11. Hukuk Dairesi 2023/2374 E. , 2024/4888 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/1908 Esas, 2023/33 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2016/483 E., 2019/477 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin "KÜLTÜR" markasının üstün ve gerçek hak sahibi olduklarını, dava konusu markanın “İKA İSPANYA KÜLTÜR KOLEJİ” şeklinde olduğunu ve “İspanya” ibaresinin anlam bakımından yer ve ülke bildirici olduğunu, eklendiği esas unsur olan "KÜLTÜR OKULLARI" ibaresine ciddi bir anlam eklemediğini, coğrafi kaynak ve bağlantı kurma nedeniyle haklı yanılgıya düşürecek nitelikte olduğunu ve piyasada haksız rekabet oluşturacağını, söz konusu durumun aynı zamanda davalının kötü niyetli olduğunun karinesi olduğunu, davalının müvekkili markalarından haberdar olmasına veya basiretli bir tacir olarak haberdar olması gerekmesine rağmen "KÜLTÜR KOLEJİ / KÜLTÜR OKULLARI" markasının önüne yanıltıcı “İSPANYA” ibaresini ekleyerek marka sulandırması yaptığını, davalı şirket amacının “İSPANYA” ibaresini kullanmak olmadığını, engelleme markası yarattığını ve marka ticareti yaptığını, yine davalı markaları incelendiğinde Kanada, İsviçre, Amerika, İspanya, Kıbrıs, Türkiye gibi farklı ülke adlarından oluşan; eğitim, dernek, hastane, hukuk gibi birbirinden alakasız ve bağı bulunmayan hizmet alanlarını kapsayan seri marka başvurularında bulunduğunun görüleceğini, müvekkilinin tescilli markalarında yer alan mal/hizmetler ile ilanına itiraz edilen markanın eşya listesinde yer alan hizmetlerin “aynı ve benzer türden hizmetler” olduklarının açıkça görüleceğini, bu durumda markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaları da dikkate alındığında tüketiciler nezdinde iltibasa neden olacağını, markaların esas unsurularının birebir aynı olmalarından dolayı markanın tescilinin karışıklığa neden olacağını, markaların hem işitsel hem anlam hem de sınıf bakımından ayniyet ve/veya büyük benzerlik taşıdıklarını, dava konusu markanın müvekkili kurumun tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, seri markası olarak anlaşılma tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek 2016-M-12012 sayılı YİDK kararının iptali ile 2015/50444 başvuru numaralı “İKA İSPANYA KÜLTÜR KOLEJİ” markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacıların ekseriyetle yüksek öğrenim alanında eğitim hizmeti veren kuruluşlarken, dava konusu markanın iştigal alanının anaokulu, ilkokul, orta okul ve lise düzeyi eğitim olduğunu ve iltibasın gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kötü niyetle hareket ettiği iddiasının somut veriler ve beyanlarla gösterilemediğini, soyut bir iddiadan öteye geçemediğini, davacı markalarının tümünün Türkçe olduğunu, kelime dizilimleri ve fonetik paternlerinin süreklilik ya da tekrar arz etmediğini, bu nedenlerle davacı tarafın bir seri marka silsilesinin bulunmadığını, davacının seri marka silsilesi olsa bile patent ve lisans farklılığı sebebi ile seri marka imajının ortaya çıkmasının mümkün olmadığını savunarak mahkemenin yetkisizliğine ve davacının hükümsüzlük ve diğer tüm istemlerinin reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka ile "KÜLTÜR" ibareli itiraza mesnet markalar arasında, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olmadığı ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da gözetildiğinde, aralarında görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığı, başvuru konusu ibareye yapılan eklerle yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, aksinin kabulü halinde 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük "KÜLTÜR" ibaresinin davacıların tekeline bırakılması gibi bir sonucun doğacağı, davacı tarafa ait markalarla başvuru konusu işaret arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin somut olay bakımından tartışılmasına gerek olmadığı, yine davacı markaları ile benzerlik taşımayan bir marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunun da kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da markalar arasında iltibas bulunduğunun tespit edildiğini, buna rağmen mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvuru konusu ibarenin yanıltıcı bulunduğu gibi davalının kötü niyetli de olduğunu, davalının seri halde 300 civarında marka başvurusu yaptığını, davalının amacının engelleme markası yaratarak marka ticareti yapmak olduğunu, davalının davranışının Milli Eğitim Bakanlığı Yönetmeliklerine de aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı taraflar arasında görülen davalarda alınan bilirkişi raporları ve mahkeme kararları ile çeliştiğini, "Kültür" ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetlerinde zayıf marka olmadığının Yargıtay içtihatları ile hüküm altına alındığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markalar arasında başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK.'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi olmadığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Kültür" ibaresinin uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu gibi başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, bu durumda işaretler arasındaki şekil ve kelime farklılıkları nedeniyle markaların iltibas tehlikesine yol açmayacakları, çok sayıda ve farklı marka tescil başvurularının yapılmasının tek başına kötü niyet oluşturmayacağı, bunun dışında dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğuna dair bir delil sunulmaması ve "KÜLTÜR" ibaresinin zayıflığı da nazara alındığında, davalı başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığı sonucuna ulaşılamayacağı, iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, bu yönden İlk Derece Mahkemesince dosyada mevcut iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 3. bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!