023/87 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/248 E. 2022/487 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekilince duruşmasız ve davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre kabul edilen ve davalı vekilince temyize konu edilen toplam miktar 142.068,70 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasındaki 2009 yılı için imzalanan satın alma sözleşmesi gereğince davalının talep ettiği ve sipariş ettiği tüm oyuncakları müvekkilinin davalıya tedarik edeceğini, davalının da satış tarihinden itibaren 60 gün içerisinde bedelinin ödeyeceğini, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm siparişleri karşıladığını ve davalıya teslim ettiğini, davalının 09.12.2009 tarihli 287.476,99 TL bedelli hizmet bedeli faturası ile yine 09.12.2009 tarihli 142.068,70 TL bedelli fiyat farkı faturasını düzenleyerek müvekkilinin alacaklarından 362.000,00 TL'sini mahsup ettiğini, davalının düzenlediği hizmet bedeli ve fiyat farkı faturalarının sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek şimdilik 362.000,00 TL'nin 09.12.2009 fatura tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmesinin 13/q maddesinde hedeflenen cironun gerçekleşmemesi halinde gerçekleşen ciro üzerinden %30 kârlılık hesaplanarak aradaki farkın davacının alacağından mahsup edileceğinin düzenlendiğini, hedeflenen cirolara ulaşılamaması üzerine tarafların aralarındaki ilişkiyi karşılıklı olarak bitirdiklerini, müvekkilinin sözleşmenin bu hükmü uyarınca 09.12.2009 tarihli 287.476,99 TL bedelli hizmet bedeli içerikli faturayı düzenlediğini, dava konusu 09.12.2009 tarihli 142.068,70 TL bedelli faturanın taraflar arasındaki sözleşmenin iadeler başlıklı 8/f maddesi gereğince müvekkiline malları faturalı konsinye ile teslim ediyorsa sözleşmenin herhangi bir sebeple sonlanması veya bitmesi durumunda müvekkilinin davacıya ait tüm malları iade edebileceğini, ancak davacının ekonomik yönden zor durumda olduğunu belirterek malların kendisine iade edilmemesini iskonto uygulanmak suretiyle müvekkilinde kalmasını istediğini, tarafların kalan mallar için %25 iskonto uygulanmak suretiyle malların müvekkilinde kalmasını kararlaştırdıklarını, buna göre de dava konusu 142.068,74 TL bedelli faturayı müvekkilinin düzenlediğini, davacı sözleşme hükmü gereği mallarını almak isteseydi müvekkili tarafından giriş fiyatları üzerinden iade faturası düzenleneceğini ve bununda davacının ticari hayatının sona erdireceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde satın alınan ürünlerin iadesi hususu ayrıntılı olarak düzenlendiği, iadelerin yersiz ve haksız olduğuna dair dosyaya bir beyan ve delil sunulmaması da gözetildiğinde hedeflenen ciroya ve kârlılığa ulaşılamaması sebebiyle davacı için kesilen 09.12.2009 tarihli 287.476,99 TL bedelli faturanın sözleşme hükümlerine ve hakkaniyete uygun düştüğü, 09.12.2009 tarihli 142.068,70 TL bedelli faturanın davacı yanın talebi doğrultusunda %25 iskonto uygulanması suretiyle düzenlendiğine dair davalı yan iddialarının ispat edilemediği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şarta ilişkin 13/q maddesinin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu, davalı yanca cezai şart istenemeyeceği, ayrıca müvekkilinin ciro hedefine davalının ulaşamamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı şirketin ticari defterlerinden tüm satımlar tespit edilerek davalının ciro hedefine ulaşıp ulaşmadığının tespit edilmesi gerekirken bilirkişi raporuna yönelik bu yöndeki itirazların karşılanmadığını belirterek reddedilen kısım yönünden istinaf talebinde bulunmuştur.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, iskonto uygulanmasına ilişkin mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacı yanın 6 yıl boyunca iskontalı satışa itirazının olmadığını, faiz talebinin zamanaşımına uğradığı hususunun mahkemece gözden kaçırıldığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki satın alma sözleşmesi kapsamında davalı yanca kesilen hizmet bedeli ve fiyat farkı faturasından davacı yanın sorumlu olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin MİKTARDAN REDDİNE,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.