11. Hukuk Dairesi 2023/2385 E. , 2024/5159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/764 Esas, 2023/5 Karar
BİRLEŞEN (KAPATILAN) ANKARA 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2014/17 E.
SAYILI DOSYADA
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/556 E., 2018/256 K.
Taraflar arasındaki asıl şirket ortaklığından çıkma ve birleşen maddi ve manevi tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ve dava dışı ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin kurucu ortağı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olmasının tek sebebinin müvekkilinin kurucu ortağı olduğu dava dışı ... Cerrahi Aletler A.Ş. tarafından imal edilen ürünlerin davalı şirket tarafından pazarlanması olduğunu, buna karşılık davalı şirketin kuruluş amacına aykırı olarak dava dışı ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin ürünleri dışında başka şirketlerin ürünlerini de pazarlamaya başladığını ve müvekkilinin kurucu ortağı olduğu ... Cerrahi Aletler A.Ş. ile rekabet eder hale geldiğini, bu durumun müvekkili tarafından kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin idaresinden müvekkiline bilgi verilmediğini, davalı şirketin rasyonel olarak yönetilmediğini, son yıllarda zarar etmeye başladığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; müvekkili şirket ortağı olan davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 613 üncü maddesine aykırı olarak sır saklama ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranışlarda bulunduğunu, davalının dava dışı ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu ... Cerrahi Aletler A.Ş. ile aynı fabrikada 2 tane daha pazarlama şirketi kurulmasına katkı sağladığını ve bu şirketlerle müvekkilinin ticari sırlarını paylaştığını ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminat ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 24.11.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırarak 2.475.018,38 TL olarak belirlemiş ve bu değer üzerinden tamamlama harcını yatırmıştır.
II. CEVAP
1.Asıl davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin amacının davacının iddia ettiği gibi sadece ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin ürünlerinin pazarlanması olmadığını, müvekkilinin amacının kar elde etme ve büyüme istemi olduğunu, müvekkili ile ... Cerrahi Aletler A.Ş. arasında herhangi bir rekabetin söz konusu olmadığını, aksine davacının kurucu ortağı olduğu ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin yeni şirketler kurarak müvekkilinin pazar alanını daralttığını ve müvekkilini zarara uğrattığını, davacının 6102 sayılı Kanun'un 614 üncü maddesi uyarınca şirket idaresi hakkında bilgi talebinde bulunmadığını, müvekkilinin kötü yönetildiği ve zarara uğratıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen dosya cevap dilekçesinde; birleşen dosyadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının haksız rekabet ettiğini ileri sürdüğü... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında hiçbir zaman hukuki ve fiili bir bağlantı olmadığını, Tesuart Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. A.Ş.'nin ise imalatçı bir şirket olması nedeniyle davacı ile rekabetinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman davacı şirketin yönetiminde bulunmadığını, davacı şirketin ticari ilişkilerinden haberdar olmadığını, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı birleşen dosya davacısı limited şirketin ana sözleşmesinde yer alan "... Cerrahi Malzeme" ibaresinin özellikle çıkarılmış olması ve ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin imal ettiği ürünler dışında başkaca herhangi bir ürünün pazarlanmayacağına dair alınmış bir karar ya da mutabakatın bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde bu durumun ortaklıktan çıkma için haklı sebep olarak kabul edilemeyeceği, şirketin zarar etmesinin tek başına çıkma sebebi olarak kabul edilemeyeceği, şirketin sürekli zarar etmesi halinin çıkma için haklı sebep olarak kabul edilebileceği, ancak zararın haklı sebep olarak kabulü için süreklilik arz eden bu durumun düzeltilemeyecek olması ve ürünlerde değişikliğe gidilmesi gibi iyileştirici işlemlerle dahi ortadan kaldırılamaması gerektiği, ancak bu yönde bir girişimde bulunulduğuna dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı, şirketin idaresinden bilgi verilmediği yönündeki iddiaların dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, şirket ortaklığını çekilmez kılacak nitelikte taraflar arasında husumet bulunmadığı, şirket ortağının rekabet yasağına tabi olmadığı, ancak bu hususta esas sözleşmedeki ayrık düzenlemelerin saklı olduğu, somut olayda ise bu yönde bir düzenlemenin bulunmadığı, şirket ortağının bağlılık ve sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair dosya kapsamında ispata elverişli bir delil de bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin kurucu ortaklarından olan müvekkilinin, davalı şirketin, ortakların kuruluş iradelerine aykırı olarak ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin ürünlerinden başka ürünler satması ve davalı şirketin ortaklarının ve müdürünün ve/veya birinci derece akrabalarının davalı şirket ile aynı merkezde faaliyet gösteren ve aynı alanda iştigal eden başka şirketler kurmak suretiyle rekabet etmeleri, davalı şirketin idaresinden ve yönetiminden müvekkiline bilgi verilmemesi, davalı şirket ortak ve müdürleri ile aralarında Mahkemeye ve Savcılığa yansımış husumet bulunması sebebiyle ortaklığın sağlıklı bir şekilde yürümeyeceğinin ortaya çıkması, dava aşamasında davalı şirket müdürünün vefatı üzerine, kurucu ortakların şirket hisselerini devretmeleri ve davalı şirket müdürlüğüne müvekkilinin hiç tanımadığı 74 yaşındaki ...'ın atanması sebepleriyle ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi için dava açtığını, davalı şirketin müteveffa müdürü tarafından dolandırıcılık ve belgede sahtecilik iddiası ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/30097 Soruşturma numaralı dosyası ile müvekkili hakkında şikayette bulunulduğunu, müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ayrıca müvekkili aleyhine birleşen Ankara 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/17 E. sayılı dosyasıyla sır saklama ve bağlılık yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davalı şirket tarafından verilen ilk mizanda davalı şirketin kasasında bulunan yaklaşık 800.000,00 TL'nin, ikinci mizanda, Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ve Kadıköy Ağız ve Diş Hastanesi'ne Yalova Devlet Hastanesi'ne hesap açılmak suretiyle eritildiğini, söz konusu hastanelere yazılan müzekkerelere verilen cevaplar ile anılan hesapların sahte (fiktif) olduğu, davalı şirket ile anılan hastaneler arasında ticaret olmadığının anlaşıldığını, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince soyut ve afaki bilirkişi kök ve ek raporlarına istinaden davanın reddine karar verildiğini, davalı şirketin müvekkili ile ilgili olarak sır saklama yükümlülüğünü ihlal ettiğini, belgede sahtecilik yaptığını, dolandırıcılık yaptığını iddia etmesine karşılık müvekkilinin hem de bila bedel ortaklıktan çıkmasına izin verilmemesinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının çoğunluk hissesine sahip olduğu kardeşlerine ait ve hatta aynı fabrikada faaliyet gösteren şirketlerin ticari defterleri incelenmeksizin eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkilinin tüm rekabet ve satış gücünün bu şirketlere kaydığının ispatının ancak bu şirketlerin defterlerinin incelemeye açılması ile anlaşılabileceğini, bizzat davalı tarafından, davacı şirketin, ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin ürettiği malların satışı için kurulduğunun ifade edildiğini, ... Cerrahi Aletler A.Ş. ve... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti. firmalarının ürün kataloglarının dahi aynı olduğunu ve hepsinin ... Cerrahi Aletler Pazarlama Ltd. Şti.'nin kataloglarından alıntı olduğunu, ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin müvekkili şirkete mal vermeyi kesmesi ve imalatının kesilmesi halinde müvekkili şirketin ticari olarak yıkıma uğrayacağını, yine bu imalatın müvekkilinin rakibi olan... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne aktarılması ve ... Cerrahi Aletler A.Ş. tarafından mal verilmesinin kesilmesinin müvekkili şirketi yok edeceğini, bunun bağlılık yükümünün ihlali anlamına geldiğini, mali müşavir bilirkişinin açık şekilde ...’ün sahibi olduğu ... Cerrahi Aletler A.Ş.’nin mal vermeyi kesmesinin, rekabet gücünü sona erdirmesi nedeniyle davalının öz varlık kaybının 5.853.470,45 TL olduğunun belirlendiğini, müvekkili şirketin tüm sırlarının ... Cerrahi Aletler A.Ş. ve... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti. firmaları tarafından bilindiğini, mali müşavir bilirkişinin raporunda müvekkili şirketin zararını yıldan yıla tespit ettiğini, şirketin zararının satışların düşmesi ve rekabet edememe kaynaklı olduğunun da net bir şekilde açıklandığını, ...’ün kendi ortağı olduğu şirkete rakip... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Tesuart Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. A.Ş.'yi kurarak müvekkili şirketi zarara uğratmaya çalıştığını, bu iki şirketin ... Cerrahi Aletler A.Ş. ile aynı fabrikada kurulduğunu, aynı merkezden yönetildiğini, davalının ortaklıktan kurtulabilmek için adı geçen iki şirketi kurdurarak müvekkili şirketi... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti. firması ile ticari ilişkiye girme zorunluluğuna ittiğini, bu sayede ihale tekliflerini öğrendiğini ve diğer firmalara servis ettiğini, bu şekilde ... Cerrahi Aletler Pazarlama Ltd. Şti.'nin ihalelere verebileceği asgari teklifleri de asgari fiyatları da belirleyerek manipüle edebildiğini, böyle bir durumda ... Cerrahi Aletler Pazarlama Ltd. Şti.’nin, ... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin teklifinin altında fiyat teklifi vermesinin de imkânsız hale getirildiğini, müvekkili için ticari olarak gizlilik arz eden konuların rakipleri olan... firması ile paylaşıldığını, rakip firmanın müvekkili şirketin tüm ticari bilgilerinin ihale bilgilerini, satış stratejilerini ve en önemlisi ihale fiyatlarını bildiğini, ayrıca bunu manipüle edip, yönetebildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddiasının aksine davalı limited şirketin sadece dava dışı ... Cerrahi Aletler A.Ş.'nin imal ettiği ürünleri pazarlamak için kurulmuş olduğuna dair iddiasının yersiz olduğu, davalı şirketin farklı şirketlerin ürünlerini de pazarlayabileceğinin anlaşıldığı, bilirkişi kök ve ek raporlarında şirketin son 4 yıldır zarar ettiği, şirket aktiflerinin pasiflerini karşılamadığı belirlenmiş ise de yine bu raporlarda tespit edildiği üzere şirketin zarar etmesinin tek başına ortaklıktan çıkma için haklı sebep teşkil etmediği, dosya kapsamında şirketin sürekli zarar etme halini ortadan kaldırmak için iyileştirici tedbirler alındığına, zarar etme halinin düzeltilemeyeceğine dair bir tespit yer almadığı, dava tarihi itibarıyla 5 ortaktan oluşan davalı limited şirkette dava tarihinde davacı ile davalı şirket ortakları arasında ortaklar arasındaki ilişkiyi çekilmez hale getirecek ve ortaklar arasında güven kaybına yol açacak nitelikte husumet bulunduğu ispatlanmadığı gibi davacı ortağın davalı limited şirketin idaresi hakkında bilgilendirilmediği iddiaları da dosya kapsamı itibarıyla kanıtlanmadığından asıl davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, birleşen davada, istinaf incelemesi aşamasında dava dışı ... Cerrahi Aletler A.Ş., ... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda talimat yoluyla alınan bilirkişi heyeti kök ve ek raporları ile davacı şirketin 2012 - 2014 yılları arasında dava dışı ... Cerrahi Aletler A.Ş. ile... Cerrahi Aletler San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden mal aldığı, anılan şirketlerin ve davacı şirketin 2011 yılından itibaren satışlarının düştüğü ve zarar ettiklerinin tespit edildiği, aldırılan bilirkişi heyeti ek raporunda davacı şirketin kurulduğu 2005 yılından kar elde ettiği 2011 yılına kadar yıllık net kar oranı ile yıllık ortalama hasılat oranı üzerinden sır saklama yükümlülüğü kapsamında hesaplanan 2.475.018,38 TL tazminat miktarının ise gerek hesaplamanın varsayıma dayalı olarak yapılmış olması gerekse davalı ortağın esasen davacı şirketçe, davacı şirketin ticari sırlarının dava dışı anılan şirketlerle paylaşılmak suretiyle davacı şirketin ihaleleri kaybederek cirosunun düşmesi sonucunda davacı şirketin zarara uğratılmasında davalı ortağın 6102 sayılı Kanun'un 613 üncü maddesi kapsamında sır saklama yükümlülüğüne aykırı eylemlerde bulunduğunun, davacı şirketin sırlarını paylaştığının tüm dosya kapsamı itibarıyla kanıtlanmamış olması sebebiyle dikkate alınmadığı gerekçesiyle birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe nedeniyle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, birleşen davanın anılan gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebeplere ilaveten, istinaf istemlerinin kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına rağmen lehlerine dava ve duruşma vekalet ücretini takdir edilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacının haklı sebeple davalı limited şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi, birleşen davada ise limited şirket ortağı olan davalının sadakat ve bağımlılık yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 613 üncü, 614 üncü ve 638 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekilince ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!