11. Hukuk Dairesi 2023/2369 E. , 2024/5381 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/173 Esas, 2023/45 Karar
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/66 E., 2020/195 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/73476 sayılı "TİTİZ" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "TİTİZ" esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin 21. sınıftaki emtialar bakımından tescile dayalı üstün hakkının bulunduğunu, müvekkilinin markaları kapsamındaki 03. sınıf mallar ile davalının 21. sınıfta tescil ettirmek istediği emtiaların karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olduklarını, davalının faaliyet gösterdiği alanın “plastikten mamul” grubuna matuf emtialar olduğunu, müvekkilinin iştigal alanının ise “temizlik” sektörüne yönelik olduğunu, davalının, müvekkilinin 21. sınıftaki gerçek hak sahipliğini bildiğini, davalının kullandığı tek markasının “TP TİTİZ PLASTİK” şeklinde olduğunu, her iki tarafın da somut vaka öncesinde kullanmadıkları emtialarda tescillerinin bulunduğunu, tarafların birbirlerine inhisari olmayan lisans vererek yaptıkları anlaşma uyarınca bazı emtialarda birbirlerine muvafakat verdiklerini, müvekkilinin davalı tarafa Bakırköy 34. Noterliğinin 016454 yevmiye numaralı ve 23.07.2009 tarihli lisans anlaşması ile “Elbise askısı ve kılıfları” emtialarına matuf olarak kullanım hakkı tanıdığını, davalının ise müvekkiline “Süngerler, tekstilden mamul temizleme malzemeleri ve silme bezleri” emtialarında yine aynı tarihli 016455 sayılı anlaşma ile lisans verdiğini, yaklaşık 9 yıl önce imzalanan ve esasen üstün hak kavramının farkında ve bilincinde olmayan her iki tarafın, tescilsiz kullanımın sakınca yaratacağını düşünerek aslında var olan münhasır haklarını tescil ile kuvvetlendirme düşüncesinde hareket ettiklerini, ancak bir süre sonra davalının müvekkilinin tescilli olduğu sınıflarda markasını kullanmasına mani olmak istediğini ve kendisinin de “TP PLASTİK” ibarelerini markasından atarak işletmesel kökeni yok etmeyi amaçladığını, davalının müvekkili markasından haberdar olduğu halde bu değişikliğe gittiğini, müvekkilinin 1980’li yıllardan beri “TİTİZ” ibaresini aktif ve yoğun şekilde kullandığını, taraflar arasında centilmenlik anlaşmasının bu nedenle bozulduğunu, davalının salt “TİTİZ” ibaresi üzerinde bir üstün hakkının bulunmadığını, davalının 2011/25799 sayılı “TİTİZ PLASTİK CAMEON” markası varken 2013/13137 sayılı başvuru ile “TİTİZ CAMEON” markasını tescil ettirmek istediğini, davalının kademe kademe “TP” ve “PLASTİK” ibarelerini kullanmayı bıraktığını, kötü niyetli olduğunu, başvurunun tescili halinde markanın kaynak gösterme fonksiyonunu işlevsiz kalacağını, davalının eski tarihli markalarının da kendisine müktesep hak bahşetmeyeceğini ileri sürerek, 2019-M-5758 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/73476 sayılı markanın YİDK kararını kapsayan 21. sınıf emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 20, 21 ve 35. sınıf emtialarda müktesep hakkının mevcut olduğu hususunun Yargıtay tarafından verilen onama kararı ile de tespit edildiğini, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/532 E. ve 2015/350 K. sayılı ilamının karar düzeltme sürecinden de geçerek kesinleştiğini, bu nedenle davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, mahkeme kararına konu marka ile işbu dava konusu markanın neredeyse aynı olduğunu, dolayısıyla anılan kesin hükmün bu dava yönünden de esas alınması gerektiğini, müvekkilinin önceki tarihli markalarının tamamında “titiz” ibaresinin esas unsur konumunda olduğunu, TİTİZ ibaresi üzerinde asıl hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirkete ait 2017/73476 sayılı marka başvurusu kapsamında bulunan davaya konu "Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar dahil)." emtiaları ile davacıya ait 184802, 98/019405, 2007/52986, 2006/12446 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan "Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler. Kireçlenmeyi önleyiciler, kireç gidericiler, granül sabun, mekanik temizleme tozu, cam silme maddeleri, yer ve halısilme maddeleri. Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Cam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve dağıtım kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir ayırt ediciliği bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar dahil).” emtialarının tamamı bakımından iltibas ihtimalinin mevcut olduğu; davalının müktesep hak kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan hak düşürücü süreler geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir form içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, ortalama tüketicinin, bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli "TİTİZ" ibareli markaların serisi bir marka olduğunu düşünebileceği, bu nedenle dava konusu marka başvurusunun, davacı şirkete ait "TİTİZ" ibareli önceki tarihli markalara yanaşma çabası içinde olduğu değerlendirildiğinden, davalı şirketin müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarih ve 2018/2740 E., 2019/4178 K. sayılı kararı ile aynı Dairenin 10.10.2019 tarih ve 2018/5338 E., 2019/6437 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-5758 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markaların bugüne kadar karıştırılmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin 21. sınıftaki elektriksiz ev gereçlerinin kullanılması için müvekkili ile lisans sözleşmesi yaptığını, davacının bu sınıf yönünden üstün hakkının bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin taraflara ilişkin 13.01.2020 tarih ve 2019/2102 E., 2020/309 K. sayılı en güncel kararında müvekkilinin davacının markalarına yanaşmadığına ilişkin kararı onadığını, Yargıtay kararına rağmen müvekkilinin "TİTİZ" ibaresi üzerinde müktesep hakkı olmadığına karar verildiğini, taraflar arasındaki YİDK kararının iptaline ilişkin üç davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, sekiz davanın ise devam ettiğini, müvekkilinin "TİTİZ" ibareli markaların gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin ilk tescilinin 1993 yılında olmasına rağmen davacının tescilinin 1997 yılında olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin markalarına yanaşma çabası içinde olduğunu, davalının başvurusu ile eski tarihli markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markalarından faydalanma kastı ile hareket edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kurum kararının doğru olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!