WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/2202 E.  ,  2024/4986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/296 Esas, 2023/50 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/545 E., 2020/605 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın diğer davacı şirket YKA....Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, her iki müvekkili hakkında davalı tarafından İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20099 E. sayılı dosyası ile 400.000,00 TL bedelli senet için icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin söz konusu senet ile ilgili olarak davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konu senet üzerinde bulunan yazılar ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, söz konusu senetten dolayı müvekkillerinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, davacılar tarafından sunulan uzman raporunu kabul etmediğini, İstanbul 18. İcra Dairesi'nin 2016/20099 E. sayılı dosyasına davacıların itiraz ettiklerini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/899 E. nolu dosyasında imza incelemesi yapıldığını, senetteki imzaların davacı tarafın imzası ile uyuştuğunu, bunun üzerine dosyanın davacı tarafça bilerek takip edilmediğini ve açılmamış sayılmasına karar verildiğini belirterek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere davacılar aleyhine tazminat takdirine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre senetteki imzalar ...'a ait olduğundan davacının davasının reddine karar verildiği, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya verilmemesine ilişkin tedbir kararı verilmiş ise de, tedbir isteyen tarafından teminat yatırılmadığından verilen ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından alacaklı ... lehine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; grafoloji uzmanı Dr.....'un 27.05.2019 tarihli raporunda dava konusu 20.08.2015 düzenleme tarihli 400.000 TL bedelli bono aslında borçlu ... ismine atfen atlılı imzaların müvekkil ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını, rapora yapmış olduğu itirazla dosyaya sunulan uzman mütalası ve bilirkişi raporlarının bu minvalde birbirlerinden tamamen farklı olmaları nedeniyle dosyanın yeniden rapor alınmak üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi taleplerinin mahkemece kabul edilmeyerek dosyanın üç kişilik bilirkişi kuruluna sevk edildiğini, grafoloji uzmanları ....,...,...,...den oluşan heyetin 14.10.2020 tarihli raporunda; dava konusu 20.08.2015 düzenleme tarihli 400.000 TL bedelli senet aslında borçlu ... ismine atfen atılı imzaların müvekkili ...'ın eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını; bunu yaparken imzaların aralarındaki seyir, sürat açılarını ölçmemiş, imzayı oluşturan hatların eğim farkını belirlenmediğini (Y) harfine benzer başlangıç harfinin gövdelendirilişi, kuyruk, uç yapılanmasını incelememiş, mukayese imzalar ile benzerlikler (aynılık değil) olduğunu belirtmiş benzerliklerin sebebini de açıklanmamış olduğunu, yani birinci raporda incelemesini istedikleri hiçbir hususun ikinci raporda da incelenmediğini, dosyaya sunmuş olduğu uzman mütalaası, dosyaya sunulan raporlar arasında farklılıklar olması incelemenin yeterli düzeyde olmaması incelenmesini istedikleri hususların bilirkişiler tarafından değerlendirmeye alınmaması ve gerekçelendirilmemesi nedeniyle dosyanın yeniden rapor alınmak üzere ATK ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin davanın reddine yönelik vermiş olduğu kararın esas ve usul yönünden hukuka uygun olmakla beraber, lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi ise hukuka aykırı olduğunu bu yönüyle söz konusu karara itiraz ettiklerini, davacıların kötü niyetli olarak menfi tespit davası açıp borca ve imzaya itiraz ettikleri söz konusu alacağın likit ve muayyen olduğu ortada iken mahkemece kötü niyet tazminatı taleblerinin red edilmesinin usule aykırı olduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının tazminat yönünden kaldırılması istenmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların anılan rapora itirazları ve davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan uzman görüşü ile rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi için mahkemece dosyanın üç kişilik bilirkişi kuruluna tevdi edildiği, grafoloji uzmanları...,..., ve ....den oluşan bilirkişi heyetinin 14.10.2020 tarihli raporunda; "Bonodaki imzanın davacı ...'ın eli ürünü olduğu" kanaatinin bildirildiği, raporun yeterli ve denetime elverişli olduğu, buna göre davaya ve takibe konu bonodaki imzanın davacı tarafa ait olması nedeniyle davanın reddine ve mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmamış olması nedeniyle davalı ...'nun tazminat talebinin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olması gerekçesiyle; davacılar vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.