WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2221 E.  ,  2024/5547 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/484 Esas, 2023/1 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/28 E., 2020/279 K.
BİRLEŞEN DOSYA: Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/415 E.

Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti asıl tasarımın hükümsüzlüğü birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin rakı kategorisinde çeşitli enüdstriyel tasarımcılar ile çalıştığını, tasarımlarını TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini, 2007 00683 ve 2007 01682-3 numaralı tasarımların sahibi olduğunu, davalının üretmekte olduğu Yeniçeri rakısı markalı ürünlerinin müvekkilinin tasarımlarının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğunu, bu durumun tecavüz niteliği taşıdığını, davalının müvekkilin geliştirdiği tasarımları taklit ederek veya taklitlerini alarak satışını yaptığını, internet sitesinde teşhir ettiğini, özgün şişe tasarımının aynı emtia grubunda satışa çıkarılmasının tesadüf olmadığını, davalıya ait şişenin gövde kısmının müvekkile ait 2007 00683 numaralı tasarımın gövde kısmıyla benzer olduğunu, davalıya ait şişenin boyun kısmının müvekkiline ait 2007 01682-3 numaralı tasarımın boyun kısmı ile benzer olduğunu, davalının bu eylemlerinin haksız rekabet yaratmakta olduğunu, koruma altına alınan tasarım tescil belgeleri ile karakterize edilen özelliklerin birebir taklit edildiğini, dava konusu şişenin bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile belirgin bir farklılık olmadığını, davalının tecavüz eyleminden dolayı haksız kazanç sağladığını, müvekkilinin itibarını kullandığını, bunun yanı sıra müvekkilinin tasarımı geliştirmek için harcadığı emek, sermaye ve zamanın davalı eylemi nedeniyle boşa gittiğini ileri sürerek müvekkiline ait tasarımlara karşı tecavüz ve haksız rekabetlerin tespitini, durdurulmasını, tecavüzün önlenmesini ve kaldırılmasını, müvekkiline ait tescilli tasarımların, davalıya ait basılı evrak, broşür, katalog, internet sitesi tanıtımı ile diğer ticari evraktan çıkartılmasını, silinmesini, mümkün olmuyor ise imhasına, dava kesinleştiğinde piyasada bulunan dava konusu şişeli ürünlerin piyasadan toplanarak imhasına karar verilerek, davalıdan 5.000,00 TL manevi tazminat ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminata hükmedilerek, davalı aleyhine verilecek kararın masrafı davalı tarafından karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek 2 ayrı gazetede 15'er gün ara ile 2'şer defa ilan ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. 13.12.2017 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; fazlaya dair talep ve dava haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL olarak açtıkları davayı 85.989,63 TL olarak ıslah etiklerini beyan etmişlerdir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; taraflar arasında İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/28 E. sayılı dosyasında açılan tasarım tecavüzüne ilişkin davanın ardından davalı yanın hükümsüzlüğü talep edilen tasarımlar için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı yanın tasarımının başvuru tarihinden önce piyasa var olan müvekkiline ait 2007 00683 ve 2007/01682-3 numaralı tasarımlar ile benzer olduğunu, yenilik özelliğinin bulunmadığını, davalının üretimini yaptığı ve tüketiciye sunulan yeniçeri markası ürünlerinin müvekkilinin tasarımları ile aynı korunan unsurları içermekte olduğunu, bu halde söz konusu tasarımların müvekkili tasarımları veya davalı yanın kendi piyasaya sunduğu ürünleri nedeniyle yeni ve ayırt edici olmadığını, dava konusu şişenin müvekkilinin tasarımında küçük değişiklikler yaparak oluşturulduğunu, dava konusu şişe ile müvekkilinin tasarımının bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimde farklılık olmadığını, tasarımlar arasındaki benzerliklerin müvekkil tarafından açılan tecavüz davasında alınan rapor ile sabit hale geldiğini, davalı yanın kendi şişe tasarımlarını başvuru tarihinden önce piyasaya sunduğunu, yeniliğini yitirdiğini ileri sürerek 2015/01985 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilinden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı rakı şişelerinin özgün olduklarını, davacının tasarımları ile benzerlik içermediğini, müvekkilinin şişe tasarımlarının hiçbir rakı üreticisinin şişeleri ile benzerlik göstermediğini alınan uzman görüşünün şişelerin benzer olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, davacı tarafın bilgilenmiş kullanıcıyı yanlış açıdan değerlendirdiğini, bilgilenmiş kullanıcının her zaman teknik olarak deneyimli olmadığını, tecavüz eyleminin değerlendirilmesinde genel görünüm dikkate alınarak kıyaslanma yapılması gerektiğini, korumanın ürünün bir parçası veya bölgesi için değil tamamı için söz konusu olduğunu, davaya konu şişelerin bilgilenmiş kullanıcı açısından farklı olduklarını, davacı tarafın 13.03.2015 tarihli murafaada dava konusu tasarımı kullanmadığını beyan ettiğini, dolayısıyla davacının dava açmakta hukuki menfaati olmadığını ve korunmaya değer bir tasarımın da bulunmadığını, müvekkilinin kullandığı ürünlerin müvekkilinin üretimi olmadığını, firmanın kullandığı şişelerin ... Cam Sanayi A.Ş.'ye yaptırıldığını ve dava dışı 3. kişiden satın alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davadaki uyuşmazlığın müvekkilinin tasarımı ile davacı tasarımının benzer olup olmadığı hususunda yoğunlaştığını, davacının söz konusu tasarımı kullanmadığını beyan ettiğini, İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davada sunulan uzman görüşünde tasarımların benzer olmadığının belirtildiğini, olayın bir şişe tasarımı olduğunu, tasarım alanında alınan bilirkişi raporundaki farklılıkların küçük farklılık olarak belirtildiğini, bir şişenin daha fazla farklı olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının satışını yaptığı tespit edilen ürün ile davacı adına tescilli 2007/00683(1) tescil nolu endüstriyel tasarımın karşılaştırılmasında, ürünlerin birbirlerinin birer versiyonu olarak algılandığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri üzerinde iltibas bırakacak derecede benzer oldukları tespit edildiği, dava tarihi itibari ile uygulanması gereken mevzuat kapsamında davalı eylemin tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, birleşen dava yönünden davalı tasarımının yenilik ve ayırt ediciliği bulunmadığı ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalı tarafından kullanılan şişe tasarımlarının davacıya ait 2007/00683-1 nolu tasarıma tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 85.989,63 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı adına tescilli 2015/01985 nolu çoklu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul yönünden mazeret kabul edilmiş ise gıyapta karar verilemeyeceğini, aleyhe verilen bilirkişi raporlarının satışa sunulan ürünler görülmeden verdiklerini, TÜRKPATENT tarafından ilgili ürünün tescil edildiğini, TÜRKPATENT ve davalı şirket arasında dava arkadaşlığı var iken yaptıkları taleplere rağmen ilgili kuruma davanın ihbarının yapılmadığını, Ankara 2 ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2018/308 E. no'lu davanın incelenmesini talep etmelerine rağmen bu dosyanın dikkate alınmadığını, en azından bu davanı sonucunu beklemelerini talep etmelerine rağmen bu talebin de kabul edilmediğini, müseccel bir markanın tescilden silinene kadar yasal olduğunu, yine bu nedenle tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin 12.03.2020 tarihli celseye katıldığı ve bu celsede bir sonraki 25.06.2020 tarihli celsenin sözlü yargılama duruşması olarak belirlendiği, ancak 25.06.2020 tarihli duruşmaya davalı vekilinin mazeret verdiği, mahkemece bu mazeretin kabul edildiği ve bir sonraki duruşmanın sözlü yargılama duruşması olarak devamına karar verildiği, 24.09.2020 tarihli son celseye de davalı vekilinin mazeret sunduğu, davalı tarafın savunmalarını yaptığı, 2 kez sözlü yargılama için duruşma günü tayin edildiği, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/308 E. sayılı dosyasının marka hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, somut davayı etkiler nitelikte olmadığı, davalının davacıya ait endüstriyel tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindei beyanlarına ek olarak Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan dosyada yeni bilirkişi tespitlerinin lehlerine olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat; birleşen dava ise davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.6100 sayılı Kanun'un hukuki dinlenilme hakkını düzenleyen 27 nci maddesinde bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği; yine Kanunun 186 ncı meddesinin son fıkrasında da sözlü yargılamada; mahkemece, taraflara son sözlerinin sorulacağı düzenlenmiştir.

2.Somut davada, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 23.09.2020 havale tarihli dilekçesinde mazeret bildirdiği, İlk Derece Mahkemesince son celsede vekilin anılan son mazeret talebine ilişkin kabul kararı verilmesine rağmen davanın esası hakkında 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkını da ihlal edecek şekilde davalı vekilinin yokluğunda karar verilmiş olması doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre asıl ve birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.