11. Hukuk Dairesi 2023/2200 E. , 2024/4598 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/530 Esas, 2022/2180 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/125 E., 2020/760 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkili aleyhine Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün 2017/18452 E. sayılı dosyası ile 01.06.2017 vade tarihli 152.000,00 TL bedelli bonoya dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki, ticari, herhangi bir borç doğuran ilişki olmadığını, bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, takibe konu sahte senet sebebiyle savcılığa şikayette bulunulduğunu, takibe konu senedin sahtecilik ve dolandırıcılık ürünü olduğunu, müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle haksız takibe girişilmiş olduğunu ileri sürerek müvekkilinin borcu bulunmadığının tespitine, tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan 08.02.2019 tarihli raporda senetteki imzaların kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş olup, mahkemelerince savcılık dosyasında aynı senedin davalı eli ürünü olduğuna dair tespit yapıldığı, raporun ATK raporu ile çeliştiği, çelişkinin giderilmesi ve rapordaki "kuvvetle muhtemel" ibaresinin karar vermeye yetecek kesinlikte olmadığı nazara alınarak dosyanın imza incelemesi için üçlü bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 14.10.2019 tarihli bilirkişi raporu ile de senetteki imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirlendiği, davacı tarafça senetlerdeki imzaların eli ürünü olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespiti talep edilmiş ise de, alınan bilirkişi raporları ile senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiş olmakla davanın sübut bulmadığından reddine, dava konusu senedin düzenleyenin davacı, muhatabının ise davalı olduğu, bu hali ile davalı taraf lehine kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile %20 oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın 01.06.2017 vadeli 152.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu bulunmadığı yönünde menfi tespit davası olduğunu, davalı ...'in müvekkilinin 17 yıl çalıştığı ... Market sahibi...'la işbirliği içerisinde, müvekkilinin işçilik alacakları dosyasını bertaraf etmek adına, sahte bonoyu tanzim ettiğini, davalının yeminden imtina ettiğini, hakim değişikliği sonrasında mahkemenin dosyayı incelenmeden, yeminden imtina edildiği gözetilmeksizin davanın reddine karar verildiğini, davalıya 6. celsede yemin teklifinde bulunduklarını, davalının 7. celseye geçerli bir mazereti olmaksızın katılmadığını, yeminden imtina ettiğini, kararda bu hususun değerlendirilmediğini, sahte bono üzerinde başka hukuka aykırılıkların da bulunduğunu, TC numarasının bir rakam fazla yazıldığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/127760 Sor. no.lu dosyasında, şüpheli ...'ün sıcağı sıcağına alınan ilk ifadesinde "senedin üzerini sanırım çalıştığı yerin sahibi doldurmuş" şeklinde beyanla, müvekkilinin işçilik alacaklarına dair ... Markete davayı (Bakırköy 7. İş Mahkemesi'nin 2015/192 E. sayılı dosyası) açıp kazandıktan sonra, sahte senedin eski işveren -Bakırköy ... Market sahibi...- tarafından şüpheli ... işbirliği içerisinde tanzim edilerek takip başlatıldığını dolaylı yolla ikrar ettiğini, müvekkilinin imzasının basit tersimli, kaligrafik özellik içermeyen bir imza olduğundan, müvekkilinin, ...'ın 17 yıl işçisi ve bir dönem kiracısı olduğundan bu belgelerden yola çıkılarak, kolayca taklit edildiğini, dosya kapsamında alınan hiçbir raporda, imzanın müvekkiline ait olduğuna dair kesin kanaat içeren rapor verilemediğini, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca müvekkilinin müşteki, davalının şüpheli olduğu 2017/127760 Sor. no.lu dosya kapsamında alınan 03.02.2018 tarihli, Uzm. Dr. N. ... imzalı ilk grafoloji raporunda; bono üzerindeki imzanın eğim, yön, doğrultu, seyir, istifleme, figür, karakteristik özellikleri incelendiğinde ...'e ait olmadığı, imza ve yazıların şüpheli davalı ... tarafından tanzim edildiğinin tespit edildiğini, davalının yeminden imtina ettiğini, müvekkilinin üzüntüden felç geçirdiğini ve mukayese imza örneklerinin vücudunu tam olarak kullanamazken alındığını, davalının kötü niyet tazminatı talebinin bulunmadığını, buna rağmen kötü niyet tazminatı verilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!