11. Hukuk Dairesi 2023/2226 E. , 2024/5204 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/172 Esas, 2023/37 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/18 E., 2020/259 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin "VİTRA" esas unsurlu tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MİTRA home concept" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TÜRKPATENT'e başvurduğunu, 2018/77722 kod numarasını alan başvuruya itirazlarının davalı Kurum'un YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa benzerlik değerlendirmesinin markaların esas unsurları olan “MİTRA” ve “VİTRA” ibareleri üzerinden yapılmasının gerektiğini, bu ibarelerin de tek harf değişikliği nedeniyle birbirlerine yakın derecede benzer olduğunu, ayrıca taraf markalarının genel yazım karakterlerinin de benzediğini, müvekkilinin “VİTRA” esas unsurlu markalarının “tanınmış marka” olduğuna dair emsal Yargıtay ve ihtisas mahkemesi kararlarının bulunduğunu, dava konusu markanın davacının seri markalarından biri olarak algılanma ihtimalinin de çok yüksek olduğunu ileri sürerek, 2019/M-9511 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2018/77722 sayılı “MİTRA home concept" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde; taraf markalarının fonetik ve görsel açılardan birbirinden farklı olduğunu, ibarelerde geçen “m” ve “v” harflerinin güçlü seslendirilişleri olan birbirinden farklı harfler olduklarını, zaten müvekkili markasının da tek başına “MİTRA” ibaresinden değil, “MİTRA home concept” ibarelerinden oluştuğunu, markaların bütün olarak bıraktığı intibaın dikkate alınması gerektiğini, davalının cam balkon ve alüminyum sistemleri üzerinde faaliyet gösterdiğini, bu emtiaların da davacının markasını kullandığı emtialardan son derece farklı olduğunu, davacının markasının tescilli olduğu tüm emtialarda/tüm sektörlerde tanınmış olduğunun iddia edilemeyeceğini, tarafların farklı olan iştigal alanlarına bakıldığında davalının, davacının seri markalarını taklit etmek suretiyle kazanç sağlama gibi bir kötü niyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki çekişmeli 06, 19 ve 35 inci sınıftaki mallar ve hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları ile aynı/aynı tür/benzer oldukları, taraf markalarının esas unsurunu oluşturan ibareler arasındaki tek harf farklılığının bu ibarelerdeki diğer ortak harflerin yaratmış olduğu benzerliği ortadan kaldıracak, yani markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan kurtaracak güçte ve nitelikte olmadığı, “VİTRA” ve “MİTRA” ibarelerinin Türkçe’de yerleşik/bilinen bir anlamı ve tüketici nezdinde uyandırdıkları bir algı ve izlenimin bulunmadığı, bu durumun da, markaların zihinde bıraktıkları algı açısından markaları birbirine yakınlaştırdığı, somut olayda, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmü anlamında görsel, duyusal ve anlamsal açılardan karıştırılma ihtimali doğuracak düzeyde benzerlik şartının gerçekleştiği, ancak 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası hükmünde aranan durumların somut olayda gerçekleştiğinin veya gerçekleşme ihtimalinin bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'nın 05.11.2019 tarih ve 2019/M-9511 sayılı kararının iptaline, 2018/77722 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının markasında vurgunun "V" harfinde, davalı şirketin markasında ise "M" harfinde olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; görsel, işitsel ve fonetik olarak farklı olan markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, markanın bölünerek incelenmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin markası kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacının tanınmış olduğunu iddia ettiği mal ve hizmetlerin doğrudan ilişkili olmadığını, bilirkişi raporundaki hususların karara birebir alıntılandığını, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, başvurunun esas unsurunu oluşturan "MİTRA" ibaresi ile itiraza mesnet markaların esas unsuru "VİTRA" ibaresi arasında da benzerlik bulunduğu, zira "VİTRA" ibaresinin bir kelime anlamının bulunmaması, ayırt ediciliği yüksek ve tanınmış bir marka olması nedeniyle bu ibarenin bir harfinin değiştirilmesiyle oluşturulan ve kelime anlamı bulunmayan dava konusu markanın davacının markalarından yeterince farklılaşmadığı ve davacının itiraza mesnet markasından farklı bir marka algısı oluşmasını sağlamadığı, görsel ve işitsel olarak yüksek düzeyde benzer olan markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, nitekim Dairemizin 21.02.2017 tarih, 2015/12537 E. ve 2017/996 K. sayılı ilamında da "VİTRA" ve "MİTRA" ibarelerinin benzer bulunduğu gerekçesiyle, davalılar vekillerinin başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptaliyle davalının başvuru markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!