WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2247 E.  ,  2024/5324 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1980 Esas, 2022/1470 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/853 E., 2022/921 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2014/9039 E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, takibin durdurulduğunu, ancak davalının Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/880 E. sayılı dosyada itirazın iptali davası açtığını, verilen kararın istinaf edildiğini, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesinde derdest olduğunu, başlatılan icra takibi ve Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dosyasında verilen kararın usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, bilakis davalıdan alacağının bulunduğunu, taraflar arasında ticari faaliyetlerin gerçekleştiğini, bu hususta ihtilafa düştüklerini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dosyasının dava konusunun itirazın iptali olduğunu, Mahkemenin sadece faturalar ve ticari defterlerde yapılan incelemeler sonucunda karar verdiğini, ancak Mahkemece defalarca yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonunda davalının ticari defter kayıtlarının hatalı tutulduğunun tespit edildiğini, her bilirkişi incelemesi sonunda davalının defter kayıtlarında yapılan düzeltmeler sonucunda davacıya atfedilen borç miktarının azaldığını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde hükme esas alınan son bilirkişi raporunda ise davacının alacaklı çıktığını, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin işbu kararının kendi gerekçesi ile çelişki içerdiğini, davalının düzenlediği faturalara ilişkin malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin davalıya 418.218,25 TL avans ödemesini gerçekleştirdiğini, ancak davalının taahhüdünü yerine getirmediği gibi avansı iade etmediğini ileri sürerek davacı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2014/9039 E. sayılı icra dosyasındaki takibin iptalini, edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle avans olarak verilen 418.218,25 TL'nin ihtarın tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, davalının takip konusu alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Bakırköy 5. İcra Dairesinin 2014/9039 E. sayılı icra takibi dosyasıyla aleyhine başlatılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, aynı icra takibi nedeniyle davalının Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dosyası ile 26.09.2014 tarihinde davacı aleyhine açtığı itirazın iptali davasından sonra işbu menfi tespit davasının 27.09.2022 tarihinde açıldığı, menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılması nedeniyle hukuki yararın bulunmadığı, zira menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususların itirazın iptali davasında da ileri sürülebileceği, hukuki yararın varlığının dava şartları arasında yer aldığı, mahkemece de bu hususun resen dikkate alınması gerektiği, davacının menfi tespit talebi yanında davalıdan olan alacağının tahsilini de istediği, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dava dosyası incelendiğinde davacının aynı talebi için karşı dava olarak açtığının ve davanın reddedildiğinin, kararın istinaf incelemesinde olduğunun anlaşıldığı, alacak davasının da derdest olduğu gerekçesiyle davacının, Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2014/9039 E. sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin davasının hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle, davacının davalı aleyhine açtığı alacak davasının ise derdestliğe ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya dava dilekçesi gönderilmeden usulden ret kararı verildiğini, Mahkemenin kararının usul sebebiyle hatalı olduğunu, taraflar arasında bir kısım ticari faaliyetlerin bulunduğunu, davalının elektronik eşya ile beyaz eşya satın alırken, davacıya elektrikli, beyaz eşya sattığını, iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde taraflar arasında ihtilafın bulunduğunu, davalının, davacıya düzenlediği faturalar karşılığında ticari ilişkiye konu olan malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalının malların teslimini ispatlayamadığı, davalının evrakları sonradan düzenlediğini, ticari ilişkilerde, mal teslim edildiğinde malın teslim alan şirket çalışanlarının malı teslim aldığına dair imzası ve teslimata ilişkin nakliye bilgisinin olması gerektiğini, bu hususun ticari ilişkilerde genel karine teşkil ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında aynı konudaki uyuşmazlıkla ilgili olarak davalı şirketin davacı aleyhine Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açtığı, derdest bu davada davalı sıfatıyla bulunan davacının tüm savunmalarını ileri sürdüğü, aynı iddialarla bu kez aynı konuda davalı hakkında menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığı, davacının Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dosyasında aynı alacak için karşı dava açtığı, karşı davanın reddedildiği, istinaf incelemesi aşamasında olduğu, davacının eldeki davadaki avans olarak karşı tarafa ödenen 418.218,25 TL’nin iadesi davasının verilen avans karşılığı malların kendisine teslim edilmediği sebebine dayandığı, önceden görülüp karar verilen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dosyasındaki karşı davasında da aynı sebebe dayandığı, her iki davanın taraflarının ve dava konularının aynı olduğu, bu durumda taraflar arasında derdest bir dava bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince bu talep yönünden derdestlik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/880 E. sayılı dosyasının alacak davası değil itirazın iptali davası olduğunu, itirazın iptali davasının derdestliğinin icra takibini ortadan kaldırmadığını, anılan dosyada icranın geri bırakılması kararı alınamadığından müvekkilinin mallarının haczedilip satışa çıkarıldığını, bu durumda işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin yerinde olmadığını, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden usulden ret kararı verilemeyeceğini, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında mahkemenin karar verme hakkı varsa da bunun usulünce yapılmadığını, taraflar arasında bir kısım ticari faaliyet ve ihtilaf bulunduğunu, davalının faturalarının karşılığı malların müvekkiline tesliminin kanıtlanamadığını, bu hususta bir ispat belgesi sunulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 ve 115 inci maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.