WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2256 E.  ,  2024/4683 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1151 Esas, 2023/76 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/188 E., 2021/143 K.

Taraflar arasındaki munzam zarar davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.06.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... ile feri müdahil TMSF vekili Av. ...., feri müdahil OYAK vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yurtbank A.Ş.'ye 68.647,00 TL mevduatını %88 faiz ve 36 gün vadeli olarak yatırdığını, müvekkilinin mevduatının bilgisi ve talimatı dışında off shore hesabına aktarılması nedeniyle açtığı dava neticesinde İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1052 E., 2015/367 K. sayılı dosyası ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Banka ve feri müdahillerce temyizi üzerine Yargıtay'ca onanarak kesinleştiğini, yapılan icra takibi neticesinde 27.05.2016 tarihinde davalı bankadan 2.262.383,85 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin 1999-2016 yılları arasında Türkiye'de yüksek enflasyon, fahiş döviz artışı, yüksek oranlı mevduat faizleri nedeniyle avans faizinin çok üzerinde zararının doğduğunu, müvekkilinin munzam zararının karşılanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava sürecinde hesaplanacak değere göre arttırılmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin 27.05.2016 tarihinden başlamak üzere faizi ile birlikte davalı bankadan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında dava değerini artırmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; davacının munzam zararını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

2. Feri müdahiller vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bankaya yatırdığı paranın geç ödenmesinden doğan somut ve şahsi bir zararın varlığına dayanmadığı, salt paranın yatırıldığı tarihte elde edilmesi muhtemel olduğu ileri sürülen mal varlığının yaşanan yüksek enflasyon sebebiyle artık edinilememesine, başka bir deyişle genel olguya dayalı olarak davasını açtığı, davacının geç ödenen para sebebiyle somut bir zararının doğduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve aşamalardaki iddialarını tekrar ederek müvekkilinin bankaya yatırdığı parasını 17 yıl sonra tahsil edebildiğini, 1999-2016 yılları arasında Tükiye'de yaşanan yüksek enflasyon, bankalarca vadeli mevduata uygulanan yüksek faiz, döviz kurlarındaki olağandışı artışın, ticari faizin kat kat üzerine çıktığını, müvekkilinin zararının kısmen giderildiği, ana parayı 17 yıl uhdesinde tutan davalı bankanın çeşitli enstrümanlarla mevduatı değerlendirdiğini ve sebepsiz zenginleştiğini, Yargıtay içtihatları ve Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca müvekkilinin munzar zarar davasının kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının munzam zararın dayanağının Türkiye'nin ekonomik koşullarındaki olumsuzluklar nedeniyle paranın satın alma gücünde meydana gelen azalmanın munzam zarara neden olduğu yönünde olup davacının kendi durumuna özgü açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair iddiada bulunmadığı, bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunmadığı, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olguların davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı, asıl alacağını işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsil eden davacının munzam zararının varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının munzam zarar talebinin yerinde olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.