WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2389 E.  ,  2024/4749 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1181 Esas, 2022/1401 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/478 E., 2018/581 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013 ve 2014 yıllarında davalı bankadan 6 dilim halinde yüksek meblağlı ve toplam anapara değeri 9.000.000,00 TL'yi bulan, 24 aydan 60 aya kadar vadelerde taksitli ticari krediler kullandığını, ancak bu kredileri 19.08.2014 tarihinde erken ödeyerek kapattığını, kredilerin erken kapatılması/erken ödenmesi anında davalı banka tarafından kredi kapama değerleri üzerinden %5 olmak üzere toplam 397.705,92 TL erken kapama komisyonu alındığını, komisyon bedelinin fahiş olduğunu iddia ederek haksız ve orantısız şekilde fahiş miktarlarda tahsil edilen erken ödeme komisyonunun bilirkişi marifeti ile tespit edilecek hakkaniyete uygun ve makul oranı aşan kısmının ticari faizi ile birlikte taraflarına iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alınan erken ödeme komisyonunun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, kredi işlemlerinde komisyon, ücret ve masraf talep edilmesinin bankanın yasal hakkı olduğunu, taraflar arasında akdolunan genel kredi sözleşmesinde bu duruma değinildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi erken kapama ücretinin %5 olarak Merkez Bankasına bildirildiği, erken kapama işleminde de buna göre komisyon tahsil edildiği, davacının kredilerin erken kapatılması nedeniyle erken ödeme komisyonu ödeyeceğini bilerek talepte bulunduğu, 15.08.2014 tarihli dilekçesinde de bankadan kullanılan kredilerin tamamının ödeneceği beyan edilerek erken kapama tutarlarının bildirilmesi ve teminatların fekkine dair talepte bulunduğu, davacının kredi sözleşmelerinin imzalanması ve kredinin kullandırılmasında, bankanın erken kapama komisyonuna dair düzenleme ve bildiriminden haberdar olduğu, kredinin erken kapatılması safhasında da bankadan bu hususa işaretle erken kapama tutarının bildirilmesinin talep edildiği, anılan komisyonun baştan itibaren davacı tacirin kabulünde olduğu, kredi erken kapama işlemlerinin tamamlanmasından sonra iadesinin talep edilmesinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; erken kapama cezası oranının banka tarafından tek taraflı bildirilmesinin hukuka uygun olmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede erken kapama ücretinin olmadığını, sözleşmede dahi yer almayan, taraflar arasında istişare edilmemiş erken kapama oranının bankanın tek taraflı kararıyla Merkez Bankasına bildirdiği rakam üzerinden kabul edilmesinin hukuka, ahlaka, iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği gibi taraflar arasında imzalanan sözleşmeye dayanılarak erken kapama bedeli alınamayacağını, ödemelerin ihtirazi kayıtla yapıldığını, taraflar arasında imzalanan yazılı sözleşmede bulunmayan erken kapama bedelinin sadece mail olarak sorulması ile kabul edilmiş olacağının hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilinin banka ile yaptığı görüşmelerde kendisine erken kapama bedeli ödeyeceğinin açıkça belirtildiğini ve banka tarafından tahsil edilecek tutarlar mahsuben tahsil edileceği için tutarların ödenememesi hâlinde kredinin kapanmayacağın açık olduğunu, bu nedenle ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığını, Yargıtay kararları gereğince diğer bankaların erken kapama oranları alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, emsal olarak dosyaya sundukları, benzer nitelikte ticari kredi ilişkisinin olduğu Yapı ve Kredi Bankasının ticari kredi kapama yazısının bilirkişiye ulaşmadığını, bu nedenle rapor kapsamında değerlendirilemediğini, bu yazıda Yapı ve Kredi Bankasının erken kapama komisyonunun binde elli (0,050) olduğunu, ticari hayat gereği bankaların Merkez Bankasına üst sınırdan bildirim yaptığını, bu bildirimlerin fiili olarak uygulanmadığını, sadece 5 bankanın ortalamasının alınmasının da hukuki olarak uygulanabilir bir durum olmadığını, %5 oranının makul olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmede, komisyonun hangi oranlarda alınacağı veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmediği, Mahkemece yapılan emsal banka uygulamaları araştırmasına göre bankalar tarafından %2 ile %10 arasında erken kapatma komisyonu alındığının tespit edildiği, her ne kadar bankacı bilirkişi, diğer bankalarca bildirilen komisyon oranlarını toplayarak aritmetik ortalamasını almış ise de, komisyon oranının makul olup olmadığının tespiti için aritmetik ortalamanın alınmasının gerekli olmadığı, Mahkemece sorulan banka sayısına göre aritmetik ortalamanın değişme ihtimalinin bulunduğu, esasen alınan komisyon oranının makul olup olmadığı hususunun tespitinde davalı bankanın almış olduğu komisyon oranının diğer banka uygulamalarına göre fahiş olup olmadığının belirlenmesi gerektiği, davalı bankaca erken kapama komisyonunda uygulanan %5 oranının orantılı ve taraflar arasındaki menfaati bozacak şekilde fahiş olmadığı, emsal banka uygulamalarına göre makul düzeyde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; erken kapama ücretinin tek taraflı belirlenmesi uygulamasından 2020 yılında vazgeçildiğini, %2 olarak sınırlandırıldığını belirterek ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari kredi sözleşmesinin erken kapatılması nedeniyle erken kapama komisyonu adı altında tahsil edilen kesintinin iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi kararında da ifade edildiği üzere taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 12.3. maddesinde, müşterinin, sözleşme uyarınca kullandığı veya kullanacağı krediler nedeniyle komisyon, fon, ücret, KKDF gibi sair teferruat ... ödemeyi taahhüt ettiği düzenlenmiş olup anılan bu hüküm uyarınca davalı banka tarafından erken kapama komisyonu tahsil edilebilecektir. Ancak erken kapama komisyonunun hangi oranlarda alınacağına dair sözleşmede herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle oranın sözleşmeye göre belirlenmesi mümkün değildir.

3.Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin emsal nitelikteki içtihatlarında ve Dairemiz içtihatlarında belirtildiği üzere, davacı tacir olsa da alınan komisyonun hakkaniyete uygun olması gerektiğinden denetime elverişli erken kapama komisyonu oranının belirlenmesi için makul sayıda kamu ve özel bankalardan somut uyuşmazlığa konu kredinin/kredilerin kapatılması tarihinde fiilen uyguladıkları oranlar (TCMB'na bildirilen oranlar değil) sorulmak ve bu şekilde emsal uygulamalar çerçevesinde bilirkişi raporu ile uygun ortalama oran tespit edilmek (bu belirleme yapılırken diğer bankalardan gelen %0 komisyon alındığı yönündeki uygulamanın oranlamada dikkate alınmaması gerekmektedir) suretiyle davalı bankanın tahsil ettiği erken kapama ücretinin hakkaniyete uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.