11. Hukuk Dairesi 2023/2381 E. , 2024/1068 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/268 Esas, 2023/22Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankanın ... Gıda/İzmir şubesinde bulunan 2 adet döviz tevdiat hesabının 2012 yılında zamanaşımının dolduğundan bahisle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğini ancak yapılan işlemin usulsüz olduğunu, zira müvekkilinin ve ortağı ve yetkilisi olduğu şirketin aynı şubede bulunan diğer hesaplarının bankanın kendi iç işleyişi gereğince başka bir şubeye devredildiğini ancak döviz tevdiat hesaplarının unutulduğunu, davalı bankanın bu hatası sebebiyle müvekkilinin söz konusu hesaplarının işlem görmediğini, kaldı ki tarafların ... yıllara dayanan ilişkileri bulunduğunu ve müvekkilinin halen davalı bankanın müşterisi olduğunu, davalı bankanın yeterli özeni göstermesi halinde müvekkilinin güncel adresini tespit edebileceğini ileri sürerek TMSF’ye devredilen hesap bakiyelerin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya söz konusu hesapların TMSF'ye devredileceği hususunun iadeli taahhütlü mektupla bildirildiğini ve bu husustaki gerekli ilanların yapıldığını, davalının ... Gıda şubesinde bulunan ve İzmir Ticari Şubeye devredilen bir hesabının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.10.2017 tarih, 2016/592 E. ve 2017/626 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na (5411 sayılı Kanun) göre işlem yaparak, davacının hesap açılırken verdiği adrese iadeli taahhütlü mektup gönderdiği ve anılan mektupla, söz konusu hesaplarda bulunan bakiyenin zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle TMSF’ye devredileceğini bildirdiği, davacının bu ihtara rağmen bankaya başvurarak hesaplarda bulunan mevduatı talep etmediği bu nedenle davalı bankaca yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı, bunun yanında davalının kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.03.2021 tarih, 2020/2189 E. ve 2021/2424 K. sayılı kararıyla davalı bankanın davaya konu hesaplar açılırken bildirilen adrese iadeli taahhütlü mektup gönderdiği, davacının bu tebliğe rağmen parasını almak için başvurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de söz konusu iadeli taahhütlü mektubun davacıya tebliğ edilemediği, yapılan işlemin usulüne uygun olarak kabul edilebilmesi için anılan tebligatın yapılmasının şart olduğu, salt hesap açılırken bildirilen adrese tebligat yapılması bankayı sorumluluktan kurtarmayacağı, bankanın mudinin güncel adresini tespit etmek için gereken özeni gösterdiğini de ispat etmesi gerektiği, somut olayda davacı, davalı bankanın 20 senelik müşterisi olduğunu, bu nedenle hesabın devredildiği tarihte banka nezdinde güncel adresinin bulunduğunu, davalı banka tarafından ... gösterilseydi bu adresin tespit edilebileceğini ileri sürdüğü, mahkemece bu iddiaya yönelik araştırma yapılmadığından anılan iddia doğrultusunda araştırma yapılarak, davacının hesabın devredildiği tarihte davalı banka nezdinde güncel adresinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunduğunun tespiti halinde bu adresle hesap açılırken bildirilen adresin aynı olup olmadığının belirlenmesi, adreslerin farklı olması durumunda ise bankaca yapılan işlemin usulsüz olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacısının ... ... Gıda Çarşısı Şubesinde USD ve DM hesapları açtırdığı 24.12.2011 tarihinde 1200 USD ve 2970 DM'yi hesabına yatırdığı DM'nin 2002 tarihinde Avrupa para birimi euroya dönüştürülmüş olması nedeniyle 2970
DM' nin 1518,70 euro olarak işleminde yer aldığı davacının hesabındaki son işlemin bu tarih olduğu 29.01.2005 tarihinde şubelerin birleşmesi nedeniyle, hesabın Halk Bank Toptancılar Sitesi İzmir Şubesince takip edildiği, 5411 sayılı Kanun'un 15 ... maddesi gereğince davacının hesap açılırken bildirmiş olduğu Mithatpaşa Cad. No:655-14-Köprü İzmir adresine taahhütlü mektup gönderilerek bekleme müddeti belirtilmek suretiyle şubeye başvurulmadığı taktirde TMSF'ye devrinin yapılacağının bildirildiği, bu kapsamda davacının şubeye başvurmadığı ancak davacının hesabının TMSF'ye devredildiği tarih olan 25.04.2012 tarihinde davacı tüketicinin güncel adresinin İçmeler Mah. İtokent Cad. Kapı No:16/12 Urla/İzmir olduğu, davacının hesap açılırken bildirmiş olduğu adres ile hesabın TMSF'ye devredildiği tarihteki adresin farklı olduğu, davalı bankaca yapılan işlemin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle alacağın zamaaşımına uğradığını, husumet yönünden davanın bankaya yöneltilmemesi gerektiğini, TMSF'ye devir yapılırken tüm yasal yükümlülüklerin yerine getirildiğini, müşterinin adres beyan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalı bankaya davacının sistemindeki kayıtlı adreslerinin bildirilmesinin istendiği ve bu bilgilerin mahkemeye verildiğini, davacının hesabının TMSF'ye devredildiği tarih olan 25.04.2012 tarihinde davacı tüketicinin güncel adresinin bu kayıtlarda olmadığından bozma kapsamında davanın reddi gerektiğini, davaya konu alacağın 2012 yılında TMSF'ye devredilen mevduat hesaplarındaki tutarların sırasıyla 1512,10 euro ve 1212,15 USD olduğunu, 2002 yılında Avrupa Birliği euroya geçmiş olduğundan DEM para birimi tedavülden kalktığından davacının DEM mevduatı euroya çevrilerek netice olarak 1512,10 euro olarak TMSF'ye devredildiğini bu hususun bozma öncesi alınan raporla tespit edildiğinden kararın hatalı olduğunu, alacağının mevcut olduğu düşünülse dahi talep edebileceği faiz oranının bankanın temerrüde düştüğü dava tarihinden itibaren verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı bankada açtığı hesabın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle TMSF’ye devrine ilişkin işlemin usulsüz olduğundan bahisle açılan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5411 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 01.11.2006 tarih ve 26333 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Mevduat ve Katılım Fonunun Kabulüne, Çekilmesine ve Zamanaşımına Uğrayan Mevduat, Katılım Fonu, Emanet ve Alacaklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8 ... maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, 2.157,63 USD ile 2.970,31 euronun fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının TMSF devir tarihi olan 25.04.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmişse de dosya kapsamında alınan 29.07.2017 tarihli raporda; davacının ilgili hesabını 30.09.1998 tarihinde açtığı, en son işleminin 24.12.2001 tarihinde olduğu, hesabın 31.12.2011 tarihinde kadar zamanaşımını kesecek herhangi bir işleminin olmadığı, 31.12.2011 tarihinde ise USD hesap bakiyesinin 1.212,15 USD ve euro hesap bakiyesinin 1.512,10 euro olduğu, bankanın hesap açılışında bildirdiği müşteri adresine bildirimde bulunduğu, ayrıca internet ve basın yoluyla ilan sonrasında her hangi bir talep olmayınca hesapta bulunan 1.212,15 USD ve 1.512,10 euro hesap bakiyelerinin TMSF'ye devredildiğinin tespit edildiği, davacı vekili ise 29.08.2017 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ve beyanlarını sunduğu dilekçesinde; devredilen hesap bakiye miktarına itiraz etmediğinden, bilirkişi raporuyla da tespit edilen ve davacının da herhangi bir itirazı olmayan miktara hükmedilmesi gerekirken 2.157,63 USD ile 2.970,31 euroya hükmedilmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3.Kabule göre de faiz başlangıcının davacı hesabının TMSF'ye devredildiği tarih yerine, davalı bankanın temerrüde düşürüldüğü 06.12.2012 tarihin esas alınması gerekirken, 2.157,63 USD ile 2.970,31 euronun fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının TMSF devir tarihi olan 25.04.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!